---
title: "Muhammed Sûresi 5. Ayet Meali"
sure: "Muhammed"
sure_no: 47
ayet_no: 5
url: https://www.kuranvemeali.com/muhammed-suresi/5-ayeti-meali
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Muhammed Sûresi 5. Ayet Meali

> Kur'an-ı Kerim, Muhammed Sûresi (47. sûre), 5. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/muhammed-suresi/5-ayeti-meali)

## Arapça

سَيَهْد۪يهِمْ وَيُصْلِحُ بَالَهُمْۚ

## Okunuşu

Seyehdîhim veyuslihu bâlehum

## Mealler

- **Ömer Çelik Meali:** Onları doğru yola ve hedeflerine ulaştıracak ve hallerini düzeltecektir.
- **Diyanet Vakfı Meali:** 5, 6. Allah onları muratlarına erdirecek, gönüllerini şâdedecek ve onları, kendilerine tanıttığı cennete sokacaktır.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Onları doğru yola eriştirir, durumlarını düzeltir.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Onları doğruya ve güzele erdirecek ve durumlarını düzeltecektir.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Allah onları doğru yola iletecek ve durumlarını düzeltecektir.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** İleride onları muradlarına irdirir, ruhlarını şâd eder
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Onlara muvaffakıyyet verir, hallerini iyileşdirir,
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Onları yakında hidâyete (muradlarına) erdirecek ve hâllerini düzeltecek (amellerini kabûl edecek)tir.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Onları hidayete erdirir ve hallerini güzelleştirir;
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** (Allah Teâlâ, o mücahitleri) Hidâyete kavuşturacaktır ve onların hallerini ıslah buyuracaktır.
- **Ümit Şimşek Meali:** Onları amaçlarına eriştirir, durumlarını düzeltir.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Soon will He guide them and improve their condition,

## Tefsir (4-6. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Bu
âyetler, savaşla alakalı temel kaideleri beyân eden ilk ilâhî tâlimatlardır.
Kur’ân-ı Kerîm, haksız yere cana kıymaya son verebilmek için nasıl ki kısası
emrediyorsa, aynı şekilde yeryüzünde savaşın sona ermesi; fitnenin ortadan
kaldırılıp barış, hak ve din hürriyetinin hâkim kılınabilmesi için de zalim
düşmanlarla savaşılmasını ve onların güçlerinin kırılmasını emretmektedir.
Dolayısıyla İslâm’a göre savaşın hedefi, Allah’ın dininin hâkimiyetini
sağlamak, zulüm ve haksızlıkları ortadan kaldırmak, insanla İslâm arasındaki
engelleri bertaraf etmek ve insanların kimsenin baskısına maruz kalmadan hür
iradeleriyle dinî tercihlerini yapmalarını sağlamaktır. **“Hiçbir fitne
kalmayıncaya ve bütün hâkimiyet sadece Allah’ın oluncaya kadar o kâfirlerle
savaşın”**(Enfâl 8/39) âyetinde bu tâlimat daha açık bir şekilde verilir.



Savaşla
alakalı olarak burada temas edilen kaideleri daha kolay anlaşılabilmesi için
şöyle hülasa edebiliriz:



Birincisi;
savaşta İslâm ordusunun asıl hedefi, düşmanı yıpratarak savaş gücünü kırmak ve
savaşa son vermektir. Bu hedeften saparak düşman askerlerini yakalamaya
uğraşmamak gerekir. Esir almaya, düşmanın kökü kazınıp savaş alanında mücadele
eden hiçbir asker kalmayınca başlanmalıdır.



İkincisi;
düşmanın beli iyice kırılıp, bir daha toparlanamayacak şekilde çökertildikten
sonra, geri kalan askerler kuvvetlice bağlanıp esir edileceklerdir. Yalnız
şartların gereğini de dikkate alarak müslümanlar, savaş esirlerine iyilik yapıp
onları serbest bırakma veya fidye alma hususunda serbest bırakılmışlardır.
Bundan, savaş esirlerinin öldürülmeyeceği genel hükmü çıkmaktadır. Resûlullah
(s.a.s.) ve ashâbının tatbikatından anlaşılmaktadır ki savaş esiri, devletin
idaresi ve esareti altında kaldığı müddetçe barınması, beslenmesi, hasta veya
yaralı ise tedavi edilmesi devletin sorumluluğundadır. Esirleri aç ve çıplak
bırakmak veya onlara işkence yapmak İslâm hukukunun asla müsamaha
gösterebileceği bir tutum ve davranış değildir. Aksine, onlara ilgi göstererek
iyi muamele yapılmasını teşvik edici emirler vardır. İslâm’da savaş esirlerine
iyilik yapmanın bir şekli de esirlerin cizye denilen vergilerle vergilendirilip
zimmî vatandaş yapılması ve müslüman vatandaşlar gibi serbestçe, özgürlük
içinde yaşamalarının sağlanmasıdır.



Savaş,
içtimaî hayatta bir kısım dengelerin yerine oturabilmesi için Allah Teâlâ’nın
koyduğu bir kanundur. Eğer isteseydi hiç savaşı emretmez, peygamberinin emrine
meleklerden müteşekkil ordular verir veya gökten azap indirerek kâfirlerden
intikamını alabilirdi. Fakat sûrenin ilerleyen âyetlerinde de beyân buyurduğu
üzere, insanları birbiriyle sınamak istedi. Kendi yolunda cihad edenlerle
sabredenleri belirleyip ortaya çıkarmayı murad etti. Böylece mü’minlerin sevaplarını
artırmayı ve onları cennetlerde daha yüksek mevkilere yerleştirmeyi takdir
buyurdu. Kendi yolunda öldürülenlerin “ölüler” olmadığını haber verdi. Zira
onlar berzah âleminde diğer insanlardan farklı bir hayat mertebesinde yaşarlar;
yerler, içerler, çeşitli nimetlerle rızıklandırılırlar. (bk. Bakara 2/154; Âl-i
İmran 3/169-171) Kabirde sualleri ve mahşerde hesapları kolay olur. Allah Teâlâ
onları cennete girecek biçimde tertemiz hale getirip, sonra da kendilerine
dünyada Kur’an ve Peygamber vasıtasıyla haber verip tanıttığı cennetlere
yerleştirir. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurur:



*“Muhammed’in
canını kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, cennetlik mü’minlerden her
biri, cennetteki yerini, dünyadaki evinden daha iyi bilir.”* (Buhârî,
Mezâlim 1)



O halde:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/muhammed-suresi/5-ayeti-meali)
- [5. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/muhammed-suresi/5-ayeti-meali.md)
- [4-6. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/muhammed-suresi/4-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (4)](https://www.kuranvemeali.com/muhammed-suresi/4-ayeti-meali.md)
- [Sonraki ayet (6)](https://www.kuranvemeali.com/muhammed-suresi/6-ayeti-meali.md)
- [Muhammed Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/muhammed-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
