---
title: "Meryem Sûresi 54. Ayet Tefsiri"
sure: "Meryem"
sure_no: 19
ayet_no: 54
url: https://www.kuranvemeali.com/meryem-suresi/54-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Meryem Sûresi 54. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Meryem Sûresi (19. sûre), 54. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/meryem-suresi/54-ayeti-tefsiri)

## Arapça

وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ اِسْمٰع۪يلَۘ اِنَّهُ كَانَ صَادِقَ الْوَعْدِ وَكَانَ رَسُولًا نَبِيًّاۚ

## Okunuşu

Veżkur fî-lkitâbi ismâ’îl(e)(c) innehu kâne sâdika-lva’di vekâne rasûlen nebiyyâ(n)

## Mealler

- **Ömer Çelik Meali:** Rasûlüm! Kitapta İsmâil’in kıssasını da an. Şüphesiz ki o sözüne sâdık bir insandı; bir rasûl, bir nebî idi.
- **Diyanet Vakfı Meali:** (Resûlüm!) Kitap'ta İsmail'i de an. Gerçekten o, sözüne sâdıktı, resûl ve nebî idi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Kitap'da İsmail'e dair anlattıklarımızı da an. Çünkü o sözünde doğru bir kimse idi, tarafımızdan gönderilmiş bir peygamberdi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Kitap’ta İsmail’i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resûl, bir nebî idi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Kur'ân'da İsmail'i de an; çünkü o, vaadine sadık bir kuldu ve gönderilmiş bir peygamberdi.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Kitabda İsmaili de an, çünkü o cidden va'dinde sadık idi, ve bir Resul, bir Peygamber idi
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Kitabda İsmâîli de yâdet. Çünkü o, va'dinde saadıkdı, resul bir peygamberdi.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (Habîbim, yâ Muhammed!) Kitab'da İsmâîl'i de an! Çünki o, sözünde duran bir kimse idi ve bir resûl, bir nebî idi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Kur'ân'da İsmaîl'i de an; çünkü o, vaadinde sadıktı ve kavmine gönderilmiş bir peygamberdi.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve kitapta İsmail'i de an, şüphe yok ki, o vaadinde sâdık idi ve bir resûl, bir nebi idi.
- **Ümit Şimşek Meali:** Kitapta İsmail'i de an. O sözünde sadık idi ve Allah tarafından gönderilmiş bir peygamberdi.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Also mention in the Book (the story of) Isma´il: He was (strictly) true to what he promised, and he was a messenger (and) a prophet.

## Tefsir

### Ömer Çelik Tefsiri

Bir
resûl ve bir nebî olan Hz. İsmâil, verdiği sözde durmakla temâyüz etmişti.
Verdiği her sözü mutlaka yerine getirir, bu hususta fevkalade bir hassasiyet ve
titizlik gösterirdi. Meselâ o, kurban edileceği zaman babasına: **“İnşallah
beni sabredenlerden bulacaksın”** (Saffât 37/102) diye söz vermiş ve yerine
kurbanlık bir koç gelinceye kadar sabretmiştir. Dolayısıyla Hz. İsmâil’in bu
önemli özelliğinin burada zikredilmesi, bunu işiten herkesi sözünde doğru
olmaya ve vaadini yerine getirmeye teşvik etmektedir. Nitekim Allah Resûlü (s.a.s.),
henüz peygamber olmadan önce kendisiyle alış-veriş yaptığı bir kişiyi, buluşmak
üzere sözleştikleri yerde tam üç gün beklemişti. Üç gün sonra verdiği sözü
hatırlayıp oraya gelen o kişi Efendimiz’in hala sözleştikleri yerde durmakta
olduğunu görünce şaşırmıştı. Efendimiz ona: *“Ey genç! Gerçekten beni zora
koştun. Üç günden beri seni burada bekliyorum”* (Ebû Dâvûd, Edeb 82)
buyurmuştu

Hz.
İsmâil, ailesi başta olmak üzere halkına devamlı sûrette namaz kılmayı ve zekât
vermeyi emrederdi. Aslında namaz ve zekât, nerede ve ne şekilde olursa olsun
Allah’ın onlara emrettiği bütün bedenî ve mâli ibâdetleri şumûlüne alır.

Allah
Teâlâ, hususiyle ailemizden ve yakınlarımızdan başlayarak dinin tebliğ
edilmesini istemekte ve şöyle buyurmaktadır:

**“Rasûlüm!
Önce en yakın akrabanı uyar.”** (Şuarâ 26/214)

**“Ailene
ve ümmetine namazı emret. Kendin de onu kılmaya sabırla devam et.”** (Tâhâ
20/132)

**“Ey
iman edenler! Hem kendinizi hem de ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan o
müthiş cehennem ateşinden koruyun!”** (Tahrîm 66/6)

Çünkü
bir tebliğcinin ailesi ve yakın akrabası düzelince diğer insanların onlara
uyarak hallerini ıslah etmeleri daha kolay olur.

Hz.
İsmâil, Allah’ın kendisinden râzı olduğu mümtâz bir şahsiyetti. Çünkü o, Allah
Teâlâ’nın razı olacağı bir kulluk yapıyor; O’nun rızâsına halel getirecek her
türlü hal ve hareketten uzak duruyordu. Her taatinde en yüksek dereceyi
tutturuyordu. Bu onun sahip olduğu güzel vasıfların en şereflisi ve en yücesi
idi. Zira Allah’ın bir kuldan çok çok râzı olmasından daha üstün bir makam
yoktur. Bu sebeple Yüce Rabbimize: “Allahım! Bizi râzı olduğun her türlü söz,
amel, fiil ve düşüncelere muvaffak kıl. Bizi râzı olmadığın her türlü söz,
amel, fiil ve düşüncelerden de muhafaza buyur” diye dua etmeliyiz.


















Bu
sûrede bahsi geçen peygamberlerin son halkası olarak da Hz. İdris’in ibret dolu
hayatına kısaca temas edilir:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/meryem-suresi/54-ayeti-tefsiri)
- [54. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/meryem-suresi/54-ayeti-meali.md)
- [54. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/meryem-suresi/54-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (53)](https://www.kuranvemeali.com/meryem-suresi/53-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (55)](https://www.kuranvemeali.com/meryem-suresi/55-ayeti-tefsiri.md)
- [Meryem Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/meryem-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
