---
title: "Mâide Sûresi 65-66. Ayet Tefsiri"
sure: "Mâide"
sure_no: 5
ayet_no: 66
url: https://www.kuranvemeali.com/maide-suresi/66-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Mâide Sûresi 66. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Mâide Sûresi (5. sûre), 66. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/maide-suresi/66-ayeti-tefsiri)

### 65. Ayet

## Arapça

وَلَوْ اَنَّ اَهْلَ الْكِتَابِ اٰمَنُوا وَاتَّقَوْا لَكَفَّرْنَا عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ وَلَاَدْخَلْنَاهُمْ جَنَّاتِ النَّع۪يمِ

## Okunuşu

Velev enne ehle-lkitâbi âmenû vettekav lekeffernâ ‘anhum seyyi-âtihim veleedḣalnâhum cennâti-nna’îm(i)

### 66. Ayet

## Arapça

وَلَوْ اَنَّهُمْ اَقَامُوا التَّوْرٰيةَ وَالْاِنْج۪يلَ وَمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِمْ مِنْ رَبِّهِمْ لَاَكَلُوا مِنْ فَوْقِهِمْ وَمِنْ تَحْتِ اَرْجُلِهِمْۜ مِنْهُمْ اُمَّةٌ مُقْتَصِدَةٌۜ وَكَث۪يرٌ مِنْهُمْ سَٓاءَ مَا يَعْمَلُونَ۟

## Okunuşu

Velev ennehum ekâmû-ttevrâte vel-incîle vemâ unzile ileyhim min rabbihim leekelû min fevkihim vemin tahti erculihim(c) minhum ummetun mukteside(tun)(s) vekeśîrun minhum sâe mâ ya’melûn(e)

## Mealler

### 65. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Eğer Ehl-i kitap iman edip Allah’a karşı gelmekten sakınsalardı, biz elbette onların günahlarını örter ve kendilerini nimetlerle dolu cennetlere yerleştirirdik.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Eğer ehl-i kitap iman edip (kötülüklerden) sakınsalardı, herhalde (geçmiş) kötülüklerini örter ve onları nimeti bol cennetlere sokardık.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Şayet kitap ehli inanıp karşı gelmekten sakınsalardı, kötülüklerini örterdik ve onları nimet cennetlerine koyardık.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Eğer kitap ehli iman etseler ve Allah’a karşı gelmekten sakınsalardı, muhakkak onların kötülüklerini örterdik ve onları Naim cennetlerine koyardık.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Eğer kitap ehli iman etmiş ve layıkıyla korunmuş olsalardı, onların kötülüklerini örter, nimeti bol olan cennetlere koyardık.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Eğer ehli kitab iyman etselerdi Allah'tan korksalardı şübhesiz kabuhatlerini kefaretler ve kendilerini na'ım cennetlerine koyardık
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Eğer ehl-i kitâb îman edip de (fesadcılıkdan, bozğunculukdan) sakınalardı onların kötülüklerini her halde örter ve onları her halde ni'meti bol cennetlere sokardık.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Bununla birlikte gerçekten ehl-i kitab, îmân edip (günahlardan) sakınsalardı, mutlaka kötülüklerini kendilerinden örterdik ve elbette onları Naîm Cennetlerine koyardık.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Eğer ehl-i kitab (Hz. Muhammed Aleyhisselâma ve Kur'an'a) imân etseler ve Allah'dan korkarak fenalıklardan sakınsalardı, muhakkak onların günahlarını örter ve elbette kendilerini NAÎM (nimeti bol) cennetlere koyardık.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve eğer ehl-i kitap imân etseler ve ittikada bulunsalar idi, elbette Biz onların günahlarını setreder ve elbette onları nîmetleri bol cennetlere girdirirdik.
- **Ümit Şimşek Meali:** Eğer Kitap Ehli de iman etmiş ve sakınmış olsa idi, Biz onların günahlarını örter ve kendilerini nimetlerle dolu Cennetlere yerleştirirdik.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** If only the People of the Book had believed and been righteous, We should indeed have blotted out their iniquities and admitted them to gardens of bliss.

### 66. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Eğer onlar Tevrat’ın, İncil’in ve son olarak Rablerinden kendilerine indirilmiş olan Kur’an’ın hükümlerini tam olarak uygulasalardı, o takdirde hiç şüphesiz yukarıdan yağıp yerden fışkıracak bereketlerle, başlarının üzerinden ve ayaklarının altından bol bol yerlerdi. Her şeye rağmen içlerinde ölçülü davranıp mutedil yolda giden bir zümre de vardır. Fakat çoğunluğa gelince, onların işleyip durdukları şeyler çok kötüdür.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rablerinden onlara indirileni (Kur'an'ı) doğru dürüst uygulasalardı, şüphesiz hem üstlerinden, hem de ayaklarının altından yerlerdi (yeraltı ve yerüstü servetlerinden istifade ederek refah içinde yaşarlardı). Onlardan aşırılığa kaçmayan (iktisatlı, mutedil) bir zümre vardır; fakat çoğunun yaptıkları ne kötüdür!
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rablerinden kendilerine indirilen Kuran'ı gereğince uygulasalardı, her yönden nimete ermiş olurlardı. İçlerinde orta yolu tutan bir zümre vardı, çoğunun işledikleri ise kötü idi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve Rableri tarafından kendilerine indirileni (Kur’an’ı) gereğince uygulasalardı, elbette üstlerinden ve ayaklarının altından (bol bol rızık) yiyeceklerdi. Onlardan orta yolu tutan bir zümre vardır. Ama onların birçoğunun yaptığı ne kötüdür!
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Eğer onlar, Tevrat'ı, İncil'i ve kendilerine indirileni gereğince uygulasalardı, hem üstlerindeki, hem de ayaklarının altındaki (nimetlerden bol bol) yerlerdi. Onların arasında ılımlı bir grup da vardı. Böyle olmakla beraber onların çoğunun yaptıkları ne kadar kötüdür!
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** eğer onlar Tevratı ve İncili ve Rabları tarafından kendilerine sair indirileni doğru tutsalardı elbette hem üstlerinden yerlerdi hem ayaklarının altından, içlerinden mu'tedil bir ümmet yok değil, lâkin çoğu ne kötü işler yapıyorlar
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Bir de eğer onlar Tevrâtı, İncili ve Rablerinden kendilerine indirilen (Kur'ânın hükümlerîn) i dosdoğru tutsalar (tatbîk ve icra etseler) di muhakkak ki hem üstlerinden, hem ayaklarının altından yiyeceklerdi. (Her taraflarından Allahın ni'metlerine gark olacaklardı). İçlerinde iktisatçı (mutedil, tarafsız, yahud iktisâd bilgisine vâkıf) bir zümre de vardır. Onlardan bir çoğunun yapmakda oldukları ise ne kadar kötüdür.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Ve eğer gerçekten onlar, Tevrât'ı, İncîl'i ve Rablerinden kendilerine indirilen(Kur'ân)ı hakkıyla tatbîk etselerdi, mutlaka üstlerinden (yağmurlar ve meyvelerle rızıklandırılırlar) ve ayaklarının altından (yetişen nice mahsûllerden) yerlerdi. İçlerinde(peygambere düşmanlıkta) aşırılığa kaçmayan bir ümmet vardır. Fakat onlardan birçoğu var ki, yapmakta oldukları şey ne kötüdür!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Bir de onlar, Tevrat'a, İncil'e, Rablerinden kendilerine indirilen bütün ilâhî kitaplara inanarak amel edip duraydılar, şüphesiz ki, hem üstlerinden (ağaç meyvalarından) hem de ayaklarının altlarından (hububatlardan= tahıllardan) yiyeceklerdi (bol bol rızıklanacaklardı). İçlerinden bir topluluk mûtedildir. (Hz. Peygambere iman etmişlerdir). Fakat çoğu ne fena işler yapıyorlar!
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve eğer onlar Tevrat'ı ve İncil'i ve onlara Rableri tarafından indirilmiş olanı dosdoğru tutsalar idi elbette hem üstlerinden hem de ayakları altından yiyeceklerdi. Onlardan mutedil bir cemaat vardır. Onlardan birçoğunun yaptıkları ise ne kadar fenadır!
- **Ümit Şimşek Meali:** Eğer onlar Tevrat'ın, İncil'in ve Rablerinden onlara indirilmiş olan şeylerin hakkını verselerdi, başlarının üzerinden ve ayaklarının altından nimetlerle besleneceklerdi. Gerçi onlardan orta yolda olanlar da vardır; birçoğunun yapmakta olduğu ise pek kötü birşeydir.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** If only they had stood fast by the Law, the Gospel, and all the revelation that was sent to them from their Lord, they would have enjoyed happiness from every side. There is from among them a party on the right course: but many of them follow a course that is evil.

## Tefsir (65-66. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Kitap
ehli olan yahudi ve hıristiyanlar inanılması gereken hususlara iman ederek,
bozgunculuk, yalancılık, haram yeme gibi günahlardan sakınsalardı, Allah Teâlâ
onların bütün kötülüklerini muhakkak örter, onları ebedî nimet cennetlerine
koyar, mesut ve bahtiyar ederdi. Böylece azaptan kurtulur, rahmete ererlerdi.
Eğer yine onlar imanla beraber Tevrat’ın, İncil’in ve Rablerinden kendilerine
indirilen diğer kitapların, âyetlerin, bunlar içinde de hususiyle son
Peygamber’e indirilen Kur’an’ın hükümlerini yerine getirseler, tatbik ve icra
etselerdi; bunların ihtiva ettiği emir ve yasaklar istikametinde dürüst bir
hayat yaşayıp gerçekten muttakî kimseler olsalardı, bu takdirde hem başlarının
üzerinden hem ayaklarının altından yiyecekler, her taraflarından Allah’ın
nimetine garkolacaklardı. Böylece sıkıntılar içinde kalıp cimrilik ve pintilik
derdiyle “Allah’ın eli bağlıdır” demeyecekler, lanet ve gazaba uğramayacaklar,
neticede dünya ve âhiret saadetine ereceklerdi.

66.
âyette geçen **“başlarının üzerinden ve ayaklarının altından bol bol yerlerdi”**
ifadesinden şu mânaları anlamak mümkündür:

❂ Bundan maksat
sadece üst ve alt taraf değil, her yönde bolluktan kinâyedir. Buna göre mâna,
“onlar hiçbir yönden fakirlik görmeyecek, her yönden ve her zaman nimete gark
olacaklardı” demek olur.

❂ Yukarıdan
yemek, yağmur ve benzeri gibi gökten gelen nimetlerden istifade etmek; ayak
altından yemek ise yeryüzüne ait mahsullerden faydalanmaktır.

❂ Yukardan
yemek, çalışmaksızın ihsan olunacak Rabbânî bağışları; ayaklarının altından
yemek de çalışıp çabalamakla kazanılacak nimetleri ifade eder.

❂ Üstten yemek,
devletin elde ettiği ve bölüştürdüğü genel menfaatlere; alttan yemek de şahsî
teşebbüs ile olan ferdî üretime delalet edebilir.














اَلْمُقْتَصِدُ (muktesıd), “mutedil davranan, orta yolu
tutan kimse” demektir. Kitap ehlinden böyle bir ilâhî övgüye nâil olan az bir
kesim bulunmaktadır. Bir görüşe göre bunlardan maksat, yahudilerden Abdullah b.
Selâm, hıristiyanlardan Necâşî gibi kitap ehli arasından Resûl-i Ekrem (s.a.s.)’e
iman edenlerdir. Diğer görüşe göre ise kitap ehli içinde kendi dinlerinde adâletli
ve doğru olan, Peygamberimiz’e iman etmemiş olmakla beraber şiddetli inat ve
kızgınlığı bulunmayıp, ölçülü ve tarafsız bulunan kimselerdir. Bunların iman
edip hidâyete erme ihtimalleri daha kuvvetlidir. Çünkü kendine gösterilen
delilleri taassup göstermeden değerlendirebilen kişilerin, hakikati bulma
bakımından daha başarılı olacakları şüphesizdir. Bunun için de Peygamber,
ulaşabildiği herkese Rabbinden gelen ilâhî buyrukları büyük bir ümitle ve
korkmadan tebliğe devam etmelidir:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/maide-suresi/66-ayeti-tefsiri)
- [66. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/maide-suresi/66-ayeti-meali.md)
- [65-66. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/maide-suresi/65-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (65)](https://www.kuranvemeali.com/maide-suresi/65-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (67)](https://www.kuranvemeali.com/maide-suresi/67-ayeti-tefsiri.md)
- [Mâide Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/maide-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
