---
title: "Kıyamet Sûresi 26-30. Ayet Tefsiri"
sure: "Kıyamet"
sure_no: 75
ayet_no: 29
url: https://www.kuranvemeali.com/kiyamet-suresi/29-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Kıyamet Sûresi 29. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Kıyamet Sûresi (75. sûre), 29. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/kiyamet-suresi/29-ayeti-tefsiri)

### 26. Ayet

## Arapça

كَلَّٓا اِذَا بَلَغَتِ التَّرَاقِيَۙ

## Okunuşu

Kellâ iżâ belaġati-tterâkiye

### 27. Ayet

## Arapça

وَق۪يلَ مَنْ۔ رَاقٍۙ

## Okunuşu

Ve kîle men(se) râk(in)

### 28. Ayet

## Arapça

وَظَنَّ اَنَّهُ الْفِرَاقُۙ

## Okunuşu

Ve zanne ennehu-lfirâk(u)

### 29. Ayet

## Arapça

وَالْتَفَّتِ السَّاقُ بِالسَّاقِۙ

## Okunuşu

Velteffeti-ssâku bi-ssâk(i)

### 30. Ayet

## Arapça

اِلٰى رَبِّكَ يَوْمَئِذٍۨ الْمَسَاقُۜ۟

## Okunuşu

İlâ rabbike yevme-iżin(i)lmesâk(u)

## Mealler

### 26. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Hayır, hayır! Can köprücük kemiğine dayandığı,
- **Diyanet Vakfı Meali:** Artık gözünüzü açın! Ne zaman ki can köprücük kemiğine dayanır,
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 26,27. Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 26,27,28,29,30. Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Hayır hayır, ne zaman ki can köprücük kemiklerine dayanır,
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Hayır hayır ne zaman ki o can köprücüklere dayanır
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Gözünüzü açın, (can) köprücük kemiğine bir dayandığı zaman,
- **Hayrat Neşriyat Meali:** 26,27. Hayır! (Can) köprücük kemiklerine dayandığı zaman: “Var mı (bu hastaya) bir okuyacak (tedâvi edecek) kişi?” denilir.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Hayır hayır, (dünya ahirete tercih edilemez). Can köprücük kemiklerine dayanınca,
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Hayır hayır... Vaktâ ki (can) boyun halkasının kemiklerine kavuşur.
- **Ümit Şimşek Meali:** Heyhat! Can boğaza dayandığında,
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Yea, when (the soul) reaches to the collarbone (in its exit),

### 27. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** “Yok mu bunu iyileştirecek, şifa verip kurtaracak?” dendiği zaman,
- **Diyanet Vakfı Meali:** «Tedavi edebilecek kimdir?» denir.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 26,27. Dikkat edin; can boğaza gelip köprücük kemiklerine dayandığı zaman: "Çare bulan yok mudur?" denir.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 26,27,28,29,30. Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** "Tedavi edebilecek kimdir?" denilir.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve denilir: kim var bir okuyacak?
- **Hasan Basri Çantay Meali:** «Tedâvî edebilecek kim?» denildi (denilecek).
- **Hayrat Neşriyat Meali:** 26,27. Hayır! (Can) köprücük kemiklerine dayandığı zaman: “Var mı (bu hastaya) bir okuyacak (tedâvi edecek) kişi?” denilir.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** (Yanında bulunanlar tarafından) denilir ki: “- (Bunu) tedavi edecek bir doktor kim var?”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve denilmiş olur ki: «Tedavi edebilecek kim var?»
- **Ümit Şimşek Meali:** “Yok mu kurtaran?” dendiğinde,
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And there will be a cry, "Who is a magician (to restore him)?"

### 28. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Can çekişen kişi, bunun gerçek bir ayrılış olduğunu anlayacak.
- **Diyanet Vakfı Meali:** (Can çekişen) bunun gerçek bir ayrılış olduğunu anlar.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Artık ayrılık vaktinin geldiğini sanır.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 26,27,28,29,30. Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Can çekişen bunun o ayrılık anı olduğunu anlar.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve sezer o dem temamelfirak
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Ve (can çekişen) hakıykî bir ayrılış olduğunu anladı (anlayacak).
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Ve (o can çekişen kimse ise,) şübhesiz bunun (artık dünyadan) ayrılış olduğunu sezer.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** (Ruhu köprücük kemiklerine dayanmış olan bu kimse, artık dünyadan) gerçek olarak kendisi için ayrılış olduğunu anlamıştır.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve onun şüpesiz bir ayrılış olduğunu sanmış bulunacaktır.
- **Ümit Şimşek Meali:** Anlar ki artık ayrılık vaktidir.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And he will conclude that it was (the Time) of Parting;

### 29. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Ölüm acısıyla kıvranıp, bacağı bacağına dolaşacak.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Ve bacak bacağa dolaşır.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Bacaklar birbirine dolaşır.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 26,27,28,29,30. Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Bacak bacağa dolaşır..
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve dolaşır el ayak: bacağa bacak
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Bacak da bacağa dolaşdı mı,
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Ve bacak bacağa dolaşır!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** (Ölümün şiddetinden de) bacak bacağa dolanmıştır.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve bacak da bacağa dolaşmış olacaktır.
- **Ümit Şimşek Meali:** Ayaklar birbirine dolaşır.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And one leg will be joined with another:

### 30. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** İşte o gün Rabbine doğru ebedî yolculuk başlamış olacak.
- **Diyanet Vakfı Meali:** İşte o gün sevkedilecek yer, sadece Rabbinin huzurudur.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** O gün sevk Rabbin huzurunadır.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 26,27,28,29,30. Hayır, can boğaza dayandığı, “Kimdir (bunu) iyi edecek?” dendiği, (ölmek üzere olanın da) bunun ayrılış olduğunu bildiği, bacakların birbirine dolandığı zaman, işte o gün sevk ediliş, Rabbinedir.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** İşte o gün sevk, ancak Rabbinedir.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Rabbınadır o gün yalnız mesak
- **Hasan Basri Çantay Meali:** O gün sevk (ıyyât) yalınız Rabbinedir!
- **Hayrat Neşriyat Meali:** O gün sevk olunacak yer, ancak Rabbinin huzûrudur.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** O gün dönüş, Rabbinedir ancak...
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** O günde sevk-olunmak yalnız Rabbinedir.
- **Ümit Şimşek Meali:** Rabbinedir o gün sevkiyat.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** That Day the Drive will be (all) to thy Lord!

## Tefsir (26-30. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Güzel
bir kul olanla olmayanın hâli, henüz âhirete varmadan ölüm anında bile fark
edilir. Gerçi burada tasvir edilen manzara herkes için geçerlidir. Fakat söz
geliminden, burada bahsedilenin, âhireti inkâr eden biri olduğu anlaşılır. Can
boğaza dayandığı zaman, etrafındaki insanlar ona bir çare bulabilmek için
uğraşsalar; tıbben devası kalmamış o zavallıya okuyup üfleyecek bir efsuncu
bulmak için koşuştursalar da, artık o can çekişen, nefesi tıkanan, ölmek üzere
olan kişi, o anda başına gelenin, hakkın kaçılmaz emri ölüm olduğunu, bunun tam
bir ayrılık, sevdiklerinden, çok sevdiği ve uğruna ebedi hayatını fedâ ettiği
dünyasından, onun nimetlerinden ayrıldığını anlar. Bu an, insanın dünyadan
koptuğu, bütün uzuvların birbirinden “Elveda! Elfirâk!” diye diye acı ve
kederler içinde ayrıldığı tam ayrılık vaktidir. O sırada ölüm acısıyla el ayak
karışır, bacak bacağa dolaşır. Ya ten kafesinden uçan ruh âhiret hesabından
korktuğu için bacak bacağa dolaşır. Veya can çıktığı için beden kurur, bacaklar
birbirine yapışır. Yahut kefenlenirken bacaklar birbirine bitiştirilir. Bir
ömür boyu sahibini üzerinde taşıyan o bacaklarda canlılık, güç ve kuvvetten hiç
bir eser kalmaz.



İnsanda da hiçbir irade kalmaz. Çünkü yegâne güç ve
kudret sahibi, artık onu tam anlamıyla kendi kontrolüne almıştır. Ölümle
birlikte insan yakalanır, başka birine değil, ancak Rabbine sevk edilir. Hesabı
görülmek, cezası verilmek üzere zorla ve itile kakıla onun huzuruna götürülür.
İşte âhireti bırakıp da peşin olan dünyayı sevenlerin dünyada varacakları son
budur. Âhireti sevenlerin kurtuluş ve sevgiliye kavuşma neşesiyle
gülümsedikleri bu an, dünya sevgisine tutulmuş ruhlar için böyle elem verici
bir ayrılık, sonsuz bir hicran, bitmez tükenmez bir sürgün olacaktır. Çünkü:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/kiyamet-suresi/29-ayeti-tefsiri)
- [29. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/kiyamet-suresi/29-ayeti-meali.md)
- [26-30. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/kiyamet-suresi/26-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (28)](https://www.kuranvemeali.com/kiyamet-suresi/28-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (31)](https://www.kuranvemeali.com/kiyamet-suresi/31-ayeti-tefsiri.md)
- [Kıyamet Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/kiyamet-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
