---
title: "Kasas Sûresi 25-26. Ayet Tefsiri"
sure: "Kasas"
sure_no: 28
ayet_no: 26
url: https://www.kuranvemeali.com/kasas-suresi/26-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Kasas Sûresi 26. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Kasas Sûresi (28. sûre), 26. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/kasas-suresi/26-ayeti-tefsiri)

### 25. Ayet

## Arapça

فَجَٓاءَتْهُ اِحْدٰيهُمَا تَمْش۪ي عَلَى اسْتِحْيَٓاءٍۘ قَالَتْ اِنَّ اَب۪ي يَدْعُوكَ لِيَجْزِيَكَ اَجْرَ مَا سَقَيْتَ لَنَاۜ فَلَمَّا جَٓاءَهُ وَقَصَّ عَلَيْهِ الْقَصَصَۙ قَالَ لَا تَخَفْ۠ نَجَوْتَ مِنَ الْقَوْمِ الظَّالِم۪ينَ

## Okunuşu

Fecâet-hu ihdâhumâ temşî ‘alâ-stihyâ-in kâlet inne ebî yed’ûke liyecziyeke ecra mâ sekayte lenâ(c) felemmâ câehu vekassa ‘aleyhi-lkasasa kâle lâ teḣaf(s) necevte mine-lkavmi-zzâlimîn(e)

### 26. Ayet

## Arapça

قَالَتْ اِحْدٰيهُمَا يَٓا اَبَتِ اسْتَأْجِرْهُۘ اِنَّ خَيْرَ مَنِ اسْتَأْجَرْتَ الْقَوِيُّ الْاَم۪ينُ

## Okunuşu

Kâlet ihdâhumâ yâ ebeti-ste/cirh(u)(s) inne ḣayra meni-ste/certe-lkaviyyu-l-emîn(u)

## Mealler

### 25. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Derken babalarının yanına dönen o iki kızdan biri utana sıkıla Mûsâ’nın yanına geldi: “Hayvanlarımızı suvarmana karşılık ücretini ödemek için babam seni yanına çağırıyor” dedi. Mûsâ kızların babasının yanına gelip başından geçenleri anlatınca o zat: “Korkma, artık o zâlim kavimden kurtulmuş bulunuyorsun” dedi.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Derken, o iki kadından biri utana utana yürüyerek ona geldi: Babam, dedi, bizim yerimize (hayvanları) sulamanın karşılığını ödemek için seni çağırıyor. Musa, ona (Hz. Şuayb'a) gelip başından geçeni anlatınca o: Korkma, o zalim kavimden kurtuldun, dedi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** O sırada, kadınlardan biri utana utana yürüyüp ona geldi: "Babam sana sulama ücretini ödemek için seni çağırıyor" dedi. Musa ona gelince, başından geçeni anlattı. O: "Korkma, artık zalim milletten kurtuldun" dedi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Nihayet kızlardan biri utana utana yürüyerek ona gelip, “Bizim için koyunlarımızı sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor” dedi. Mûsâ, onun (Şu’ayb’ın) yanına gelip başından geçenleri ona anlatınca Şu’ayb, “Korkma, o zalim kavimden kurtuldun” dedi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Derken, o iki kadından biri utana utana yürüyerek ona geldi. "Babam, dedi, bizim yerimize (hayvanları) sulamanın karşılığını ödemek için seni çağırıyor." Musa, ona (Hz. Şuayb'a) gelip başından geçeni anlatınca o, "korkma, o zalim kavimden kurtuldun"dedi.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Derken o ikinin birisi bir edeb-ü haya üzere yürüyerek ona geldi, «babam seni da'vet ediyor bize su çekiverdiğin ecrini sana ödemek için» dedi bunun üzerine varıp ona kıssayı anlatınca, korkma, dedi, kurtuldun o kavmden, o zalimlerden
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Derken o iki (kadın) dan biri utana utana yürüyerek ona geldi. «Babam, dedi, biz (im sürümüz) ü sıvardığının ücretini sana ödemek için seni çağırıyor». Bunun üzerine (Muusâ) ona gidib kendisine kıssayı anlatınca o: «Korkma, dedi, o zâlimler gürûhünden kurtuldun».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Derken o iki (genç kız)dan biri (erkeklere dönmeden, uzaktan uzağa) utana utana yürüyerek ona geldi: “Doğrusu babam, bizim için (hayvanları) sulamanın karşılığını sana vermek (örfümüze göre ikramda bulunmak) üzere seni çağırıyor” dedi. Bunun üzerine(Mûsâ) ona (kızların babası olan Şuayb'a) gelip (başından geçen) kasas'ı (o hikâyeyi)kendisine anlatınca, (o:) “Korkma, o zâlimler topluluğundan kurtuldun!” dedi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Derken, o iki kadından biri utançla yürüyerek Mûsa'ya geldi. De di ki: “- Bize su çekiverdiğinin ücretini sana ödemek için, babam seni çağırıyor.” Bunun üzerine Mûsa o ihtiyar adama varınca ve Firavun'dan kaçış hâdisesini ona anlatınca, Mûsa'ya şöyle dedi: “- Korkma, zalimler kavminden kurtuldun.”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Derken ona, o iki (kadın) dan biri, utanır bir halde yürüyerek geldi, «Muhakkak babam seni çağırıyor, bizim için sulayıvermiş olduğunun ücretini sana ödemek için» deyiverdi. Vaktâ ki (Hazreti Mûsa da) ona geldi ve ona kıssayı hikaye etti. (O zât da) dedi ki: «Korkma, o zalimler olan kavimden necâta ermiş oldun.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Derken o iki kadından biri mahcup bir yürüyüşle çıkageldi. “Bizim için hayvanları sulamanın ücretini vermek üzere babam seni çağırıyor” dedi. Musa gelip de macerasını anlatınca, adam “Korkma,” dedi. “Artık o zalimler güruhundan kurtulmuş bulunuyorsun.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Afterwards one of the (damsels) came (back) to him, walking bashfully. She said: "My father invites thee that he may reward thee for having watered (our flocks) for us." So when he came to him and narrated the story, he said: "Fear thou not: (well) hast thou escaped from unjust people."

### 26. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Kızlardan biri: “Babacığım, onu ücretli olarak tut. Çünkü senin ücretle çalıştıracağın en iyi adam, ancak bunun gibi kuvvetli ve güvenilir biri olmalıdır” dedi.
- **Diyanet Vakfı Meali:** (Şuayb'ın) iki kızından biri: Babacığım! Onu ücretle (çoban) tut. Çünkü ücretle istihdam edeceğin en iyi kimse, güçlü ve güvenilir olandır, dedi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** İki kadından biri: "Babacığım! Onu ücretli olarak tut; ücretle tuttuklarının en iyisi bu güçlü ve güvenilir adamdır" dedi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Kızlardan biri, “Babacığım, onu ücretle tut. Herhâlde ücretle tuttuklarının en hayırlısı, güçlü ve güvenilir olan bu adam olacaktır” dedi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** (Şuayb'ın) iki kızından biri: "Babacığım! Onu ücretle (çoban) tut. Çünkü ücretle istihdam edeceğin en iyi kimse, bu güçlü ve güvenilir adamdır" dedi.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** O ikinin biri, babacığım! Dedi: onu ecîr tut, çünkü tuttuğun ecîrlerin en hayırlısı o kavîy, emîn adam
- **Hasan Basri Çantay Meali:** O ikiden biri: «Babacığım, dedi, onu ücretle (çoban) tut. Çünkü ücretle kullandıklarının en hayırlısı şübhesiz ki o kuvvetli, emîn (adamdır)».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** O iki (genç kız)dan biri: “Ey babacığım, onu ücretle (çoban) tut; çünki ücretle tuttuğun kimselerin en hayırlısı, o kuvvetli, emîn olandır” dedi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** O iki kadından biri dedi ki: “- Babacığım! Onu (davarları otlatmak için) ücretle tut. Çünkü tuttuğun ücretlilerin en hayırlısı o, güvenilir, güçlü adamdır.”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** O ikiden biri dedi ki: «Ey pederim! Onu ücretle (çoban) tut. Şüphe yok ki, tuttuğun ecirlerin en hayırlısı, odur, kuvvetlidir, emindir.
- **Ümit Şimşek Meali:** Onun iki kızından biri, “Babacığım, onu ücretli olarak tut,” dedi. “Tutacağın adamların en iyisi, bu güçlü ve güvenilir kimsedir.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Said one of the (damsels): "O my (dear) father! engage him on wages: truly the best of men for thee to employ is the (man) who is strong and trusty"....

## Tefsir (25-26. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Şuayb
(a.s.), kızının birini göndererek Mûsâ’yı yanına çağırttı. Yalnız Kur’ân-ı
Kerîm burada kızın yabancı bir erkeğe doğru yürüyüşünü tavsif ederek, kıyamete
kadar gelecek tüm kadınlara ve kızlara edep ve hayâ dersi vermektedir. Hem
yürüyüşü son derece hayâlı ve edepli bir yürüyüş, hem de ona söylediği söz çok
edepli, vakur, açık ve net bir sözdür: **“Hayvanlarımızı suvarmana karşılık
ücretini ödemek için babam seni yanına çağırıyor.”** (Kasas 28/25) Mûsâ ise,
yaptığı iyiliğe karşı bir ücret ödeneceğini bile bile, açlığın, sahipsizliğin
ve çaresizliğin getirdiği zaruri bir sevkıyat ile davete icâbet ediyor; gönlü
“estağfirullah, yaptığım da ne ki, bunun için ücretin de lafı mı olur”
hissiyatıyla dolu olduğu halde, bunu söyleyecek mecâli kendinde bulamıyor ve
kızın gösterdiği istikametten hareketle Şuayb (a.s.)’ın yanına geliyor.

Hz.
Şuayb ona kim olduğunu sorunca Mûsâ (a.s.):

“–Ben
Hz. Yakup neslinden İmrân oğlu Mûsâ’yım” dedi ve başından geçenleri anlattı.
Bunun üzerine Şuayb (a.s.): “Korkma! Burada Firavun’un hükmü geçmez!” diyerek
Mûsâ’yı rahatlattı; üzüntüsünü sevince, korkusunu güvene çevirdi.

Rivayete
göre Şuayb (a.s.) sofra hazırlatıp yemek ikrâm etti. Hz. Mûsâ, o kadar aç
olmasına rağmen yemekte tereddüt gösterdi. Sebebi sorulunca da:

“–Biz
öyle bir âileyiz ki, bütün dünyayı verseler, bir âhiret ameli ile değişmeyiz!
Ben bu yemek için değil, Allah rızâsı için yardım etmiştim” dedi. Hz.
Şuayb, bu cevâba çok memnûn oldu ve:

“–Bu
ikrâmımız, yaptığın yardım için değil, misâfirimiz olduğun içindir. Buyur, ye!”
dedi. Bunun üzerine çok yorgun ve aç olan Mûsâ yemeği yedi ve istirahata
çekildi. Kızlardan Safûra, babasına bu kimseyi ücretle tutmasını tavsiye etti.
Çünkü olan bitenden çıkardığı neticeye göre Mûsâ çok güçlü ve güvenilir bir
insandı. Güçlü olduğunu kuyudan su dolu büyük kovaları çekip çıkarışından
anlamıştı. Son derece güvenilir biri olduğunu da, kendilerine olan muamelesinden
fark etmişti. Çünkü Mûsâ, davarları sularken olsun, daha sonra çağrıldığında
eve gelirken olsun kızların yüzüne bir kez dahi bakmamıştı. Yolda giderken de
çok geriden yürümüştü. Anlaşılan o ki çok edepli ve iffetli bir kimseydi. Hz.
Şuayb’ın işlerini de ancak böyle bir insan yapabilirdi. (bk. Heysemî, *Mecma‘u’z-zevâid,*VIII, 203-204)

Burada,
kendisine vazîfe verilecek kişide bulunması gereken husûsiyetler, öz olarak ne
kadar güzel tespit edilmiştir:

**›** Liyâkat: İşi
bilmek ve bununla birlikte o işi becerebilecek güce sahip olmak.

**›** Emânet: Doğru
ve güvenilir olmak.

Nakledilir
ki:

“Firâset
bakımından kadınların en üstünü ikidir. İkisi de Hz. Mûsâ hakkındaki
teşhislerinde firâsetle isâbet etmiştir. Biri, Firavun’un hanımı Âsiye’dir. O,
Mûsâ bir sandık içinde saraya getirilince, gönlü ona meylederek, alıp Firavun’a
götürmüş: «Bu çocuk, benim ve senin için göz nûru, göz aydınlığı olsun! Sakın
onu öldürme!» demişti. Diğeri ise Şuayb (a.s.)’ın kızıdır. O da: «Babacığım!
Koyunlarımızı otlatmak için onu ücretle tut! O, ücretle tutacağın insanların en
hayırlısıdır, kuvvetli ve emîndir!» demişti.

İşte
bu bir firâsettir. Firâset; sâlih mü’minlerde meydana gelen ince ve derin bir
sezgi, isâbetli bir karar, kalpte vuku bulan mânevî bir idrâk kâbiliyetidir.

























Safûrâ’nın firâseti ve ileri görüşlülüğünü dikkate
alarak:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/kasas-suresi/26-ayeti-tefsiri)
- [26. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/kasas-suresi/26-ayeti-meali.md)
- [25-26. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/kasas-suresi/25-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (25)](https://www.kuranvemeali.com/kasas-suresi/25-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (27)](https://www.kuranvemeali.com/kasas-suresi/27-ayeti-tefsiri.md)
- [Kasas Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/kasas-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
