---
title: "Hûd Sûresi 96-99. Ayet Tefsiri"
sure: "Hûd"
sure_no: 11
ayet_no: 98
url: https://www.kuranvemeali.com/hud-suresi/98-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Hûd Sûresi 98. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Hûd Sûresi (11. sûre), 98. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/hud-suresi/98-ayeti-tefsiri)

### 96. Ayet

## Arapça

وَلَقَدْ اَرْسَلْنَا مُوسٰى بِاٰيَاتِنَا وَسُلْطَانٍ مُب۪ينٍۙ

## Okunuşu

Velekad erselnâ mûsâ bi-âyâtinâ vesultânin mubîn(in)

### 97. Ayet

## Arapça

اِلٰى فِرْعَوْنَ وَمَلَا۬ئِه۪ فَاتَّبَعُٓوا اَمْرَ فِرْعَوْنَۚ وَمَٓا اَمْرُ فِرْعَوْنَ بِرَش۪يدٍ

## Okunuşu

İlâ fir’avne vemele-ihi fettebe’û emra fir’avn(e)(s) vemâ emru fir’avne biraşîd(in)

### 98. Ayet

## Arapça

يَقْدُمُ قَوْمَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ فَاَوْرَدَهُمُ النَّارَۜ وَبِئْسَ الْوِرْدُ الْمَوْرُودُ

## Okunuşu

Yakdumu kavmehu yevme-lkiyâmeti feevradehumu-nnâr(a)(s) vebi/se-lvirdu-lmevrûd(u)

### 99. Ayet

## Arapça

وَاُتْبِعُوا ف۪ي هٰذِه۪ لَعْنَةً وَيَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ بِئْسَ الرِّفْدُ الْمَرْفُودُ

## Okunuşu

Veutbi’û fî hâżihi la’neten veyevme-lkiyâme(ti)(c) bi/se-rrifdu-lmerfûd(u)

## Mealler

### 96. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Elbette biz Mûsâ’yı da mûcizelerimizle ve apaçık bir delille gönderdik;
- **Diyanet Vakfı Meali:** 96, 97. Andolsun ki Musa'yı da mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Fakat onlar Firavun'un emrine uydular. Oysa Firavun'un emri doğru değildi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 96,97. And olsun ki Musa'yı Firavun ve erkanına mucizelerimizle, apaçık bir delil ile gönderdik. Firavun'un buyruğuna uydular, oysa Firavun'un buyurduğu sağduyuya uygun değildi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 96,97. Andolsun, biz Mûsâ’yı âyetlerimizle ve apaçık bir mucize ile Firavun’a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber gönderdik de ileri gelenler Firavun’un emrine uydular. Hâlbuki Firavun’un emri doğru değildi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Andolsun Musa'yı da âyetlerimizle ve apaçık bir belge ile gönderdik.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Celâlim hakkı için Musâyı da âyetlerimizle ve bir sultanı mübîn ile gönderdik
- **Hasan Basri Çantay Meali:** 96,97. Andolsun ki biz Musâyı da Fir'avna ve onun ileri gelenlerine mucizelerimizle ve apaçık bir hüccetle gönderdik de yine onlar Fir'avnın emrine tâbi oldular. Halbuki Fir'avn'ın emri hiç de salâhiyyetli ve dürüst değildi.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** 96,97. And olsun ki Mûsâ'yı da mu'cizelerimizle ve apaçık bir delîl ile Fir'avun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik; fakat (o kavim) Fir'avun'un emrine uydular. Hâlbuki Fir'avun'un emri doğru değildi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** 96,97. Şânım hakkı için, biz Mûsa'yı da Firavuna ve kavminin ileri gelenlerine mûcizelerimizle ve apaçık Asâ hüccetimizle gönderdik de, onlar, Firavun'un emrine uydular. Firavun'un emri ise hak değildi (sapıklıktı.).
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve andolsun ki, Mûsa'yı âyetlerimiz ile ve apaçık bir hüccetle gönderdik.
- **Ümit Şimşek Meali:** Biz Musa'yı da âyetlerimizle ve apaçık bir delille gönderdik.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And we sent Moses, with Our Clear (Signs) and an authority manifest,

### 97. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Firavun’a ve onun önde gelen yakın çevresine. Fakat onlar Firavun’un idaresine uydular. Oysa Firavun’un idaresi hiç de âdil, doğru ve hakka dayalı değildi.
- **Diyanet Vakfı Meali:** 96, 97. Andolsun ki Musa'yı da mucizelerimizle ve apaçık bir delille Firavun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik. Fakat onlar Firavun'un emrine uydular. Oysa Firavun'un emri doğru değildi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 96,97. And olsun ki Musa'yı Firavun ve erkanına mucizelerimizle, apaçık bir delil ile gönderdik. Firavun'un buyruğuna uydular, oysa Firavun'un buyurduğu sağduyuya uygun değildi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 96,97. Andolsun, biz Mûsâ’yı âyetlerimizle ve apaçık bir mucize ile Firavun’a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber gönderdik de ileri gelenler Firavun’un emrine uydular. Hâlbuki Firavun’un emri doğru değildi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Firavun'a ve cemaatine. Bunlar Firavun'un emrine uydular. Halbuki Firavun'un emri hak değildir.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Fir'avne ve cem'ıyyetine de bunlar, Fir'avnin emrine tabi' oldular, Fir'avn emri ise reşîd değildir
- **Hasan Basri Çantay Meali:** 96,97. Andolsun ki biz Musâyı da Fir'avna ve onun ileri gelenlerine mucizelerimizle ve apaçık bir hüccetle gönderdik de yine onlar Fir'avnın emrine tâbi oldular. Halbuki Fir'avn'ın emri hiç de salâhiyyetli ve dürüst değildi.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** 96,97. And olsun ki Mûsâ'yı da mu'cizelerimizle ve apaçık bir delîl ile Fir'avun'a ve onun ileri gelenlerine gönderdik; fakat (o kavim) Fir'avun'un emrine uydular. Hâlbuki Fir'avun'un emri doğru değildi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** 96,97. Şânım hakkı için, biz Mûsa'yı da Firavuna ve kavminin ileri gelenlerine mûcizelerimizle ve apaçık Asâ hüccetimizle gönderdik de, onlar, Firavun'un emrine uydular. Firavun'un emri ise hak değildi (sapıklıktı.).
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Fir'avun'a ve onun ileri gelenlerine. Onlar ise Fir'avun'un emrine uydular. Halbuki, Fir'avun'un emri doğru değildi.
- **Ümit Şimşek Meali:** Onu Firavun'a ve kavminin ileri gelenlerine göndermiştik; ama onlar Firavun'un sözünü tuttular. Oysa Firavun'un sözü, kimseyi doğru yola çıkarmıyordu.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Unto Pharaoh and his chiefs: but they followed the Command of Pharaoh and the command of Pharaoh was no right (guide).

### 98. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** O, kıyâmet günü kavminin önüne düşecek ve hayvanların suya götürüldüğü gibi onları ateşe götürecektir. Gerçekten ne kötü bir yerdir varılan o ateş!
- **Diyanet Vakfı Meali:** Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne düşecek ve onları (çekip) ateşe götürecektir. Varacakları yer ne kötü yerdir!
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Firavun, kıyamet gününde milletine öncülük eder, onları cehenneme götürür. Gittikleri yer ne kötü yerdir!
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. Ne kötü varış yeridir orası!
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Kıyamet günü, kavminin önüne düşer. Artık o bunları ateşe götürmüştür. O varılan yer, ne kötü bir yerdir.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Kyamet günü kavminin önüne düşer, derken onları suya götürür gibi ateşe götürmüştür, o varılan da ne fena maslaktır
- **Hasan Basri Çantay Meali:** O, kıyaamet günü kavminin önüne düşecekdir. Artık o, bunları (suya götürür gibi) ateşe götürmüşdür. Vardıkları o yer ne kötü yerdir.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (Fir'avun kavmini dünyada denize sokup boğduğu gibi) kıyâmet gününde (de)kavminin önüne geçer de onları (suya götürür gibi) ateşe götürür. (Güyâ rehberlik ettiği) o vardıkları yer, ne kötü yerdir!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Firavun, kıyamet gününde kavminin önüne geçecek ve onları ateşe götürecektir. O varılan yer de, ne kötü bir yerdir!...
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Kıyamet gününde kavminin önüne düşer. Derken onları ateşe götürmüş olur. Ve ne fena bir sudur, o varılmış olan su.
- **Ümit Şimşek Meali:** Kıyamet gününde Firavun kavminin önüne düşer ve onları ateşe götürür. Ne kötü bir yerdir girdikleri o yer!
- **Yusuf Ali (English) Meali:** He will go before his people on the Day of Judgment, and lead them into the Fire (as cattle are led to water): But woeful indeed will be the place to which they are led!

### 99. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Onlar dünyada da, kıyâmet günü de rahmetten uzaklaştırılıp lânete uğradılar. Ne kötü bir bahşiş, ne kötü bir ikramdır bu lânet!
- **Diyanet Vakfı Meali:** Onlar burada da, kıyamet gününde de lânete uğratıldılar. (Onlara) verilen bu armağan ne kötü armağandır!
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Hem burada ve hem kıyamet gününde lanete uğratılırlar. Bu ne kötü bir bağıştır!
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Onlar, hem bu dünyada, hem de kıyamet gününde lânete uğratıldılar. Ne kötü destektir onlara verilen destek!
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Hem burada, hem de kıyamet gününde lanetle izlendiler. Onlara verilen bu karşı destek ne fena bir destektir!
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Hem burada arkalarından bir lâ'netle ta'kıb edildiler hem Kıyamet günü, bu vurulan destek ne fena destektir
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Burada da, kıyaamet gününde de lâ'nete tâbi tutuldular onlar. (Kendilerine) verilen bu vergi ne kötü vergidir!
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (Onlar) hem burada (dünyada), hem de kıyâmet gününde lâ'nete tâbi' tutuldular.(Onlara) yapılan bu ikram, ne kötü ikramdır!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Hem burada (dünyada), hem de kıyamet gününde bir lânete uğratıldılar. Onlara verilen bu bahşiş ne kötü bir bahşiştir!...
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Burada da bir lânete tâbi tutuldular, Kıyamet gününde de. Ne kötü bir yardımdır bu yapılmış olan yardım.
- **Ümit Şimşek Meali:** Bu dünyada da onlar lânete uğradılar, kıyamet gününde de. Ne kötü bir ikramdır onlara sunulan!
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And they are followed by a curse in this (life) and on the Day of Judgment: and woeful is the gift which shall be given (unto them)!

## Tefsir (96-99. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Allah
Teâlâ Hz. Mûsâ’yı Tevrat’ın âyetleriyle; asâ, beyaz el, tufan, çekirge,
haşerât, kan ve benzeri mûcizelerle (bk. A‘râf 
7/133; İsrâ 17/101) ve Firavun karşısında apaçık bir gâlibiyet ve
üstünlükle (bk. Kasas 28/35) gönderdiği halde Firavun’un kavmi Hz. Mûsâ’ya
değil, Firavun’un idaresine tâbi oldular. Halbuki Firavun’un idaresi hiç de
doğru ve âdil değildi. Onun emirleri, talepleri, kararları, hükümet işlerini
yürütüş şekli sonu hayra çıkacak ve hayra götürecek isabetli bir emir ve karar
değildi. Bütün işi, azgınlık ve sapkınlık idi. Halkına **“Sizin en yüce
Rabbiniz benim!”** (Naziât 79/24) diyor ve kendinden üstün bir rabbin
varlığını kabul etmiyordu. (bk. Kasas 28/38) Bu sebeple verdiği emirlerin,
Allah’ın emrine uygun olup olmadığını hiç düşünmüyor, yalnızca kendi arzu ve
isteklerine göre emir veriyor, verdiği her emrin en doğru emir olduğunu
zannediyordu. İşte bunlara “Firavun emri” denmekte ve Firavun ile aynı
özellikleri taşıyan bütün idareler ve idareciler de bu ifadenin kapsamına
girmektedir. Allah’ın buyruklarına uygunluğu dikkate alınmadan verilen
emirlerin ise doğru olmayacağı âşikârdır.

İşte
bu Firavun, dünyada kavminin önüne düşerek, hayra götürmeyen yanlış
kararlarıyla onları Hz. Mûsâ’nın peşinde Kızıldeniz’de kendisiyle beraber
boğduğu gibi (bk. Tâhâ 20/78-79), kıyamet günü de onların önüne geçecek,
yangınlarını dindirip ciğerlerini serinletecek su yerine, tıpkı bir davar
sürüsünün suya götürülmesi gibi, onları yakıp kavuracak cehennem ateşine
götürecektir. Nitekim bir âyet-i kerîmede: **“****Kıyâmet gününde her insan topluluğunu önderleriyle birlikte
çağıracağız”**(İsrâ 17/71) buyrulur. İşte Firavun emrinin âkıbeti böyle
ciğer yakan hazin bir âkıbet, ona uyanlar da böyle bedbaht kimseler olacaktır.
Firavun ve ona uyanlar, sonradan da aynı yolu takip edenler hem dünyada hem de
âhirette lânete uğratılacaklar, Allah’ın rahmetinden uzak kalacaklardır.
Dünyada kendilerinden sonra gelen ümmetler onları lânetleyecekleri gibi,
kıyamet günü de bütün mahşer halkı onları lânetleyecektir. Nereye giderlerse
gitsinler lânet peşlerini bırakmayacaktır. Onlar dünyada Firavun emrinin peşinden
koştukları gibi, yaptıklarına tam bir karşılık olarak lânet de onların peşinden
hiç ayrılmayacaktır.






Anlatılan
bu ibret dolu kıssalardan çıkarılacak sonuçlara gelince:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/hud-suresi/98-ayeti-tefsiri)
- [98. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/hud-suresi/98-ayeti-meali.md)
- [96-99. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/hud-suresi/96-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (97)](https://www.kuranvemeali.com/hud-suresi/97-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (100)](https://www.kuranvemeali.com/hud-suresi/100-ayeti-tefsiri.md)
- [Hûd Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/hud-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
