---
title: "Hucurât Sûresi 2-3. Ayet Tefsiri"
sure: "Hucurât"
sure_no: 49
ayet_no: 3
url: https://www.kuranvemeali.com/hucurat-suresi/3-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Hucurât Sûresi 3. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Hucurât Sûresi (49. sûre), 3. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/hucurat-suresi/3-ayeti-tefsiri)

### 2. Ayet

## Arapça

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَرْفَعُٓوا اَصْوَاتَكُمْ فَوْقَ صَوْتِ النَّبِيِّ وَلَا تَجْهَرُوا لَهُ بِالْقَوْلِ كَجَهْرِ بَعْضِكُمْ لِبَعْضٍ اَنْ تَحْبَطَ اَعْمَالُكُمْ وَاَنْتُمْ لَا تَشْعُرُونَ

## Okunuşu

Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû lâ terfe’û asvâtekum fevka savti-nnebiyyi velâ techerû lehu bilkavli kecehri ba’dikum liba’din en tahbeta a’mâlukum ve entum lâ teş’urûn(e)

### 3. Ayet

## Arapça

اِنَّ الَّذ۪ينَ يَغُضُّونَ اَصْوَاتَهُمْ عِنْدَ رَسُولِ اللّٰهِ اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ امْتَحَنَ اللّٰهُ قُلُوبَهُمْ لِلتَّقْوٰىۜ لَهُمْ مَغْفِرَةٌ وَاَجْرٌ عَظ۪يمٌ

## Okunuşu

İnne-lleżîne yeġuddûne asvâtehum ‘inde rasûli(A)llâhi ulâ-ike-lleżîne-mtehana(A)llâhu kulûbehum littakvâ(c) lehum maġfiratun ve ecrun ‘azîm(un)

## Mealler

### 2. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber’in sesinden fazla yükseltmeyin. Birbirinizle yüksek sesle konuştuğunuz gibi onunla yüksek sesle konuşmayın. Yoksa siz farkında olmadan bütün amelleriniz boşa gidiverir!
- **Diyanet Vakfı Meali:** Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın; yoksa siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Ey inananlar! Seslerinizi, Peygamberin sesini bastıracak şekilde yükseltmeyin. Farkına varmadan, işlediklerinizin boşa gitmemesi için, Peygambere birbirinize bağırdığınız gibi yüksek sesle bağırmayın.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Ey iman edenler! Seslerinizi, Peygamber’in sesinin üstüne yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber’e yüksek sesle bağırmayın, yoksa siz farkına varmadan işledikleriniz boşa gider.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Ey iman edenler!Seslerinizi Peygamber'in sesinden fazla yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi, Peygamber'e yüksek sesle bağırmayın. Öyle yaparsanız, siz farkına varmadan amelleriniz boşa gider.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ey o bütün iyman edenler! Seslerinizi Peygamberin sesinden üstün kaldırmayın ve ona birbirinize bağırır gibi iri söylemeyin! Haberiniz olmadan amelleriniz hiçe iniverir
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Ey îman edenler, seslerinizi peygamberin sesinden yüksek çıkarmayın. Ona sözle birbirinize bağırdığınız gibi bağırmayın ki siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Ey îmân edenler! Seslerinizi peygamberin sesinin üstüne çıkarmayın! Birbirinize bağırmanız gibi ona sözü öyle yüksek sesle söylemeyin! Yoksa siz farkında bile olmadan amelleriniz boşa gider!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamberin sesinden yüksek çıkarmayın ve birbirinize bağırır gibi, O'na bağırmayın; haberiniz olmadan amelleriniz boşa çıkıverir.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ey imân etmiş olan zâtlar! Seslerinizi Peygamberin sesinin üstüne yükseltmeyin ve O'na sözü bağırırcasına söylemeyin, bazınızın bazınıza bağırması gibi ki, (sonra) siz farkında olmadığınız halde amelleriniz bâtıl olmuş olur.
- **Ümit Şimşek Meali:** Ey iman edenler! Sesinizi Peygamberin sesinden fazla yükseltmeyin; birbirinize bağırdığınız gibi ona bağırmayın. Yoksa yaptığınız iyilikler mahvolur gider de farkına bile varmazsınız.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** O ye who believe! Raise not your voices above the voice of the Prophet, nor speak aloud to him in talk, as ye may speak aloud to one another, lest your deeds become vain and ye perceive not.

### 3. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Rasûlullah’ın huzurunda seslerini kısanlara gelince: Allah onların kalplerindeki ilâhî emirlere saygı ve bağlılık derecesini sınamış, onlar da bu sınamadan başarıyla çıkmışlardır. Onlar için bağışlanma ve pek büyük bir mükâfat vardır.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, şüphesiz Allah'ın kalplerini takvâ ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Seslerini Peygamberin yanında kısan kimseler, Allah'ın gönüllerini takva ile sınadığı kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük ecir vardır.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Allah’ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, Allah’ın, gönüllerini takvâ (Allah’a karşı gelmekten sakınma) konusunda sınadığı kimselerdir. Onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, şüphesiz Allah'ın kalplerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Her halde Resulüllahın yanında seslerini kısanlar, onlar, o kimselerdir ki Allah kalblerini takvâ için imtihan etmiştir, onlara hem bir mağfiret hem de büyük bir ecir vardır
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Hakıykat, Allahın peygamberi yanında seslerini yavaşlatanlar (yok mu?) onlar Allahın takva için kalblerini imtihaan etdiği kimselerdir. Onlar için mağfiret ve büyük mükâfat vardır.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Doğrusu, Allah Resûlünün huzûrunda (ona olan hürmetlerinden) seslerini kısanlar var ya, işte onlar öyle kimselerdir ki, Allah onların kalblerini takvâ için imtihân etmiştir (de onlar bu âdâba riâyet etmekle onda muvaffak olmuşlardır). Onlar için bir mağfiret ve (pek)büyük bir mükâfât vardır.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Gerçekten Allah'ın Peygamberi yanında seslerini kısanlar, bunlar o kimselerdir ki, Allah kalblerini takva için imtihan etmiştir. Onlara bir mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve şüphe yok ki, Allah'ın Peygamberi huzurunda seslerini kısanlar o zâtlardır ki, Allah Teâlâ onların kalblerini takvâ için imtihan etmiştir, onlar için bir mağfiret ve pek büyük bir mükâfaat vardır.
- **Ümit Şimşek Meali:** Allah Resulünün huzurunda seslerini kısanlara gelince: İşte onlar, kalplerini Allah'ın takvâ ile sınadığı kimselerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Those that lower their voices in the presence of Allah's Messenger,- their hearts has Allah tested for piety: for them is Forgiveness and a great Reward.

## Tefsir (2-3. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Burada
Allah Resûlü (s.a.s.)’e gösterilmesi gereken edeplerden iki tanesine yer
verilir:



Birincisi;
Resûl-i Ekrem (s.a.s.)’in yanında başkalarıyla konuşurken, onun sesini
bastıracak derecede yüksek sesle konuşmamak. Nitekim sahâbenin en
seçkinlerinden olan Hz. Ebubekir ve Hz. Ömer’le ilgili şu hâdise konuyu izahta
dikkat çekici bir ehemmiyete sahiptir:



Temîm
Oğulları’ndan bir heyet, Peygamberimiz (s.a.s.) ile görüşme yapmak üzere
gelmişlerdi. Görüşme esnâsında Hz. Ebûbekir ile Ömer (r.a.) de orada
bulunuyorlardı. Bu iki güzîde sahabî, kabileye seçilecek başkan hakkında
anlaşmazlığa düşüp, Efendimiz (s.a.s.)’in huzurunda biraz da münakaşa yaptılar.
Haklarında bu âyet inince çok pişman oldular, üzüldüler. Bundan böyle Nebiyy-i
Ekrem (s.a.s.) yanında o kadar alçak sesle konuşuyorlardı ki, çoğu kere
Peygamberimiz “İşitemedim, tek­rarlar mısın!” demek durumunda kalıyordu. (bk.
Buhârî, Tefsir 49/1-2)



İkincisi;
Allah Resûlü (s.a.s.) ile konuşurken, sıradan bir insanla konuşur gibi yüksek
sesle, bağırıp çağırarak konuşmamak.



Bahsi
geçen edep kaideleriyle, bizzat Efendimiz (s.a.s.)’in hayatında onunla beraber
bulunma saadetine eren sahâbe-i kirâma, Peygamber (s.a.s.)’e göstermeleri
gereken tâzim ve hürmet öğretildiği gibi, onlardan sonra kıyamete kadar gelecek
olan mü’minlere de Allah Resûlü (s.a.s.)’in bıraktığı Kur’an ve sünnet
emânetlerine karşı aynı tâzim ve hürmeti göstermeleri gerektiği
bildirilmektedir. Zira Âlemlerin Efendisi’ne gösterilmesi istenen hürmet,
imanın bir gereğidir. Ona hürmetsizlik ise imansızlığın bir alâmetidir. Bu sebeple
âyette yasaklanan hususlara dikkat etmeyenlere, “Allah’ın Peygamberi’ne karşı
sergilenecek saygısız bir davranış yüzünden farkında olmadan amellerinin boşa
gideceği” ikazı yapılır.



Kur’an
âyetlerinin mü’min gönüllerde bıraktığı tesir ve âyetlerin mucibince amel etme
hassasiyeti bakımından şu misaller gerçekten ders verici ve hayranlık
uyandırıcıdır.



-
**“Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber’in sesinden fazla yükseltmeyin”**(Hucurât
49/2)****âyeti nâzil olduğunda ashâb-ı kirâmdan Sâbit b. Kays (r.a.) evinde
oturup ağlamaya başladı. Peygamberimiz (s.a.s.), Sâbit’i bir müddet göremeyince
nerede olduğunu sordu. Orada bulunanlardan biri:



“–Ey
Allah’ın Rasûlü! Ben onun yerini biliyorum!” dedi ve hemen gidip onu evinde
oturmuş, başı önünde ağlıyor vaziyette buldu.



“–Neyin
var, niçin ağlıyorsun?” diye sordu. O da:



“–Hiç
sorma, şer var! Sesim, Resûlullah (s.a.s.)’in sesinin üstüne çıkıyordu, bütün
amellerim boşa gitti, cehennemlik oldum” cevâbını verdi. Sahâbî, Sâbit’in bu
sözlerini Resûl-i Ekrem (s.a.s.)’e haber verdi. Efendimiz:



*“–Ona
git ve söyle, sen cehennemlik değil, bilâkis cennetliksin!”* buyurdu.
(Buhârî, Menâkıb 25;Tefsir 49/1; Müslim, İman 187)



Gür
sesli bir sahâbî olan Hz. Sâbit, Allah’ın emrine itaatsizlik ettiği düşüncesine
kapılarak derin bir üzüntüye gark olmuş, âdeta hayâtı kararmıştı. Ancak, gür
seslilik onun tabiî hâli olduğundan ve samîmî bir kalbe sahip bulunduğundan
onun durumu istisnâ teşkil etmiş ve haberi getiren sahâbî, büyük bir sevinç
içinde dönerek onu cennetle müjdelemiştir.



Şu
misaller, Allah Resûlü (s.a.s.)’e duyulan muhabbet, hürmet ve tâzimin zirve
noktalarına işaret eder:



✺ İmâm Mâlik
(r.h.), Resûlullah (s.a.s.) ile aynîleşmenin vecdi içinde yaşardı. Efendimiz’in
rûhâniyetine hürmeten, Medine-i Münevvere’de hayvan üzerine binmezdi, def-i hâcete
çıkmazdı. Ravza’da imam iken hep kısık sesle konuşurdu. Devrin halîfesi Ebû
Câfer Mansur yüksek sesle konuşunca: “Yâ Halîfe! Bu mekânda sesini kıs!
Allah’ın ihtârı senden çok daha faziletli insanlar üzerine indi” buyurmuş ve bu
âyet-i kerîmeyi okumuştur.



✺ Osmanlı
paşalarından meşhur Medine müdâfii Fahreddin Paşa, Resûlullah’ın rûhâniyeti
rencide olur endişesiyle Ravza’nın tâmirinde vazîfe alan ustalara, herhangi bir
çivi çakmak îcâb ettiği takdirde mutlaka tahta çekiç kullanılması ve çekiç ile
çivi arasına da lastik bandaj konularak sükûnetin ihlâl edilmemesini
emretmiştir. Bu hususta onu böylesine bir edeb ve inceliğe sevkeden de yine bu
âyet-i kerîmeler olmuştur.



✺ Ahmed Han,
Resûl-i Ekrem (s.a.s.) Efendimizʼe, son derece âşık bir gönle sahipti. Her gün
Topkapı Sarayı’ndaki “mukaddes emânetler”i ziyaret eder ve bilhassa
Efendimiz’in ayak izlerini yüzüne-gözüne sürerek dakikalarca ağlardı. Bununla
da iktifâ etmeyip, Peygamber Efendimiz’in mübârek ayak izinin bir maketini
yaptırmıştı. Onu kavuğunun üzerine asarak tedâîsinden feyz almaya çalışıyordu.
I. Ahmed Hânʼın yanık gönlünden dökülen şu mısrâlar da, onun Efendimiz (a.s)ʼa
duyduğu derin muhabbeti ne güzel aksettirmektedir:



*N’ola
tâcum gibi başumda götürsem dâim,*



*Kadem-i
pâkini ol Hazret-i Şâh-ı Rusülʼün…*



*Gül-i
gülzâr-ı nübüvvet o kadem sahibidür,*



*Ahmedâ
durma yüzün sür kademine ol gülün!..*



Yine
sultan I. Ahmed, her gün sabahleyin bir kâğıda büyük bir hürmetle “Muhammed”
ism-i şerîfini yazar ve sarığının kıvrımları arasına yerleştirirdi. Bununla
şunu demek isterdi:



“Benim
büyüklüğüm, tâc sahibi olmakla değil, senin ism-i şerîfini her gün başımda
taşımakladır yâ Rasûlâllah!”



Ve
yine o Peygamber âşığı sultan:



“−Resûlullah’ın
kabrinin kandillerinde zeytinyağının yanması muvâfık değildir.” diyerek Ravza-i
Mutahhara’nın kandillerinde yakılmak üzere gül yağı vakfetmiştir.



✺ Sultan II.
Mahmud döneminde ise, Ravza-i Mutahhara’nın yıpranan kısımlarının tamiri ve
Yeşil Kubbe’nin yenilenmesi söz konusu olunca, işinin ehli mimar ve ustalar,
Pâdişah emriyle derhal Medine-i Münevvere’ye gönderilmiştir.



Bu
mühendis ve mimarlar, kendilerine tevdî edilen bu nâzik vazifeyi, Efendimiz
(a.s.)’ın rûhâniyetini rahatsız edecek en ufak bir kabalığa veya edebe mugâyir
bir harekete mahal vermeden yerine getirebilmek için, tâmirat sırasında hiç
dünya kelâmı konuşmamak üzere anlaştılar. Sonra da kendi aralarında şöyle bir
dil geliştirdiler:



“Sen,
«Bana tuğlayı uzat yerine; Allah!» de. Ben, «Su ibriğini uzat yerine;
Bismillah!» diyeyim. Sen, «Çekici uzat yerine; Lâ ilâhe illâllah!» de…”



Böylece
Yeşil Kubbe, âdeta bir zikir meclisinin feyiz ve rûhâniyet iklîmi içerisinde
inşâ edildi. Bu şerefli hizmette bulunan ustalar, her taşı abdestli olarak ve
besmeleyle yerine koydular.



✺ Ecdâdımızın
Peygamber Efendimiz (s.a.s.)’e olan hürmet ve tâzîminin sayısız misâllerinden
bir diğeri de şudur:



II.
Abdülhamid Hân, Peygamber âşığı müʼminlerin, O Âlemler Sultânıʼnın nurlu
eşiğine yüz sürerek muhabbetlerini arz edebilmelerini kolaylaştırmak için
İstanbul’dan Medine-i Münevvere’ye uzanan bir tren yolu yaptırmıştır. Öyle ki,
tren yolunun istasyonlarını da sünnet-i seniyyeye uygun olması için Peygamber
Efendimiz’in seferlerinde konakladığı yerlere inşâ ettirmiştir. Ayrıca Medine
Tren İstasyonuʼnu Nebiyy-i Muhterem Efendimiz’in rûhâniyetini rahatsız etmemek düşüncesiyle
Kubbe-i Hadrâ’dan yaklaşık 2 km.
uzağa yaptırmış ve Medine içerisinde bulunan bütün raylar, -üzerinden vagonlar
geçtikçe gürültü çıkarmasınlar diye- keçe ile kaplatmıştır. Keçe ile döşenen bu
raylar da, Allah Resûlü’ne duyulan hürmet ve muhabbet dolayısıyla günün belli
saatlerinde gülsuyu ile yıkanmıştır.



Dolayısıyla
bu âyet-i kerîmeler, öncelikle Peygamberimiz (s.a.s.)’e, onun sünnetine,
getirdiği dine, sonra onun izinden giden İslâm âlimlerine, yöneticilere,
büyüklere gereken saygıyı göstermeyi, tüm insanlara karşı nazik ve terbiyeli
davranmayı öğretmektedir.



Devam eden âyette bahsedilen şu örnek konunun daha
iyi anlaşılmasını sağlayacaktır:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/hucurat-suresi/3-ayeti-tefsiri)
- [3. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/hucurat-suresi/3-ayeti-meali.md)
- [2-3. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/hucurat-suresi/2-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (2)](https://www.kuranvemeali.com/hucurat-suresi/2-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (4)](https://www.kuranvemeali.com/hucurat-suresi/4-ayeti-tefsiri.md)
- [Hucurât Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/hucurat-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
