---
title: "Hicr Sûresi 51-56. Ayet Tefsiri"
sure: "Hicr"
sure_no: 15
ayet_no: 55
url: https://www.kuranvemeali.com/hicr-suresi/55-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Hicr Sûresi 55. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Hicr Sûresi (15. sûre), 55. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/hicr-suresi/55-ayeti-tefsiri)

### 51. Ayet

## Arapça

وَنَبِّئْهُمْ عَنْ ضَيْفِ اِبْرٰه۪يمَۢ

## Okunuşu

Venebbi/hum ‘an dayfi ibrâhîm(e)

### 52. Ayet

## Arapça

اِذْ دَخَلُوا عَلَيْهِ فَقَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ اِنَّا مِنْكُمْ وَجِلُونَ

## Okunuşu

İż deḣalû ‘aleyhi fekâlû selâmen kâle innâ minkum vecilûn(e)

### 53. Ayet

## Arapça

قَالُوا لَا تَوْجَلْ اِنَّا نُبَشِّرُكَ بِغُلَامٍ عَل۪يمٍ

## Okunuşu

Kâlû lâ tevcel innâ nubeşşiruke biġulâmin ‘alîm(in)

### 54. Ayet

## Arapça

قَالَ اَبَشَّرْتُمُون۪ي عَلٰٓى اَنْ مَسَّنِيَ الْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ

## Okunuşu

Kâle ebeşşertumûnî ‘alâ en messeniye-lkiberu febime tubeşşirûn(i)

### 55. Ayet

## Arapça

قَالُوا بَشَّرْنَاكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُنْ مِنَ الْقَانِط۪ينَ

## Okunuşu

Kâlû beşşernâke bilhakki felâ tekun mine-lkânitîn(e)

### 56. Ayet

## Arapça

قَالَ وَمَنْ يَقْنَطُ مِنْ رَحْمَةِ رَبِّه۪ٓ اِلَّا الضَّٓالُّونَ

## Okunuşu

Kâle vemen yaknetu min rahmeti rabbihi illâ-ddâllûn(e)

## Mealler

### 51. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Onlara İbrâhim’in gerçekte birer melek olan misâfirlerinden söz et:
- **Diyanet Vakfı Meali:** Onlara İbrahim'in misafirlerinden (meleklerden) de haber ver.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Onlara İbrahim'in konuklarını da anlat:
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Onlara İbrahim’in misafirlerinden de haber ver.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Hem o kullara, İbrahim'in misafirlerinden de haber ver.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Hem onlara İbrahimin müsafirlerinden bahs et
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Onlara İbrâhîmin müsâfirleri (olan meleklerimi) de haber ver.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Onlara İbrâhîm'in misâfirlerinden (meleklerden) de haber ver!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Hem o kullara, İbrahîm'in misafirlerinden (kendisine misafir olarak gelen meleklerden) haber ver:
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Onlara İbrahim'in misafirlerinden de haber ver.
- **Ümit Şimşek Meali:** Onlara İbrahim'in konuklarını da anlat.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Tell them about the guests of Abraham.

### 52. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Bu misâfirler, İbrâhim’in yanına girip ona: “Sana selâm olsun!” demişlerdi. O da: “Doğrusu biz sizden korkuyoruz” diye cevap vermişti.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Onun yanına girdikleri zaman, «selam» dediler. (İbrahim:) Biz sizden çekiniyoruz, dedi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 52,53. İbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Hani misafirler İbrahim’in yanına girmiş ve “Selâm” demişlerdi. O da, “Gerçekten biz sizden korkuyoruz” demişti.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Hani melekler, İbrahim'in yanına girdikleri zaman, "selam" demişler, İbrahim de onlara: "Biz sizden korkuyoruz" demişti.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** O vakıt ki yanına girdiler de, selâm dediler, biz dedi: sizden cidden korkuyoruz
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Hani bunlar onun karşısına girib «Selâm» demişlerdi. O da: «Biz, demişdi, sizden endîşe edicileriz».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Hani onun yanına girmişler de, “Selâm (senin üzerine olsun!)” demişlerdi. (O da onlara yemek ikrâm etmesine rağmen, yemediklerini görünce): “Doğrusu biz, sizden endişe eden kimseleriz!” demişti.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Hani melekler, İbrahîm'in yanına varıp “selam” demişlerdi (İbrahîm misafir melekler için hazırladığı yemeği, misafirlerin yemediğini görünce) dedi ki: “- Biz, sizden cidden korkuyoruz.”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** O vakit ki, O'nun huzuruna girmişler de selâm vermişlerdi. O da, «Biz sizden hakikaten korkuyoruz,» demişti.
- **Ümit Şimşek Meali:** Yanına girdiklerinde “Selâm olsun” dediler. İbrahim “Biz sizden korkuyoruz” dedi.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** When they entered his presence and said, "Peace!" He said, "We feel afraid of you!"

### 53. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Melekler: “Korkma! Biz elbette sana, derin bilgi sahibi bir oğlun olacağını müjdeliyoruz” dediler.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Dediler ki: Korkma; biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 52,53. İbrahim'in yanına girdiklerinde selam vermişlerdi. O: "Doğrusu biz sizden korkuyoruz" demişti de: "Korkma, biz sana, bilgin bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik" demişlerdi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Onlar, “Korkma, biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz” dediler.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Melekler: "Korkma! Gerçekten biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz" dediler.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Korkma, dediler: biz sana alîm bir oğul tebşir ediyoruz
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Dediler ki: «Korkma, hakıykat biz sana çok bilgin bir oğul müjde ediyoruz».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (Melekler ise kendilerini tanıtarak:) “Endişelenme! Çünki biz, seni çok âlim(olacak) bir oğul ile müjdeliyoruz!” dediler.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Melekler de: “-Korkma, gerçekten biz, sana, bilgin bir oğul müjdeliyoruz.” dediler.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** (Onlar da) Demişlerdi ki: «Korkma, muhakkak seni ziyade bilgin bir oğul ile müjdeleriz.»
- **Ümit Şimşek Meali:** “Korkma,” dediler. “Biz seni bilge bir oğulla müjdeliyoruz.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** They said: "Fear not! We give thee glad tidings of a son endowed with wisdom."

### 54. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** İbrâhim: “Şu ihtiyarlık başıma gelip çökmüşken, bana müjde veriyorsunuz, öyle mi? O halde söyleyin bakalım, beni ne ile müjdeliyorsunuz?” dedi.
- **Diyanet Vakfı Meali:** (İbrahim:) Bana ihtiyarlık çökmesine rağmen beni müjdeliyor musunuz? Beni ne ile müjdeliyorsunuz? dedi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** "Ben kocamışken bana müjde mi veriyorsunuz? Neye dayanarak müjdeliyorsunuz?" deyince:
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** İbrahim, “Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? Bana neyi müjdeliyorsunuz?” dedi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** İbrahim dedi ki: "Bana ihtiyarlık gelmişken, beni mi müjdeliyorsunuz, neye dayanarak beni müjdeliyorsunuz?"
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Benimi, dedi: tebşir ettiniz? Bana ihtiyarlık gelib çatmışken, artık beni ne suretle tebşir edersiniz?
- **Hasan Basri Çantay Meali:** «Bana, dedi, ihtiyarlık çökmüşken (nasıl olub da) müjde verdiniz? Bu tebşiri neye istinaden yapıyorsunuz»?
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (İbrâhîm de:) “Beni mi müjdelediniz, bana ihtiyarlık gelip çatmışken? O hâlde(beni) ne ile müjdeliyorsunuz?” dedi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** İbrahîm dedi ki: “-Bana ihtiyarlık gelmişken, beni mi müjdelediniz? Neye dayanarak müjdeliyorsunuz?”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Dedi ki: «Bana müjde verir misiniz ki, üzerime ihtiyarlık çökmüştür. Artık beni ne ile müjdeliyorsunuz?»
- **Ümit Şimşek Meali:** “Beni mi müjdeliyorsunuz?” dedi. “Bu yaşlı halimle bana neyin müjdesini veriyorsunuz?”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** He said: "Do ye give me glad tidings that old age has seized me? Of what, then, is your good news?"

### 55. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** “Sana kesinlikle olacak bir şeyi müjdeliyoruz. Sakın ümitsizliğe düşenlerden olma!” dediler.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Sana gerçeği müjdeledik, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma! dediler.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** "Seni gerçekten müjdeliyoruz, umutsuzlardan olma" demişlerdi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** “Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma” dediler.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Melekler: "Seni gerçekle müjdeliyoruz. Sakın Allah'ın rahmetinden ümidini kesenlerden olma!" dediler.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Seni dediler: emri hakkile tebşir ettik, onun için ümidi kesenlerden olma
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Dediler: «Seni hak olarak muştuluyoruz. O halde ümîdini kesenlerden olma».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (Melekler:) “Seni hak ile (muhakkak olacak bir şeyle) müjdeledik; onun için ümîdi kesenlerden olma!” dediler.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Onlar: “- Seni hak ve gerçekle müjdeledik, onun için Allah'ın rahmetinden ümidini kesenlerden olma” dediler.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Dediler ki: «Seni hak ile müjdeledik, artık sen ümitsizliğe düşmüş olanlardan olma.»
- **Ümit Şimşek Meali:** “Biz seni hak ile müjdeliyoruz,” dediler. “Sakın ümit kesenlerden olma.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** They said: "We give thee glad tidings in truth: be not then in despair!"

### 56. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** İbrâhim de: “Doğru yoldan sapanlardan başka kim Rabbinin rahmetinden ümidini yitirir ki?” diye karşılık verdi.
- **Diyanet Vakfı Meali:** (İbrahim:) dedi ki: Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 56,57. "Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umudunu keser!" diyerek sormuştu: "Ey elçiler! İşiniz nedir?"
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Dedi ki: “Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** İbrahim dedi ki: "Rabbimin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Rabbının rahmetinden, dedi: sapkınlardan başka kim ümidi keser?
- **Hasan Basri Çantay Meali:** (İbrâhîm): «Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümidini keser»? dedi.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (İbrâhîm:) “Zâten dalâlete düşenlerden başka Rabbinin rahmetinden kim ümid keser?” dedi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** İbrâhim, dedi ki: “- Sapıklardan başka, kim Rabbinin rahmetinden ümid keser?”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Dedi ki: «Sapıtmışlardan başka kim Rabbinin rahmetinden ümidini keser.»
- **Ümit Şimşek Meali:** İbrahim “Sapkınlardan başka kim Rabbinin rahmetinden ümit keser?” dedi.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** He said: "And who despairs of the mercy of his Lord, but such as go astray?"

## Tefsir (51-56. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Meleklerin
genç delikanlılar sûretinde Hz. İbrâhim’e gelmeleri, İbrâhim (a.s.)’ın onlara
kızartılmış buzağı ikram etmesi, buna el sürmemeleri ve sonrasında aralarında
geçen konuşmalar Hûd sûresi 69-83. âyetlerde tafsilatlı olarak geçmişti. Burada
Hicr sûresinin muhtevasına uygun olarak ve özellikle de Peygamberimiz
(s.a.s.)’den melekleri getirmesini isteyen müşriklere cevap olmak üzere bahsi
geçen kıssaya ana hatlarıyla tekrar yer verilir. Demek melekler boşuna
gelmiyorlar. Allah’ın emriyle bir gerçeği bildirmek ve mutlaka olması gereken
bir işi yapmak üzere geliyorlar. Görüldüğü üzere burada da melekler iki işle
gelmişlerdir:

**›** 
Hz. İbrâhim’i, büyüyünce derin bir âlim olacak bir oğulla yani
İshâk ile müjdelemek.

**›** 
Hz. Lût’un çok çirkin işlere dadanmış kâfir kavmini helak etmek.

O
halde meleklerin inmesini isteyen müşrikler ve günahkârlar, indikleri zaman
meleklerin kendilerine bu iki şıktan hangisiyle geleceklerini ve ne
getireceklerini iyi düşünmelidirler.










İbrâhim
(a.s.):

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/hicr-suresi/55-ayeti-tefsiri)
- [55. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/hicr-suresi/55-ayeti-meali.md)
- [51-56. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/hicr-suresi/51-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (54)](https://www.kuranvemeali.com/hicr-suresi/54-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (57)](https://www.kuranvemeali.com/hicr-suresi/57-ayeti-tefsiri.md)
- [Hicr Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/hicr-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
