---
title: "En'âm Sûresi 84-88. Ayet Tefsiri"
sure: "En'âm"
sure_no: 6
ayet_no: 88
url: https://www.kuranvemeali.com/enam-suresi/88-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# En'âm Sûresi 88. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, En'âm Sûresi (6. sûre), 88. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/enam-suresi/88-ayeti-tefsiri)

### 84. Ayet

## Arapça

وَوَهَبْنَا لَهُٓ اِسْحٰقَ وَيَعْقُوبَۜ كُلًّا هَدَيْنَاۚ وَنُوحًا هَدَيْنَا مِنْ قَبْلُ وَمِنْ ذُرِّيَّتِه۪ دَاوُ۫دَ وَسُلَيْمٰنَ وَاَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسٰى وَهٰرُونَۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَۙ

## Okunuşu

Vevehebnâ lehu ishâka veya’kûb(e)(c) kullen hedeynâ(c) venûhan hedeynâ min kabl(u)(s) vemin żurriyyetihi dâvûde vesuleymâne veeyyûbe veyûsufe vemûsâ vehârûn(e)(c) vekeżâlike neczî-lmuhsinîn(e)

### 85. Ayet

## Arapça

وَزَكَرِيَّا وَيَحْيٰى وَع۪يسٰى وَاِلْيَاسَۜ كُلٌّ مِنَ الصَّالِح۪ينَۙ

## Okunuşu

Vezekeriyyâ veyahyâ ve’îsâ veilyâs(e)(s) kullun mine-ssâlihîn(e)

### 86. Ayet

## Arapça

وَاِسْمٰع۪يلَ وَالْيَسَعَ وَيُونُسَ وَلُوطًاۜ وَكُلًّا فَضَّلْنَا عَلَى الْعَالَم۪ينَۙ

## Okunuşu

Ve-ismâ’île velyese’a veyûnuse velûtâ(an)(c) vekullen feddalnâ ‘alâ al’âlemîn(e)

### 87. Ayet

## Arapça

وَمِنْ اٰبَٓائِهِمْ وَذُرِّيَّاتِهِمْ وَاِخْوَانِهِمْۚ وَاجْتَبَيْنَاهُمْ وَهَدَيْنَاهُمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ

## Okunuşu

Vemin âbâ-ihim veżurriyyâtihim ve-iḣvânihim(s) vectebeynâhum vehedeynâhum ilâ sirâtin mustekîm(in)

### 88. Ayet

## Arapça

ذٰلِكَ هُدَى اللّٰهِ يَهْد۪ي بِه۪ مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَلَوْ اَشْرَكُوا لَحَبِطَ عَنْهُمْ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

## Okunuşu

Żâlike huda(A)llâhi yehdî bihi men yeşâu min ‘ibâdih(i)(c) velev eşrakû lehabita ‘anhum mâ kânû ya’melûn(e)

## Mealler

### 84. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Biz ona İshâk’ı ve torunu Yâkub’u ihsân ettik. Her birini doğru yola erdirdik. Daha önce Nûh’u ve zürriyetinden Dâvûd’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yûsuf’u, Mûsâ’yı ve Hârûn’u da doğru yola erdirmiştik. Biz, iyilik ve ihsân sahiplerini böyle mükâfatlandırırız.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Biz O'na İshak ve (İshak'ın oğlu) Yakub'u da armağan ettik; hepsini de doğru yola ilettik. Daha önce de Nuh'u ve O'nun soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u doğru yola iletmiştik; Biz iyi davrananları işte böyle mükâfatlandırırız.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 84,85,86. Ona İshak'ı, Yakub'u bağışladık, her birini doğru yola eriştirdik. Daha önce Nuh'u ve soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u -ki işlerini iyi yapanlara böylece karşılık veririz-, Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı -ki hepsi iyilerdendir-, İsmail'i, Elyesa'ı, Yunus'u, Lut'u -ki hepsini dünyalara üstün kıldık- doğru yola eriştirdik.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Biz ona İshak’ı ve Yakub’u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nûh’u da hidayete erdirmiştik. Zürriyetinden Dâvud’u, Süleyman’ı, Eyyub’u, Yûsuf’u, Mûsâ’yı ve Hârûn’u da. İyilik yapanları işte böyle mükâfatlandırırız.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Biz ona İshak'ı ve Yakub'u da hediye ettik: Hepsine de doğru yolu gösterdik. Nitekim daha önce Nuh'a ve onun soyundan Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da yol göstermiştik. Biz güzel davrananlara böyle karşılık veririz.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Bundan maada ona İshak ile Ya'kubu da ihsan ettik ve her birini hidayete irdirdik, daha evvel Nuhu irdirmiştik, zürriyyetinden Davudu da, Süleymanı da, Eyyubu da, Yusüfü de, Musâyı da, Harunu da, işte muhsinlere böyle mükâfat ederiz
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Biz ona İshak ile Ya'kubu ihsan etdik ve her birini hidâyete (nübüvvete) erdirdik. Daha evvel de Nuhu ve onun neslinden Dâvudu, Süleymanı, Eyyubu, Yusufu, Musâyı ve Hârunu hidâyete (nübüvvete) kavuşdurduk. Biz iyi hareket edenleri işte böyle mükâfatlandırırız.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Hem ona (İbrâhîm'e), İshâk'ı ve (İshâk'ın oğlu) Ya'kub'u ihsân ettik. Her birini hidâyete erdirdik. Daha önce de Nûh'u ve onun (İbrâhîm'den sonra gelen) zürriyetinden Da'vûd'u, Süleymân'ı, Eyyûb'ü, Yûsuf'u, Mûsâ'yı ve Hârûn'u hidâyete erdirmiştik. İşte iyilik edenleri böyle mükâfâtlandırırız!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Biz, İbrahim'e oğlu İshak'ı ve (İshak'ın oğlu) Yakub'u ihsan ettik ve her birini hidayete (Peygamberliğe) erdirdik. Daha önce de Nûh'u ve onun neslinden Dâvud'u, Süleyman'ı, Eyyûb'u, Yûsuf'u, Mûsâ'yı ve Harûn'u hidayete (Peygamberliğe) kavuşturduk. İşte biz iyilik yapanları böyle mükâfatlandırırız.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve ona İshak'ı ve Yakub'u ihsan ettik ve hepsini de hidâyete erdirdik. Daha evvel de Nûh'u ve O'nun neslinden Dâvud'u, Süleyman'ı, Eyyûb'u, Yusuf'u, Mûsa'yı ve Harun'u da hidâyete erdirmiştik. Ve işte Biz güzel haleket edenleri böyle mükâfaatlandırırız.
- **Ümit Şimşek Meali:** Ona İshak ile Yakub'u ihsan ettik; hepsini de doğru yola ilettik. Daha önce Biz Nuh'a ve onun neslinden Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da hidayet vermiştik. İyilik yapan ve iyi kulluk edenleri Biz işte böyle ödüllendiririz.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** We gave him Isaac and Jacob: all (three) we guided: and before him, We guided Noah, and among his progeny, David, Solomon, Job, Joseph, Moses, and Aaron: thus do We reward those who do good:

### 85. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Yine Zekeriya’yı, Yahya’yı, Îsâ’yı ve İlyâs’ı da doğru yola erdirdik. Onların hepsi sâlihlerdendi.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas'ı da (doğru yola iletmiştik). Hepsi de iyilerden idi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 84,85,86. Ona İshak'ı, Yakub'u bağışladık, her birini doğru yola eriştirdik. Daha önce Nuh'u ve soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u -ki işlerini iyi yapanlara böylece karşılık veririz-, Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı -ki hepsi iyilerdendir-, İsmail'i, Elyesa'ı, Yunus'u, Lut'u -ki hepsini dünyalara üstün kıldık- doğru yola eriştirdik.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Zekeriya’yı, Yahya’yı, İsa’yı, İlyas’ı doğru yola erdirmiştik. Bunların hepsi salih kimselerden idi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas'a da (hidayet ettik). Hepsi de salih kullarımızdandı.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Zekeriyyayı da, Yahyayı da, Isâyı da, İlyası da, hep salihînden
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Zekeriyyâya, Yahyâya, İsâya, İlyâsa da (böyle hidâyet verdik). (Onların) hepsi saalihlerdendi.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Zekeriyyâ'yı, Yahyâ'yı, Îsâ'yı ve İlyâs'ı da (hidâyete erdirdik). Herbiri sâlih kimselerdendi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Zekeriya, Yahya, Îsa ve İlyas'a da hidayetle peygamberlik verdik. Onların hepsi salihlerdendi.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve Zekeriya'yı da, Yahya'yı da, İsa'yı da, İlyas'ı da (hidâyete erdirdik). Hepsi de sâlih zâtlardandı.
- **Ümit Şimşek Meali:** Zekeriya, Yahya, İsa ve İlyas'a da hidayet verdik. Onların hepsi iyi ve hayırlı kimselerdendi.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And Zakariya and Yahya and Jesus and Elias: all in the ranks of the righteous:

### 86. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Aynı şekilde İsmâil’i, Elyesa‘ı, Yûnus’u ve Lût’u da doğru yola erdirdik. Onların hepsini diğer insanlara üstün kıldık.
- **Diyanet Vakfı Meali:** İsmail, Elyesa', Yunus ve Lût'u da (hidayete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kıldık.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 84,85,86. Ona İshak'ı, Yakub'u bağışladık, her birini doğru yola eriştirdik. Daha önce Nuh'u ve soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u -ki işlerini iyi yapanlara böylece karşılık veririz-, Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas'ı -ki hepsi iyilerdendir-, İsmail'i, Elyesa'ı, Yunus'u, Lut'u -ki hepsini dünyalara üstün kıldık- doğru yola eriştirdik.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** İsmail’i, Elyasa’ı, Yûnus’u ve Lût’u da doğru yola erdirmiştik. Her birini âlemlere üstün kılmıştık.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** İsmail, Elyesa, Yunus ve Lut'u da (hidayete erdirdik). Hepsini âlemlere üstün kıldık.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** İsmaili de, Elyesa'ı de, Yunüsü de, Lûtu da, her birini âlemînin üstüne geçirdik
- **Hasan Basri Çantay Meali:** İsmâîli, Elyasa'ı, Yunusu, Lutu da (hidâyete iletdik). Her birine âlemlerin üstünde yüksek meziyyetler verdik.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** İsmâil'i, Elyesâ'ı, Yûnus'u ve Lût'u da (hidâyete erdirdik). Ve herbirini âlemlere(bütün mahlûkata) üstün kıldık.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** İsmail'e, Elyesa'a, Yûnus'a ve Lût'a dahi hidayetle peygamberlik ihsan ettik. Hepsini âlemler üzerine üstün kıldık.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve İsmail'i, Elyesa'yı ve Yûnus ile Lût'u da (hidâyete nâil ettik) ve hepsini âlemlerin üzerine tercih eyledik.
- **Ümit Şimşek Meali:** İsmail, Elyesa', Yunus ve Lût'a da hidayet verdik. Onların hepsini diğer insanlara üstün kıldık.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And Isma´il and Elisha, and Jonas, and Lot: and to all We gave favour above the nations:

### 87. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Onların babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden bazılarına da aynı üstünlüğü verdik, onları seçtik ve dosdoğru bir yola eriştirdik.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da (üstün meziyetler verdik). Onları seçkin kıldık ve doğru yola ilettik.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Babalarından, soylarından, kardeşlerinden bir kısmını seçtik ve doğru yola eriştirdik.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Bütün bunları seçtik ve bunları dosdoğru bir yola ilettik.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da (üstün kıldık). Onları seçtik ve doğru yola ilettik.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Atalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden bir kısmını da, ve hep bunları seçtik ve hep bunları bir doğru yola hidayetçi kıldık
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Onların babalarından, zürriyyetlerinden, biraderlerinden kimini de (yine üstün imtiyazlara mazhar etdik), onları seçdik, onları doğru bir yola götürdük.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden bir kısmını da (üstün kıldık). Böylece onları seçtik ve onları dosdoğru bir yola hidâyet ettik.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Babalarından, nesillerinden ve kardeşlerinden bir kısmını da üstün kıldık, onları seçtik ve kendilerini doğru yola (İslâma) ilettik.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve onların babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden birçoklarını da hidâyete erdirdik) ve onları seçtik ve kendilerini doğru bir yola kavuşturduk.
- **Ümit Şimşek Meali:** Onların atalarından, nesillerinden ve kardeşlerinden de bir kısmını seçtik ve dosdoğru bir yola ilettik.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** (To them) and to their fathers, and progeny and brethren: We chose them, and we guided them to a straight way.

### 88. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** İşte bu yol, Allah’ın yoludur. O, bu yola kullarından dilediğini eriştirir. Eğer onlar Allah’a ortak koşmuş olsalardı, yaptıkları tüm amel­ler elbette boşa giderdi.
- **Diyanet Vakfı Meali:** İşte bu, Allah'ın hidayetidir, kullarından dilediğini ona iletir. Eğer onlar da Allah'a ortak koşsalardı yapmakta oldukları amelleri elbette boşa giderdi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Bu, Allah'ın kullarından dilediğini eriştirdiği yoludur. Eğer ortak koşsalarda amelleri boşa çıkardı.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** İşte bu, Allah’ın hidayetidir ki, kullarından dilediğini buna iletip yöneltir. Eğer onlar da Allah’a ortak koşsalardı, bütün yaptıkları boşa gitmişti.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** İşte bu, Allah'ın doğru yoludur. Kullarından dilediğini o doğru yola iletir. Eğer onlar Allah'a ortak koşsalardı, yaptıkları bütün amelleri boşa giderdi.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** İşte o yol Allah hüdasıdır, o bunu kullarından dilediğine hidayet eyler, ve eğer bunlar şirketmiş olaydılar bütün mesaîleri heder olmuş gitmişti
- **Hasan Basri Çantay Meali:** İşte o (yol), Allahın hidâyet yoludur ki O, bunu kullarından kime dilerse ona nasıyb eder. Eğer onlar da (Allaha) eş koşsalardı yapageldikleri her şey kendi hesâblarına elbette boşa gitmişdi.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** İşte bu (yol), Allah'ın hidâyetidir; kullarından kimi dilerse (hikmetine binâen, kendi lütfundan) onunla hidâyete erdirir. Fakat şirk koşsalardı, elbette yapmakta oldukları şeyler (ameller) kendilerinden (kabûl edilmez) boşa giderdi.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** İşte o yol, Allah'ın hidâyet yoludur ki, O, bunu kullarından dilediğine nasîb eder. Eğer onlar da (peygamberler) Allah'a ortak koşsalardı, yaptıkları bütün (hayırlı) ameller elbette boşa çıkmış gitmişti.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** İşte bu, Allah Teâlâ'nın hidâyetidir, onunla kullarından dilediğine hidâyet eder. Ve eğer onlar şirk etmiş olsalardı, elbette yapmış oldukları amelleri kendilerinden sükut edip gitmiş olurdu.
- **Ümit Şimşek Meali:** Bu Allah'ın hidayetidir ki, kullarından dilediğini ona eriştirir. Eğer onlar Allah'a ortak koşmuş olsaydı, bütün yaptıkları boşa çıkardı.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** This is the guidance of Allah. He giveth that guidance to whom He pleaseth, of His worshippers. If they were to join other gods with Him, all that they did would be vain for them.

## Tefsir (84-88. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Cenâb-ı
Hak bu âyetlerde, İbrâhim (a.s.)’ın soyundan gelen veya ona bir şekilde
akrabalığı bulunan, kendisi dâhil on sekiz peygamberin ismini sayar; bunları
doğru yola erdirdiğini, daimî bir iyilik ve ihsan sahibi olmaları sebebiyle
onları mükâfatlandırdığını, onların sâlih kimselerden olduğunu ve onları âlemlere
üstün kıldığını haber verir. Bunların babalarından, zürriyetlerinden ve
kardeşlerinden de bir çok kimseyi seçip doğru yola eriştirdiğini bildirir.
Bütün bunlar Allah’ın hidâyeti sayesinde gerçekleşmiştir. Eğer bunlar Allah’a
ortak koşsalardı, O’ndan başkasına ibâdet etmiş olsalardı, böyle yüksek
mertebelere çıkamaz, bilakis onların dahi bütün amelleri boşa giderdi.
Peygamberlerin durumu böyle olunca, onların dışındaki insanların şirke
düştükleri takdirde durumlarının nasıl olacağını tasavvur etmek gerekir. Çünkü
şirk sâlih amelleri, hayırlı işleri yok eden çok çirkin bir günahtır. Şirk
günahına bulaşanlar, belki bir takım haksız yollarla dünyada mülk ve saltanat,
makam ve şöhret sahibi olabilirler; fakat dindar, temiz ve doğru yoldaki
insanların önderi olma gibi yüce bir mertebeye erişemezler. İşte isimleri
sayılan ve sayılmayan bu peygamberler, şirkten titizlikle kaçınıp, bir olan
Allah’a ihlasla kulluk ettiklerinden
bütün dünya için fazilet ve hidâyet kaynağı olma üstünlüğünü kazanmışlardır.




Peygamberlerin
üstünlüğünün sebep ve hikmetlerine gelince:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/enam-suresi/88-ayeti-tefsiri)
- [88. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/enam-suresi/88-ayeti-meali.md)
- [84-88. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/enam-suresi/84-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (87)](https://www.kuranvemeali.com/enam-suresi/87-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (89)](https://www.kuranvemeali.com/enam-suresi/89-ayeti-tefsiri.md)
- [En'âm Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/enam-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
