---
title: "Duhâ Sûresi 6-8. Ayet Tefsiri"
sure: "Duhâ"
sure_no: 93
ayet_no: 6
url: https://www.kuranvemeali.com/duha-suresi/6-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Duhâ Sûresi 6. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Duhâ Sûresi (93. sûre), 6. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/duha-suresi/6-ayeti-tefsiri)

### 6. Ayet

## Arapça

اَلَمْ يَجِدْكَ يَت۪يمًا فَاٰوٰىۖ

## Okunuşu

Elem yecidke yetîmen fe-âvâ

### 7. Ayet

## Arapça

وَوَجَدَكَ ضَٓالًّا فَهَدٰىۖ

## Okunuşu

Ve vecedeke dâllen fehedâ

### 8. Ayet

## Arapça

وَوَجَدَكَ عَٓائِلًا فَاَغْنٰىۜ

## Okunuşu

Ve vecedeke ‘â-ilen fe-aġnâ

## Mealler

### 6. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** O, seni bir yetîm olarak bulup da barındırmadı mı?
- **Diyanet Vakfı Meali:** O, seni yetim bulup barındırmadı mı?
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Seni öksüz bulup da barındırmadı mı?
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Seni yetim bulup da barındırmadı mı?
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** O seni yetim bulup da barındırmadı mı?
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** O seni bir yetîm iken barındırmadı mı?
- **Hasan Basri Çantay Meali:** O, bir yetîm olduğunu bilib de (seni) barındırmadı mı?
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (O,) seni bir yetim iken bulup (seni seçip, amcan Ebû Tâlib'in yanında) barındırmadı mı?
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** O (Rabbin) sen bir yetim iken, (seni) barındırmadı mı?
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Seni bir yetim bulup da barındırmadı mı?
- **Ümit Şimşek Meali:** Sen yetimken O seni barındırmadı mı?
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Did He not find thee an orphan and give thee shelter (and care)?

### 7. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Seni dinî hükümlerden habersiz bulup vahyederek dosdoğru yola eriştirmedi mi?
- **Diyanet Vakfı Meali:** Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi?
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Seni şaşırmış bulup, doğru yola eriştirmedi mi?
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Seni yolunu kaybetmiş olarak bulup da yola iletmedi mi?
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Seni yol bilmez bulup yola iletmedi mi?
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** ve seni yol bilmez iken yola koymadı mı?
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Seni (çocukluğunda) gaaib olmuş bulub da yolunu doğrultmadı mı?
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Hem (sen henüz peygamberlik ve şer'î hükümlerden) habersiz iken seni bulup, yol göstermedi mi?
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Seni, (şeriat hükümlerini) bilmezken, (nübüvvet nimeti ile şer'î) yola koymadı mı?
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve seni bir şaşırmış halde buldu da doğru yolu göstermedi mi?
- **Ümit Şimşek Meali:** Sen şaşırmışken O sana yol göstermedi mi?
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And He found thee wandering, and He gave thee guidance.

### 8. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Seni yoksul bulup zengin etmedi mi?
- **Diyanet Vakfı Meali:** Seni fakir bulup zengin etmedi mi?
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Seni fakir bulup zenginleştirmedi mi?
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Seni ihtiyaç içinde bulup da zengin etmedi mi?
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Seni yoksul bulup zengin etmedi mi?
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** ve seni bir yoksul iken zengin etmedi mi?
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Seni, bir fakîr olduğunu bilib de, zengin yapmadı mı?
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Hem seni fakir iken bulup da zengin etmedi mi?
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Seni, bir, yoksul iken, (Hz. Hatice'nin malı ile) zengin etmedi mi?
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve seni bir yoksul buldu da zengin kılmadı mı?
- **Ümit Şimşek Meali:** Sen yoksulken O seni zengin etmedi mi?
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And He found thee in need, and made thee independent.

## Tefsir (6-8. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Efendimiz
(s.a.s.)’e olan bu ilâhî lutuflar şunlardır:

Birincisi;
Resûlullah (s.a.s.), ana karnında altı aylık iken babası ölmüş, dünyaya yetim
olarak gelmişti. Altı yaşına kadar onu annesi şefkatle büyüttü. Annesinin vefâtından
sonra sekiz yaşına kadar dedesi Abdulmuttalip onu istisnaî bir muhabbetle
yetiştirdi. Dedesinin ölümünden sonra, amcası Ebu Talib onu himayesine aldı.
Gerçek bir baba gibi onu muhabbetle koruyup kolladı. Hatta nübüvvetten sonra
bile bütün Kureyşi karşısına alarak, göğsünü on sene kadar yeğeni için siper
etmişti. İşte bunlar, o Yetîm hakkında ilâhî himâye ve barındırmanın beşer
planında bir tecellisinden başka bir şey değildi. Dileseydi onu sahipsiz
bırakıp hebâ edebilirdi. Fakat merhamet etti, onu sadefinde saklı dürr-i yetîm
gibi tertemiz büyütüp yetiştirdi.

İkincisii;
Resûl-i Ekrem (s.a.s.), kendisine vahiy gelmeden önce kırk sene Mekke’de müşrik
bir toplum içinde yaşadı. Kendisi hanîfti. Allah’ın birliğine inanıyor, putlara
asla tapmıyor, toplumda iyice yaygınlaşmış olan hiçbir günaha tevessül
etmiyordu. Ahlâk yönünden de pek yüksek bir seviyeye sahipti. Fakat günahlara
dalmış insanların durumuna üzülüyor, onların kurtuluşu için çareler düşünüyor,
lakin ne yapacağını bilemiyordu. O hiçbir zaman akıl ve din yönünden sapık
olmamıştır. Fakat Kur’an gibi mûcize bir kitaptan, İslâm gibi insanlığın
kurtuluşunun reçetesini sunan mükemmel bir dinden haberdar değildi. Allah ona
peygamberlik verip vahiy göndererek onu doğru yola eriştirmiştir. Çaresiz insanlara
nasıl el uzatıp, hastalıklarına devâ olacağını öğretmiştir. İşte âyette ضَٓالًّا (dāllen) ve هَدٰى
(hedâ), kelimeleriyle bu durum kastedilir.

Nitekim
onun bu hâline işaret eden şu âyet-i kerîme dikkat çekicidir:

**“İşte biz böylece sana emrimizle ölü kalplere hayat bahşeden bu
Kur’an’ı vahyettik. Yoksa daha önce sen kitap nedir, iman nedir, bilmezdin. Biz
Kur’an’ı bir nûr kıldık ki, onunla kullarımızdan dilediğimizi doğru yola
ulaştıralım. Sen de hiç şüphesiz insanlığı dosdoğru bir yola çağırmaktasın.” **(Şûrâ 42/52)****

**“Sen, aslında bu kitabın sana vahyedileceğini ummuyordun. Bu sana
ancak Rabbinden bir rahmet olarak geldi. O halde sakın kâfirlere arka çıkma!” **(Kasas 28/86)****

Üçüncüsü;
Allah Resûlü (s.a.s.) fakir bir ailede doğup büyüdü. Babasından kendisine fazla
bir miras da kalmamıştı. Sonra Cenâb-ı Hak onu önce Şam’a yaptığı ticaret
seferinden elde edilen bereketli kâr ile zengin etti. Hz. Hatice ile
evlendikten sonra da ona bütün servetini hibe etmesiyle zengin kıldı. Daha
sonra kendisine ilâhî bir lutuf olarak ihsân buyrulan fetihler ve ganimetler
ile zenginlik elde edilmiştir. Fakat Peygamberimiz (s.a.s.), kendine ihsan
edilen bütün imkânları, ailesinin zaruri ihtiyaçları dışında Allah yolunda
sınırsız bir cömertlikle harcamıştır. Buradaki “zenginleş­tirme”den maksat,
Cenâb-ı Hakk’ın Habîbi’ne gönderdiği vahiy ile onun ruh âlemini, kalp dünya­sını
zenginleştirmesi, onu hem kendisini hem tüm beşeriyeti aydınlatabilecek
zenginlik­te hakikatlere mazhar kılması da olabilir.
















Yüce
Mevlâmız, ihsan buyurduğu bu nimetler mukâbilinde Nebiyy-i Ekrem (s.a.s.)’e şu
üç şeyi yapmasını emir buyurur:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/duha-suresi/6-ayeti-tefsiri)
- [6. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/duha-suresi/6-ayeti-meali.md)
- [6-8. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/duha-suresi/6-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (5)](https://www.kuranvemeali.com/duha-suresi/5-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (9)](https://www.kuranvemeali.com/duha-suresi/9-ayeti-tefsiri.md)
- [Duhâ Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/duha-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
