---
title: "Cin Sûresi 11-15. Ayet Tefsiri"
sure: "Cin"
sure_no: 72
ayet_no: 15
url: https://www.kuranvemeali.com/cin-suresi/15-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Cin Sûresi 15. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Cin Sûresi (72. sûre), 15. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/cin-suresi/15-ayeti-tefsiri)

### 11. Ayet

## Arapça

وَاَنَّا مِنَّا الصَّالِحُونَ وَمِنَّا دُونَ ذٰلِكَۜ كُنَّا طَرَٓائِقَ قِدَدًاۙ

## Okunuşu

Ve ennâ minnâ-ssâlihûne ve minnâ dûne żâlik(e)(s) kunnâ tarâ-ika kidedâ(n)

### 12. Ayet

## Arapça

وَاَنَّا ظَنَنَّٓا اَنْ لَنْ نُعْجِزَ اللّٰهَ فِي الْاَرْضِ وَلَنْ نُعْجِزَهُ هَرَبًاۙ

## Okunuşu

Ve ennâ zanennâ en len nu’ciza(A)llâhe fî-l-ardi velen nu’cizehu herabâ(n)

### 13. Ayet

## Arapça

وَاَنَّا لَمَّا سَمِعْنَا الْهُدٰٓى اٰمَنَّا بِه۪ۜ فَمَنْ يُؤْمِنْ بِرَبِّه۪ فَلَا يَخَافُ بَخْسًا وَلَا رَهَقًاۙ

## Okunuşu

Ve ennâ lemmâ semi’nâ-lhudâ âmennâ bih(i)(s) femen yu/min birabbihi felâ yeḣâfu baḣsen velâ rahekâ(n)

### 14. Ayet

## Arapça

وَاَنَّا مِنَّا الْمُسْلِمُونَ وَمِنَّا الْقَاسِطُونَۜ فَمَنْ اَسْلَمَ فَاُو۬لٰٓئِكَ تَحَرَّوْا رَشَدًا

## Okunuşu

Ve ennâ minnâ-lmuslimûne ve minnâ-lkâsitûn(e)(s) femen esleme feulâ-ike teharrav raşedâ(n)

### 15. Ayet

## Arapça

وَاَمَّا الْقَاسِطُونَ فَكَانُوا لِجَهَنَّمَ حَطَبًاۙ

## Okunuşu

Ve emmâ-lkâsitûne fekânû licehenneme hatabâ(n)

## Mealler

### 11. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** «Bize gelince, içimizde dürüst ve erdemli kimseler de var, bunun çok aşağısında kalan azgınlar da. Tıpkı insanlar gibi biz de farklı inançlara sahip çeşitli gruplara ayrılmış vaziyetteyiz.»
- **Diyanet Vakfı Meali:** Gerçekten biz, -kimimiz sâlih kişiler, kimimiz ise bunlardan aşağıda olmak üzere- türlü türlü yollar tutmuştuk.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** "Doğrusu aramızda iyiler de vardır, bundan aşağı bulunanlar da vardır. Biz, türlü türlü yolda olan topluluklardık."
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** “Doğrusu içimizde salih olanlar da var, olmayanlar da. Ayrı ayrı yollar tutmuşuz.”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Doğrusu bizler; bizden iyi olanlar da var, olmayanlar da var. Biz çeşitli yollara ayrılmışız.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve doğrusu bizler: bizlerden salih olanlar da var, olmıyanlar da var dilim dilim tarikatler olmuşuz
- **Hasan Basri Çantay Meali:** «Hakıykaten biz, kimimiz salâha ermiş (iyi kişi) leriz, kimimiz ise bunlardan aşağıdır. Çeşid çeşid yollar (a saahib) olmuşuz».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** “Doğrusu biz ise, bizden sâlih olanlar da vardır ve bizden bundan aşağıda olanlar(böyle sâlih olmayanlar) da vardır. Farklı farklı yollar(da gider) olmuşuz.”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Doğrusu, biz cinlerin içinde, mümin olanlar da var, içimizden bundan aşağı (kâfirler) olan da var. (Allah'a iman etmezden önce) çeşit çeşit mezheplere ayrılmış idik.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** «Ve şüphe yok ki bizden sâlih kimseler vardır ve bizden onun dûnunda olanlar da vardır. Biz müteferrik cemaatler olmuşuzdur.»
- **Ümit Şimşek Meali:** “İçimizden iyi kimseler de var, iyi olmayanlar da. Biz de bölük bölük olup çeşitli yollar tutmuşuzdur.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** ´There are among us some that are righteous, and some the contrary: we follow divergent paths.

### 12. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** «Artık şu gerçeği iyice anlamış bulunuyoruz ki, biz ne yeryüzünde Allah’ın iradesine karşı koyabiliriz, ne de O’nun elinden kaçıp kurtulabiliriz.»
- **Diyanet Vakfı Meali:** (Artık) şu gerçeği şüphesiz anladık ki, biz yeryüzünde bulunsak da Allah'ı âciz bırakamayacağız, başka yere kaçmakla da elinden kurtulamayacağız.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** "Yeryüzünde kalsak da Allah'ı aciz bırakamayacağımız, başka yere kaçsak da, O'nu aciz kılamayacağımız gerçeğini şüphesiz anladık."
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** “Muhakkak ki biz Allah’ı yeryüzünde âciz bırakamayacağımızı, kaçarak da onu âciz bırakamayacağımızı anladık.”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** "Doğrusu biz anladık ki, Allah'ı yerde acze düşürmemize imkân yok. Kaçmakla da O'nu asla âciz bırakamayacağız."
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve doğrusu biz anladık ki Allahı Arzda acze düşürmemize ihtimal yok, kaçmakla da onu asla âciz bırakamayız
- **Hasan Basri Çantay Meali:** «Şu hakıykatı da şübhesiz anladık ki: Yer (yüzün) de (bulunsak) da Allâhı asla aaciz bırakamayız, (göğe) kaçmakla da Onu asla aaciz kılamayız».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** “Artık şübhesiz ki biz, yeryüzünde Allah'ı aslâ âciz bırakamayacağımızı, (hem)kaçmakla da O'nu aslâ âciz bırakamayacağımızı (O'ndan kurtulamayacağımızı) sezdik (iyice anladık)!”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Gerçekten biz anladık ki, Allah'ı yeryüzünde acze düşürmemize asla imkân yok, kaçmakla da hiç bir zaman O'nu âciz bırakamayız.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** «Ve muhakkak anladık ki, Allah'ı yerde acze düşüremeyiz ve kaçmakla da onu aciz bırakamayız.»
- **Ümit Şimşek Meali:** “Şunu da anlamış bulunuyoruz ki, biz ne dünyada Allah'ı âciz bırakabiliriz, ne de Ondan kaçıp kurtulabiliriz.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** ´But we think that we can by no means frustrate Allah throughout the earth, nor can we frustrate Him by flight.

### 13. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** «Ne zaman ki doğru yolu gösteren Kur’an’ı dinledik, hemen ona iman ettik. Rabbine iman eden kimse, ne ecrinin eksilmesinden korkar, ne de zulme uğramaktan.»
- **Diyanet Vakfı Meali:** Doğrusu biz, o hidayeti (Kur'an'ı) işitince ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, artık ne bir (ecrinin) eksikliğe uğratılmasından ne de haksızlık edilmesinden korkar.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** "Şüphesiz, doğruluk rehberi olan Kuran'ı dinlediğimizde ona inandık; kim Rabbine inanırsa, o, ecrinin eksiltileceğinden ve kendisine haksızlık edileceğinden korkmaz."
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** “Gerçekten biz hidayet rehberini (Kur’an’ı) işitince ona inandık. Kim Rabbine inanırsa, artık ne hakkının eksik verilmesinden, ne de haksızlığa uğramaktan korkar.”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** "Doğrusu biz o hidayet rehberini dinlediğimizde ona iman ettik. Kim Rabbine inanırsa, ne hakkının eksik verilmesinden korkar, ne de kendisine kötülük edilmesinden."
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve doğrusu biz o hidayet rehberini dinlediğimizde ona iyman ettik, her kim o rabbına iyman ederse artık ne hakkı yenmek ne de istiylâ olunmak korkusu kalmaz
- **Hasan Basri Çantay Meali:** «Doğrusu, biz o hidâyeti (Kur'ânı) dinleyince ona îmân etdik. Kim de Rabbine îmân ederse o, ne bir (ecrinin) eksileceğinden, ne de bir haksızlığa uğrayacağından korkmaz».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** “Ve gerçekten biz, o hidâyeti (Kur'ân'ı) dinleyince ona îmân ettik. O hâlde kim Rabbisine îmân ederse, artık ne (alacağı sevabda) bir noksanlıktan, ne de bir haksızlığa uğramaktan korkar!”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Gerçekten biz, O Kur'an'ı dinlediğimiz zaman ona iman ettik. Kim Rabbine iman ederse, artık ne mükâfatının azalacağından, ne de bir haksızlığa uğrıyacağından korkmaz.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** «Doğrusu biz vaktâ ki, o rehber-i hidâyeti dinledik, O'na imân ettik. İmdi kim de Rabbine imân ederse artık ne noksaniyetten ve ne de bir zillete uğramadan korkmaz.»
- **Ümit Şimşek Meali:** “Doğru yolu gösteren Kur'ân'ı işitir işitmez biz ona iman ettik. Rabbine iman eden kimse ne ecrinin eksilmesinden korkar, ne zulme uğramaktan.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** ´And as for us, since we have listened to the Guidance, we have accepted it: and any who believes in his Lord has no fear, either of a short (account) or of any injustice.

### 14. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** «İçimizde Allah’a teslimiyet yolunu seçenler de var, doğru yolu terk eden zâlimler de. Kim teslimiyet yolunu seçip Allah’ın emirlerine boyun eğerse, işte onlar doğru yolu arayıp bulmuş olanlardır.»
- **Diyanet Vakfı Meali:** İçimizde, (Allah'a) teslimiyet gösterenler de var, hak yoldan sapanlar da var. Teslimiyet gösteren kimseler, doğru yolu arayanlardır.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** "İçimizde, kendini Allah'a vermiş olanlar da, yazık edenler de vardır. Kendini Allah'a veren kimseler, işte onlar, doğru yolu arayanlar, ona layık olanlardır."
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** “Kuşkusuz içimizde müslüman olanlar da var, hak yoldan sapanlar da var. Kim müslüman olursa, işte onlar doğruyu arayıp bulmuşlardır.”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** "Ve biz, bizlerden müslümanlar da var, hak yoldan sapanlar da var. Müslüman olanlar, işte onlar doğru yolu arayanlardır."
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ve doğrusu bizler: bizlerden müslimler de var, haksızlar da var, müslim olanlar, işte onlar rüşd-ü savabı arıyanlardır
- **Hasan Basri Çantay Meali:** «Gerçek kimimiz müslümanlar, kimimiz ise zulmedenlerdir. Müslüman olan kişiler (yok mu?) işte onlar doğru yolu ara (yıb bul) muşlardır».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** “Doğrusu biz ki, bizden Müslüman olanlar da var ve içimizden (hak yoldan)sapanlar da var. Fakat kim Müslüman olursa, işte onlar doğru yolu aramışlardır.”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Gerçekten bizim içimizde (Kur'an'a ve Peygambere iman eden) müslümanlar da var, bizden (iman etmiyen) zalimler de var. Müslüman olanlar, işte onlar hidayeti arayanlardır; (ve ona lâyık bulunanlardır).
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** «Ve muhakkak ki, bizden müslümanlar da vardır ve bizden mütecavizler de vardır, artık kimler İslâmiyet'e nâil olmuşlar ise, işte onlar doğru yolu araştırmışlardır.»
- **Ümit Şimşek Meali:** “İçimizden Müslüman olanlar da var, haktan ayrılanlar da. Müslüman olanlar, doğru yolu arayıp bulmuş olanlardır.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** ´Amongst us are some that submit their wills (to Allah., and some that swerve from justice. Now those who submit their wills - they have sought out (the path) of right conduct:

### 15. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** «Doğru yolu terk eden zâlimler ise cehenneme odun olacaklardır.»”
- **Diyanet Vakfı Meali:** Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** "Kendilerine yazık edenlere gelince; onlar, cehennemin odunları oldular."
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** “Hak yoldan sapanlara gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır.”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Ama yoldan çıkanlar, işte onlar cehenneme odun olmuşlardır.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Amma haksızlar Cehenneme odun olmuşlardır
- **Hasan Basri Çantay Meali:** «Zulmedenlere gelince : Onlar da cehenneme odun oldular».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** “(Hak yoldan) sapanlara gelince, artık (onlar) Cehenneme odun olmuşlardır!”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Zulüm edenlere (kâfirlere) gelince, onlar cehenneme odun olmuşlardır.”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** «Amma, hakkı tecavüz edenler ise, işte onlar da cehennem için bir odun olmuşlardır.»
- **Ümit Şimşek Meali:** “Haktan ayrılanlar ise Cehenneme odun olurlar.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** ´But those who swerve,- they are (but) fuel for Hellfire ´-

## Tefsir (11-15. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Verilen
bu bilgilere göre:



-
Cinlerin hepsi kâfir olmadığı gibi, hepsi de müslüman değildir. İçlerinde
çeşitli gruplar vardır. Allah’a ve peygambere inanıp sâlih olanlar bulunduğu
gibi, böyle olmayanlar da vardır. Ahkâf sûresinin 30. âyetinin haber verdiğine
göre onlardan Hz. Mûsâ’ya ve Tevrat’a inananlar olduğu anlaşılmaktadır.



-
Cinler, dinledikleri Kur’ân-ı Kerîm’den dinî gerçekleri öğrendiler. Allah’ı
tanıdılar. Ne yeryüzünde ne de kaçacakları herhangi bir yerde Allah’ın iradesine
karşı koyamayacaklarını iyice anladılar. O’nun hükmünden kaçamayacaklarını
gördüler. İster gizlensinler ister açığa çıksınlar, ister parça parça olsunlar
ister bir araya gelsinler, ne yaparsa yapsınlar, Allah’a karşı koyup ondan
kurtulamayacaklarının farkına vardılar. Dolaysıyla tek çıkış yolunun Allah’a
iman ve itaat etmek olduğunu aşikar bir şekilde görüp anladılar.



-
Onlar, Allah Teâlâ’nın sonsuz kudretiyle birlikte son derece adâletli bir Rab
olduğunu da öğrendiler. Öyle ki Rabbine iman eden, onun birliğini ve
büyüklüğünü tanıyan, indirdiklerini doğrulayıp, azabından korunan ve O’na
sığınan kimse en sağlam bir kulpa tutunmuş, en sağlam bir kaleye sığınmıştır.
Artık onun ne hakkının yenilmesi ne de mükâfatından bir şeyin eksiltilmesi
suretiyle zulme uğramaktan korkmasına gerek yoktur. O kişi, insan olsun cin
olsun, başka birisi tarafından hâkimiyet altına alınıp zillete de
düşmeyecektir. Çünkü Allah’ın hiçbir ortağı yoktur. Onun gücüne ve kudretine
karşı gelecek kimse düşünülemez. Hülâsa, insanlara ve cinlere sığınanlar
kendilerini kurtaramazlar. Fakat Allah’a iman edip de ona sığınanlar selâmete
ererler. Öyleyse insanlar cinlere sığınmamalı, cinler de içlerindeki beyinsiz
ve alçak grubunu oluşturan şeytanlara uyup da insanları aldatmaya çalışmamalıdır.



-
Cinlerin içinde müslüman olan, haber verildiği üzere Allah’ın birliğine inanıp
O’na itaatle selâmet yolunu tutanlar vardır. Buna karşılık iman ve İslâm
yolundan sapıp zâlim olanlar da. müslümanları, iyiyi ve doğruyu arayan ve ona
layık olanlardır. İşte göğün korunması ve peygamber gönderilmesiyle bunlar
hakkında iyilik murat edilmiştir. İslâm yolundan sapan kâfirler ve zalimler ise
cehenneme odun olacaklar; orada yanacaklardır. Dolayısıyla onlar hakkında da
kötülük murat edildiği anlaşılmaktadır.



O halde, ey sorumlu varlıklar, şu gerçekleri
aklınızdan çıkarmayın:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/cin-suresi/15-ayeti-tefsiri)
- [15. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/cin-suresi/15-ayeti-meali.md)
- [11-15. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/cin-suresi/11-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (14)](https://www.kuranvemeali.com/cin-suresi/14-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (16)](https://www.kuranvemeali.com/cin-suresi/16-ayeti-tefsiri.md)
- [Cin Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/cin-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
