---
title: "Bürûc Sûresi 8-9. Ayet Tefsiri"
sure: "Bürûc"
sure_no: 85
ayet_no: 8
url: https://www.kuranvemeali.com/buruc-suresi/8-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Bürûc Sûresi 8. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Bürûc Sûresi (85. sûre), 8. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/buruc-suresi/8-ayeti-tefsiri)

### 8. Ayet

## Arapça

وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ اِلَّٓا اَنْ يُؤْمِنُوا بِاللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَم۪يدِۙ

## Okunuşu

Vemâ nekamû minhum illâ en yu/minû bi(A)llâhi-l’azîzi-lhamîd(i)

### 9. Ayet

## Arapça

اَلَّذ۪ي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَه۪يدٌۜ

## Okunuşu

Elleżî lehu mulku-ssemâvâti vel-ard(i)(c) va(A)llâhu ‘alâ kulli şey-in şehîd(un)

## Mealler

### 8. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** O mü’minlerden, başka bir sebeple değil, sadece karşı konulmaz kudret sahibi ve her türlü övgüye lâyık olan Allah’a iman etmelerinden ötürü nefret edip, intikam alıyorlardı.
- **Diyanet Vakfı Meali:** 8, 9. Onlardan, sırf, göklerin ve yerin mülkü kendisine ait olan, azîz ve hamîd olan Allah'a iman ettikleri için intikam aldılar. Oysa ki Allah her şeyi görür.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 8,9. Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 8,9. Onlar mü’minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye lâyık Allah’a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah, her şeye şahittir.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Müminlere kızmalarının sebebi de, onların yalnız çok güçlü ve övgüye lâyık olan Allah'a iman etmeleri idi.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Onlardan kızdıkları da yalnız azîz, hamîd olan Allaha iyman etmeleri idi
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Onlar, içlerinden (mü'minlerin) O yegâne gaalib, her hamde lâyık Allaha îman etmelerinden başka (hiçbir şey'i) inkâr etmemişlerdi.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Ve onlardan (o mü'minlerden) sâdece, Azîz (kudreti dâimâ üstün olan), Hamîd(hamd edilmeye çok lâyık) olan Allah'a îmân ettikleri için, (sâdece bunun için) intikam aldılar.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Müminlere kızdıkları da, ancak Azîz, Hamîd olan Allah'a iman etmeleri idi.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve bunlardan intikam almaları da, bunların azîz, hamîd olan Allah'a imân etmiş olmalarından başka bir şey için değildi.
- **Ümit Şimşek Meali:** Onlardan intikam almalarının nedeni, o mü'minlerin, kudreti herşeye üstün olan ve her türlü övgüye lâyık bulunan Allah'a iman etmelerinden başka birşey değildi.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And they ill-treated them for no other reason than that they believed in Allah, Exalted in Power, Worthy of all Praise!-

### 9. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Göklerin ve yerin mutlak mülkiyet ve hâkimiyeti kendisine ait olan Allah’a. Ama Allah olup biten her şeye şâhittir.
- **Diyanet Vakfı Meali:** 8, 9. Onlardan, sırf, göklerin ve yerin mülkü kendisine ait olan, azîz ve hamîd olan Allah'a iman ettikleri için intikam aldılar. Oysa ki Allah her şeyi görür.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 8,9. Bu inkarcıların, inananlara kızmaları; onların sadece, göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin bulunan ve övülmeğe layık ve güçlü olan Allah'a inanmış olmalarındandı. Allah her şeye şahiddir.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 8,9. Onlar mü’minlere ancak; göklerin ve yerin hükümranlığı kendisine ait olan mutlak güç sahibi ve övülmeye lâyık Allah’a iman ettikleri için kızıyorlardı. Allah, her şeye şahittir.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** O Allah ki, göklerin ve yerin hükümranlığı O'nundur ve Allah her şeye şahittir.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Ki bütün Semavât ve Arz mülkü onundur ve Allah, her şey'e şâhiddir
- **Hasan Basri Çantay Meali:** (O Allah ki) göklerin ve yerin mülk (-ü tasarruf) u Onundur. Allah herşey'e hakkıyle şâhiddir.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** O (Allah) ki, göklerin ve yerin mülkü O'nundur. Ve Allah, herşeye hakkıyla şâhiddir.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** O Allah ki, göklerin ve yerin mülkü O'nundur; ve Allah her şeye şahiddir.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** O (Allah'a) ki, göklerin ve yerin mülkü O'na aittir ve Allah her şey üzerine şahittir.
- **Ümit Şimşek Meali:** O Allah ki, göklerin ve yerin egemenliği Onundur. Ve Allah herşeye şahittir.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Him to Whom belongs the dominion of the heavens and the earth! And Allah is Witness to all things.

## Tefsir (8-9. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Bu
azılı kâfirler, mü’minlerden, başka bir sebeple değil, sadece karşı konulamaz
kudret sahibi ve her türlü övgüye lâyık olan Allah’a inanıp güvenmelerinden ve
yalnız O’na dayanıp bel bağlamalarından; diğer taraftan da onların savunduğu
sistemleri reddetmelerinden dolayı öç almaktadırlar. Halbuki bu bir suç değil,
Rabbimizin istediği ihlas ve tevhidin ta kendisidir. Allah’ın güç ve kuvvet
sahibi olduğunda şüphe yoktur. Ancak bu dünya mü’min için bir istirahat mekanı
değil, bir imtihan sahnesidir. Bu sahnede mü’minler de imanlarında test
edileceklerdir. Bize şer gibi görülen bir kısım olaylar, netice itibariyle
birer rahmet tezahürüdür. Ebedi âhiret nimetlerine kavuşabilmek için geçici
dünya hayatında bir bedel ödemek zaruridir. Bir anlamda mü’minler çektikleri bu
çilelerle, cennete girmelerinin yegane anahtarı olan imanlarına safiyet,
temizlik ve keskinlik kazandırmaktadırlar. Bununla birlikte Yüce Rabbimiz, kâfirlere
ve zalimlere, yeri ve zamanı geldiğinde en şiddetli bir şekilde yakalayıp
hadlerini bildirmek için, bir kısım hikmetlere dayalı olarak mühlet
tanımaktadır.

Cenâb-ı
Hakkın “Şehîd” ismi, bilen ve gören anlamını taşımaktadır. O, kullarının bütün
yaptıklarına müttalidir, hiçbir şey O’na gizli kalmaz. O her şeyi görmekte,
izlemekte ve bilmektedir. Mümin kul Allah’ın kendi durumunu gördüğünü bilince,
O’nun rızâsı için eziyetlere katlanması kolay olur.

Anlatıldığına
göre adamın biri sopalarla dövülüyor, o ise sabredip ses çıkarmıyordu.
Oradakilerden biri:

“–
Sana dayak acı vermiyor mu, niçin sesini çıkarmıyorsun?” deyince adam:

“–
Evet, acı veriyor, hem de çok acı veriyor” diyordu. O kişi:

“–
Peki niçin bağırmıyorsun, âh, of demiyorsun” dediğinde adam:

“–
Şurada bulunanlar içinde sevgilim var, beni izliyor, eğer bağırırsam onun
yanındaki değerimi kaybetmekten korkarım” diye karşılık veriyordu.
















Allah
Teâlâ’nın Şehîd ismi, aynı zamanda yapılan zulümlerin karşılıksız kalmayacağını
da gösterir:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/buruc-suresi/8-ayeti-tefsiri)
- [8. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/buruc-suresi/8-ayeti-meali.md)
- [8-9. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/buruc-suresi/8-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (7)](https://www.kuranvemeali.com/buruc-suresi/7-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (10)](https://www.kuranvemeali.com/buruc-suresi/10-ayeti-tefsiri.md)
- [Bürûc Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/buruc-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
