---
title: "Bürûc Sûresi 4-7. Ayet Tefsiri"
sure: "Bürûc"
sure_no: 85
ayet_no: 4
url: https://www.kuranvemeali.com/buruc-suresi/4-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Bürûc Sûresi 4. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Bürûc Sûresi (85. sûre), 4. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/buruc-suresi/4-ayeti-tefsiri)

### 4. Ayet

## Arapça

قُتِلَ اَصْحَابُ الْاُخْدُودِۙ

## Okunuşu

Kutile ashâbu-l-uḣdûd(i)

### 5. Ayet

## Arapça

اَلنَّارِ ذَاتِ الْوَقُودِۙ

## Okunuşu

Ennâri żâti-lvekûd(i)

### 6. Ayet

## Arapça

اِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌۙ

## Okunuşu

İż hum ‘aleyhâ ku’ûd(un)

### 7. Ayet

## Arapça

وَهُمْ عَلٰى مَا يَفْعَلُونَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ شُهُودٌۜ

## Okunuşu

Vehum ‘alâ mâ yef’alûne bilmu/minîne şuhûd(un)

## Mealler

### 4. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Kahrolsun mü’minleri yakmak için o hendekleri kazanlar.
- **Diyanet Vakfı Meali:** 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 4,5,6,7. Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 3,4,5. Şâhitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü’minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lânetlenmiştir.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Kahroldu o hendeğin sahipleri,
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Tel'ıyn edildi sahibleri o uhdudun
- **Hasan Basri Çantay Meali:** 4,5. tutuşdurucu (malzeme ile hazırladıkları) o ateş hendeklerin saahibleri gebertilmişdir.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** 4,5. (Ki mü'minlere işkence yapan) o Ashâb-ı Uhdûd, çırayla tutuşturulmuş o (çok şiddetli) ateş (hendeklerinin sâhibleri) kahrolsun!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** (Eski devirlerde müminlere çeşitli eziyetler yapan ve) Ashab-ı Uhdûd (diye adlanan kavim lânet edildiği gibi, Mekke müşrikleri de) lânetlenmiştir.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Hendeklerin sahipleri mel'un bulunmuştur.
- **Ümit Şimşek Meali:** Uhdud Ashabı kahrolsun!
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Woe to the makers of the pit (of fire),

### 5. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Alev alev tutuşturulmuş ateşle dolu hendekleri!
- **Diyanet Vakfı Meali:** 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 4,5,6,7. Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 3,4,5. Şâhitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü’minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar lânetlenmiştir.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** O çıralı ateşin,
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** O çıralı ateşin
- **Hasan Basri Çantay Meali:** 4,5. tutuşdurucu (malzeme ile hazırladıkları) o ateş hendeklerin saahibleri gebertilmişdir.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** 4,5. (Ki mü'minlere işkence yapan) o Ashâb-ı Uhdûd, çırayla tutuşturulmuş o (çok şiddetli) ateş (hendeklerinin sâhibleri) kahrolsun!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** İşkenceleri (Uhdûd'un), alevli ateştendi.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Şiddetli tutuşturulmuş ateş (sahipleri).
- **Ümit Şimşek Meali:** 5,6. Tutuşturdukları ateşle dolu hendeklerin karşısına otururlar,
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Fire supplied (abundantly) with fuel:

### 6. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Onlar o ateşin başına oturmuş,
- **Diyanet Vakfı Meali:** 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 4,5,6,7. Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 6,7. O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Hani o ateşin başına oturmuşlar,
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** O vakıt ki üzerine oturmuştular
- **Hasan Basri Çantay Meali:** O zaman onlar (o ateşin) etrafında oturucu idiler.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** 6,7. O vakit onlar, onun üzerine (ateşin etrâfında) oturmuş kimseler idiler. Ve onlar, mü'minlere yapmakta olduklarını seyredicilerdi!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** O vakit, (o zalim kâfirler) ateşin etrafında oturmuştular;
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** O vakit ki, onlar onun üzerine oturucu idiler.
- **Ümit Şimşek Meali:** 5,6. Tutuşturdukları ateşle dolu hendeklerin karşısına otururlar,
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Behold! They sat over against the (fire),

### 7. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Mü’minlere yaptıkları işkenceyi keyifle seyrediyorlardı.
- **Diyanet Vakfı Meali:** 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 4,5,6,7. Hazırladıkları hendekleri, tutuşturulmuş ateşle doldurarak onun çevresinde oturup, inanmış kimselere dinlerinden dönmeleri için yaptıkları işkenceleri seyredenler kahrolmuştur!
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** 6,7. O vakit, ateşin etrafında oturmuş, mü’minlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Müminlere yaptıklarını seyrediyorlardı.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Mü'minlere yaptıklarına karşı şâhid de oluyorlardı
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Onlar (Allaha) îman edenlere yapacakları (işkenceler) hususunda (hükümdarları nezdinde) şâhidlik edeceklerdi.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** 6,7. O vakit onlar, onun üzerine (ateşin etrâfında) oturmuş kimseler idiler. Ve onlar, mü'minlere yapmakta olduklarını seyredicilerdi!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Ve müminlere yaptıklarına, (onları yakmalarına) şahid bulunuyorlardı.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve onlar, mü'minlere yapar olduklarını seyrediciler idi.
- **Ümit Şimşek Meali:** Ve mü'minlere yaptıkları işkenceyi seyrederlerdi.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And they witnessed (all) that they were doing against the Believers.

## Tefsir (4-7. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Yüce
Rablerine karşı kalplerinde taşıdıkları hâlis iman ve tevhid düşüncesine en
küçük bir şirk kiri bulaştırmak istemeyen, sadece O’na kavuşmayı arzu eden, bu
sebeple Allah’ın dışındaki güçlerin egemenliğine boyun eğmeyen mü’minleri
yakmak üzere o tutuşturulmuş ateş dolu
hendekleri hazırlayan Ashâb-ı Uhdûd, yüceler yücesi, bütün varlığı kudretine
boyun eğdiren Cenâb-ı Hakk’ın lisanıyla lâlenetlenmiştir.

Ashâb-ı
Uhdûd hakkında kaynaklarda dört değişik hadise zikredilir. Bunların en meşhuru,
Yemen krallığını ele geçiren “Zû Nüvâs” hakkında olanıdır. Milâdî dördüncü
asırda Yemen’e hakim olan bu kral, hıristiyan olan Necran ahâlisini, inançlarını
değiştirmeye zorlamış, halk direnince bir çok insanı ateş dolu hendeklere
attırarak diri diri yaktırmıştır. Bu şekilde öldürülenlerin sayısının 20.000
kadar olduğu kaydedilmektedir. Yemen’de yahudi hâkimiyeti 340-378 yılları
arasında devam etmiştir. Şunu hemen belirtelim ki Ashâb-ı Uhdûd, Araplarca
bilinen bir kıssadır. Bunlar, o dönemde Allah’a inanan ve bu sebeple kendi
düşünce ve ideolojilerini benimsemeyen mü’minleri, kazdıkları derin hendeklerde
tutuşturdukları ateşler içinde yakmışlar, kendileri de bunu insafsızca ve
merhametsizce seyretmişlerdir. İşte mü’minlere böyle zulümleri reva gören bu azgınlar ve bunların farklı zamanlarda
ortaya çıkan benzerleri, Allah Teâlâ’nın kahrına ve gazabına uğramışlar ve
ilâhî rahmetten kovulmuşlardır. Şu bir gerçek ki, kalplere kök salıp karar
kılan imanı bu şekilde yakmaya çalışanlar başarılı olamamış, bilakis Allah’ın
kahır ve gazabına uğrayarak mağlup ve perişan olmuşlardır. Ashâb-ı Uhdûd, Yüce
Rabbimizin benzerleri içinden seçtiği bir örnektir. Bu tür olaylar tarih içinde
benzer şekilde tekrarlanıp durmaktadır.

Sûrenin
başında zikredilen yeminler, aynı zamanda Mekke kâfirlerinin de Ashâb-ı Uhdûd
gibi lanetlendiklerini gösterir. Dördüncü ayetin metnindeki قُتِلَ (kutile) kelimesiyle anlatılan lânetlenme, işlenen günahın
büyüklüğünü gösterdiği gibi, o günahı işleyenlere de Allah’ın gazabının
çarpacağını gösterir.







Bahsedilen kâfirlerin, mü’minlerden bu şekilde
intikam almalarının sebebi neydi:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/buruc-suresi/4-ayeti-tefsiri)
- [4. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/buruc-suresi/4-ayeti-meali.md)
- [4-7. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/buruc-suresi/4-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (3)](https://www.kuranvemeali.com/buruc-suresi/3-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (8)](https://www.kuranvemeali.com/buruc-suresi/8-ayeti-tefsiri.md)
- [Bürûc Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/buruc-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
