---
title: "A'râf Sûresi 42-43. Ayet Tefsiri"
sure: "A'râf"
sure_no: 7
ayet_no: 43
url: https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/43-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# A'râf Sûresi 43. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, A'râf Sûresi (7. sûre), 43. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/43-ayeti-tefsiri)

### 42. Ayet

## Arapça

وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَا نُكَلِّفُ نَفْسًا اِلَّا وُسْعَهَاۘ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ الْجَنَّةِۚ هُمْ ف۪يهَا خَالِدُونَ

## Okunuşu

Velleżîne âmenû ve’amilû-ssâlihâti lâ nukellifu nefsen illâ vus’ahâ ulâ-ike ashâbu-lcenne(ti)(s) hum fîhâ ḣâlidûn(e)

### 43. Ayet

## Arapça

وَنَزَعْنَا مَا ف۪ي صُدُورِهِمْ مِنْ غِلٍّ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُۚ وَقَالُوا الْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذ۪ي هَدٰينَا لِهٰذَا وَمَا كُنَّا لِنَهْتَدِيَ لَوْلَٓا اَنْ هَدٰينَا اللّٰهُۚ لَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُ رَبِّنَا بِالْحَقِّۜ وَنُودُٓوا اَنْ تِلْكُمُ الْجَنَّةُ اُو۫رِثْتُمُوهَا بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

## Okunuşu

Veneza’nâ mâ fî sudûrihim min ġillin tecrî min tahtihimu-l-enhâr(u)(s) ve kâlû-lhamdu li(A)llâhi-lleżî hedânâ lihâżâ vemâ kunnâ linehtediye levlâ en hedâna(A)llâh(u)(s) lekad câet rusulu rabbinâ bilhakk(i)(s) venûdû en tilkumu-lcennetu ûriśtumûhâ bimâ kuntum ta’melûn(e)

## Mealler

### 42. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** İman edip sâlih ameller işleyenlere gelince, ki biz kimseyi gücü yetmediği şeylerden sorumlu tutmayız, işte onlar cennetin yârânı ve yoldaşlarıdır; orada sonsuzca kalacaklardır.
- **Diyanet Vakfı Meali:** İnanıp da iyi işler yapanlara gelince -ki hiç kimseye gücünün üstünde bir vazife yüklemeyiz- işte onlar, cennet ehlidir. Orada onlar ebedî kalacaklar.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** İnanan ve yararlı iş işleyenler ki kişiye ancak gücünün yeteceği kadar yükleriz işte cennetlikler onlardır, orada temelli kalacaklardır.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte onlar cennetliklerdir. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** İman edenler ve iyi amellerde bulunanlarki biz hiç kimseye gücünün üstünde bir şey teklif etmeyiz işte onlar cennet ehlidir ve orada ebedî olarak kalacaklardır.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** İyman edib iyi iyi işler yapan kimseler -ki bir nefse ancak vüs'ünü teklif ederiz- bunlar işte eshabı Cennettirler ve hep onda muhalleddirler
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Îman edip de güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar (a gelince:) — ki biz hiç bir kimseye gücü yeteceğinden başkasını yüklemeyiz— onlar cennetin yaranıdırlar. Onlar orada ebedî kalıcıdırlar.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Îmân edip sâlih ameller işleyenler, ki (biz) kimseyi gücünün yetmeyeceği (bir şey)ile mükellef tutmayız, işte onlar Cennet ehlidirler. Onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** İman edip salih amel işleyenler (var ya) - ki biz herkese ancak gücünün yettiğini teklif ederiz- işte onlar, cennetliktirler, onlar orada ebedî olarak kalıcıdırlar.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** O kimseler ki imân ettiler ve iyi amellerde bulundular. Biz ise hiçbir nefsi, iktidarının fevkinde birşey ile mükellef kılmayız. İşte onlar cennet sahipleridir. Onlar orada ebedî kalıcılardır.
- **Ümit Şimşek Meali:** İman edip güzel işler yapanlara gelince: Biz kimseye gücünden fazla birşey yüklemeyiz. Onlar Cennet ehlidir; orada ebediyen kalacaklardır.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** But those who believe and work righteousness,- no burden do We place on any soul, but that which it can bear,- they will be Companions of the Garden, therein to dwell (for ever).

### 43. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Biz o mü’minlerin göğüslerinde diğer insanlara karşı kin, haset, suizan nâmına ne varsa hepsini söküp çıkarırız. Altlarından da ırmaklar akar. Onlar: “Bizi buna eriştiren Allah’a hamdolsun! Eğer Allah bize doğru yolu göstermeseydi biz kendiliğimizden doğru yolu bulamazdık. Demek Rabbimizin peygamberleri bize gerçeği getirmişler” derler. Onlara şöyle seslenilir: “Dünyada yaptığınız iyi amellere karşılık mirasçı olduğunuz muhteşem cennet işte budur!”
- **Diyanet Vakfı Meali:** (Cennette) onların altlarından ırmaklar akarken, kalplerinde kinden ne varsa hepsini çıkarıp atarız. Ve onlar derler ki: «Hidayetiyle bizi (bu nimete) kavuşturan Allah'a hamdolsun! Allah bizi doğru yola iletmeseydi kendiliğimizden doğru yolu bulacak değildik. Hakikaten Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler.» Onlara: İşte size cennet; yapmış olduğunuz iyi amellere karşılık ona vâris kılındınız diye seslenilir.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Cennette altlarından ırmaklar akarken gönüllerinden kini çıkarıp atarız. "Bizi buraya eriştiren Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bizi doğru yola iletmeseydi, biz doğru yolu bulamazdık. And olsun ki Rabbimizin peygamberleri bize gerçeği getirmiştir" derler. Onlara, "İşlediğinize karşılık işte mirasçısı olduğunuz cennet" diye seslenilir.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. “Hamd, bizi buna eriştiren Allah’a mahsustur. Eğer Allah’ın bizi eriştirmesi olmasaydı, biz hidayete ermiş olamazdık. Andolsun, Rabbimizin peygamberleri bize hakkı getirmişler” derler. Onlara, “İşte yaptığınız (iyi işler) sayesinde kendisine varis kılındığınız cennet!” diye seslenilir.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Orada kalblerinde bulunan kini çıkarıp atarız. Onların altlarından ırmaklar akar. "Bizi buna erdiren Allah'a hamdolsun. Eğer Allah bizi doğru yola sevk etmeseydi biz doğru yola erişemezdik. Şüphesiz Rabbimizin peygamberleri bize gerçeği getirmişler." derler. Onlara şöyle seslenilir: "İşte size cennet! Yaptıklarınıza karşılık buna varis oldunuz".
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Bir halde ki derunlarında kîn kabilinden ne varsa hepsini söküb atmışızdır, altlarından ırmaklar akar «hamdolsun o Allaha ki hidayetile bizi buna muvaffak kıldı, o bize hidayet etmese idi bizim kendiliğimizden bunun yolunu bulmamıza imkân yoktu, hakıkat rabbımızın Peygamberleri emri hakk ile geldiler» demektedirler, ve şöyle nidâ olunmaktadırlar: işte bu gördüğünüz o Cennet ki buna amelleriniz sebebiyle vâris kılındınız
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Kinden göğüslerinde (dünyâdan kalma) ne varsa söküb atacağız. Altlarından ırmaklar akacakdır. «Hamd olsun Allaha ki, derler, bizi hidâyetiyle buna kavuşdurdu. Eğer Allah bize hidâyet etmeseydi kendiliğimizden bunun yolunu bulmuş olamazdık. Andolsun ki, Rabbimizin peygamberleri gerçeği getirmişlerdir». Onlara: «İşte (dünyâda) yapmakda devam etdiğiniz (iyi işler) sayesinde mîrascı edildiğiniz cennet budur» diye nida edilecekdir.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Hem onların (o mü'minlerin) sînelerinde kin (ve emsâli kötü hisler)den ne varsa(hepsini) çekip çıkarırız; (o Cennetlerde onların) altlarından ır mak lar akar. (Onlar da:)“Böylece bi zi buna (bu mükâ fâ ta vesîle olan amellere) hidâyet eden Allah'a hamd olsun; hâlbuki Allah bizi hidâyete erdirme sey di, doğru yolu bulamazdık. Gerçekten Rabbimi zin peygamberleri (bize) hakkı getirmişler dir!” derler. Derken (onlar:) “İşte size Cennet! İşlemekte olduğunuz (sâlih ameller)den dolayı ona vâris kılındınız!” diye nidâ olunurlar.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** O cennet ehlinin kalblerinde olan hased ve kini çıkarırız. (Oturdukları yerlerin) altlarından ırmaklar akar (Haldeki yerlerini görünce) şöyle derler: “- Allah'a hamd olsun ki, bizi, hidayeti ile buna kavuşturdu. Eğer Allah bize hidayet vermeseydi, kendiliğimizden bunun yolunu bulamazdık. Gerçekten Rabbimizin peygamberleri, hakkı getirmişlerdir.” Onlara şöyle çağrılır: “- İşte amelleriniz sebebiyle mirasçı olarak kondurulduğunuz cennet, budur.”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve Biz onların göğüslerinden kinden her ne var ise hepsini söküp atmışızdır. Onların altlarından ırmaklar akar ve derler ki: «O Allah Teâlâ'ya hamdolsun ki bizi hidâyetle buna kavuşturdu. Eğer Allah Teâlâ bize hidâyet etmeseydi biz kendi kendimize hidâyete eremezdik. Muhakkak ki, Rabbimizin peygamberleri hak ile geldiler.» Ve onlara, «İşte bu cennettir ki siz buna (sâlih) amelleriniz sebebiyle varis oldunuz,» diye nidâ olunacaktır.
- **Ümit Şimşek Meali:** Onların gönüllerinden kin namına ne varsa çıkarmışızdır; altlarından da ırmaklar akmaktadır. “Bizi buna eriştiren Allah'a hamd olsun,” derler. “Yoksa, eğer Allah bize hidayet etmeseydi, biz buna erişemezdik. Rabbimizin elçileri gerçekten de bize hakkı getirdiler.” Ve onlara seslenilir: “Yaptıklarınıza karşılık vâris olduğunuz Cennet işte budur.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And We shall remove from their hearts any lurking sense of injury;- beneath them will be rivers flowing;- and they shall say: "Praise be to Allah, who hath guided us to this (felicity): never could we have found guidance, had it not been for the guidance of Allah. indeed it was the truth, that the messengers of our Lord brought unto us." And they shall hear the cry: "Behold! the garden before you! Ye have been made its inheritors, for your deeds (of righteousness)."

## Tefsir (42-43. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

42.
âyette söz arasında yer alan **“Biz kimseyi gücü yetmediği şeylerden sorumlu
tutmayız”** kaydı, cennete girmek için takat getirilmeyecek işlerin altına
girme şartının olmadığını, herkesin, gücü yettiği kadar ibâdet ve taata devam
ettiği takdirde cennete girebilme imkânına sahip olduğunu haber verir.

Cennet
ebedî huzur, surûr, saadet, selâmet ve mutluluk yurdudur. Cenâb-ı Hak kullarını
“dâru’s-selâm”a davet etmektedir. (bk. Yûnus 10/25) Dünyada insanların huzur ve
mutluluğunu bozan en kötü illet, kalpte diğer insanlara karşı beslenen kin,
nefret, haset ve düşmanlık duygularıdır. Bu menfi duygular, insanlar arasında
oluşması istenen sevgi ve kardeşliği engeller, dostluklara mâni olur. Halbuki
cennet, aynı zamanda mü’minlerin dost oldukları ve koltuklar üzerinde
karşılıklı oturup muhabbetle birbiriyle sohbet ettikleri feyiz ve bereket
mekanıdır. Bu sebeple Yüce Mevlâmız, cennetine kabul buyurduğu mü’min
kullarının, göğüslerinde bulunan sevgi ve kardeşliğe mâni kin ve nefretin
tamamını söküp atacak, kalplerindeki mânevî arızâları bütünüyle
temizleyecektir. Böylece aralarında sevgiden başka bir şey kalmayacak ve
altlarından ırmaklar akan cennetlerde Hak Teâlâ’nın ikram buyurduğu sayısız
nimetlerle nimetleneceklerdir. Onlar bu büyük mükafatı Allah’tan bilerek O’na
hamdedecekler, Cenâb-ı Hak da bir iltifat olmak üzere “bu cennete dünyada
yaptıkları sâlih ameller sayesinde vâris olduklarını” beyân buyuracaktır.
Burada derin bir kulluk şuuru ve terbiyesiyle ilâhî lütfun büyük bir tecellisi
vardır. Dolayısıyla mü’min çalışmalı, fakat başarıyı Allah’tan bilmeli; ameline
aldanmayıp dâima ilâhî hidâyete sığınmalıdır. Yapılan sâlih amellerin ancak
Allah’ın yardımıyla cennete girebilme sebebi olduğunu unutmamalıdır. Nitekim
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.):

*“- Sizden hiçbiriniz ameli sâyesinde cennete giremez” *buyurdu. Ashâb-ı
kirâmın:

“-
Sende mi ey Allah’ın Rasülü!” demeleri üzerine de:

*“- Ben dahi Allah’ın kendinden bir rahmete ve bir lütfa beni
bandırması hali müstesnâ. Dolayısıyla oraya ancak Allah’ın fazlı ve rahmetiyle
girebilirsiniz”* karşılığını verdi. (Buhârî, Rikâk 18; Müslim, Munafıkûn 71-73)

Resûlullah
(s.a.s.), bir hadis-i şerifinde şöyle buyurur:

*“Cennetlikler cennete girince bir kimse şöyle seslenir: «Siz
cennette ebediyen yaşayacak, hiç ölmeyeceksiniz. Hep sağlıklı kalacak, hiç
hastalanmayacaksınız. Hep genç kalacak, hiç yaşlanmayacaksınız. Hep nimet ve
mutluluk içinde yaşayacak, hiç keder ve sıkıntı çekmeyeceksiniz.” *Resûl-i Ekrem
(s.a.s.) sözüne devamla buyurdu ki:*“Onlara şöyle seslenileceğini bildiren: **«Dünyada
yaptığınız iyi amellere karşılık mirasçı olduğunuz muhteşem cennet işte budur!»***(A‘râf 7/43)***”*** *âyeti
de bunu göstermektedir.”* (Müslim, Cennet 22)















Gelen
âyetlerde cennetliklerle cehennemlikler arasındaki konuşmaların yer aldığı; bir
yanda sevinç ve mutluluk sadâlarının, diğer yanda pişmanlık, bedbahtlık ve azap
çığlıklarının yükseldiği pek dehşetli âhiret sahneleri gözler önüne
serilmektedir:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/43-ayeti-tefsiri)
- [43. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/43-ayeti-meali.md)
- [42-43. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/42-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (42)](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/42-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (44)](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/44-ayeti-tefsiri.md)
- [A'râf Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
