---
title: "A'râf Sûresi 128-129. Ayet Tefsiri"
sure: "A'râf"
sure_no: 7
ayet_no: 129
url: https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/129-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# A'râf Sûresi 129. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, A'râf Sûresi (7. sûre), 129. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/129-ayeti-tefsiri)

### 128. Ayet

## Arapça

قَالَ مُوسٰى لِقَوْمِهِ اسْتَع۪ينُوا بِاللّٰهِ وَاصْبِرُواۚ اِنَّ الْاَرْضَ لِلّٰهِ۠ يُورِثُهَا مَنْ يَشَٓاءُ مِنْ عِبَادِه۪ۜ وَالْعَاقِبَةُ لِلْمُتَّق۪ينَ

## Okunuşu

Kâle mûsâ likavmihi-ste’înû bi(A)llâhi vasbirû(s) inne-l-arda li(A)llâhi yûriśuhâ men yeşâu min ‘ibâdih(i)(s) vel’âkibetu lilmuttekîn(e)

### 129. Ayet

## Arapça

قَالُٓوا اُو۫ذ۪ينَا مِنْ قَبْلِ اَنْ تَأْتِيَنَا وَمِنْ بَعْدِ مَا جِئْتَنَاۜ قَالَ عَسٰى رَبُّكُمْ اَنْ يُهْلِكَ عَدُوَّكُمْ وَيَسْتَخْلِفَكُمْ فِي الْاَرْضِ فَيَنْظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ۟

## Okunuşu

Kâlû ûżînâ min kabli en te/tiyenâ vemin ba’di mâ ci/tenâ(c) kâle ‘asâ rabbukum en yuhlike ‘aduvvekum veyestaḣlifekum fî-l-ardi feyenzura keyfe ta’melûn(e)

## Mealler

### 128. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Mûsâ, kavmine şu tenbih ve tesellide bulundu: “Allah’tan yardım isteyin ve sabredin! Şüphesiz bütün yeryüzü Allah’ındır; ona kullarından dilediğini vâris kılar. Unutmayın ki, hayırlı son, nihâî zafer, ancak Allah’a karşı gelmekten sakınanların olacaktır.”
- **Diyanet Vakfı Meali:** Musa kavmine dedi ki: «Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona vâris kılar. Sonuç (Allah'tan korkup günahtan) sakınanlarındır.»
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Musa milletine: "Allah'tan yardım dileyin ve sabredin; yeryüzü şüphesiz Allah'ındır, kullarından dilediğini ona mirasçı kılar; sonuç Allah'a karşı gelmekten sakınanlarındır" dedi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Mûsâ, kavmine, “Allah’tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah’ındır. Ona, kullarından dilediğini mirasçı kılar. Sonuç Allah’a karşı gelmekten sakınanlarındır” dedi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Musa, kavmine dedi ki: "Allah'ın yardımını ve lütfunu isteyin ve sabır gösterin. Şüphesiz ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona mirasçı kılar. Sonunda kurtuluş müttakilerindir."
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Musâ kavmi ne siz, dedi: Allahın avn-ü ınayetini isteyin ve acıya tahammül edib dayanın, her halde arz Allahındır ona kullarından dilediğini varis kılar, akıbet ise müttekilerindir
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Musa, kavmine: «Allahdan yardım isteyin. Katlanın. Şübhesiz ki yer, Allahındır. Ona kullarından biri dilerse onu mirascı yapar. Sonuç ise (fenalıklardan) sakınanlarındır» dedi.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Mûsâ kavmine şöyle dedi: “Allah'dan yardım isteyin ve sabredin! Şübhesiz ki yeryüzü Allah'ındır; ona kullarından dilediğini vâris kılar. Hem (güzel) âkıbet, takvâ sâhiblerinindir.”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Mûsa kavmine: “- Allah'dan yardım dileyin ve sabredin. Muhakkak ki yeryüzü Allah'ındır. Kullarından dilediğini ona vâris kılar. Sonunda kurtuluş, Allah'dan korkanlar içindir.” dedi.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Mûsa kavmine dedi ki: «Allah Teâlâ'dan yardım isteyiniz ve sabrediniz. Şüphe yok ki, yer Allah Teâlâ'nındır. Ona kullarından dilediğini varis kılar. Akibet ise muttakîler içindir.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Musa kavmine “Allah'tan yardım isteyin ve sabredin,” dedi. “Yeryüzü Allah'ındır; ona kullarından dilediğini vâris kılar. Hayırlı son ise takvâ sahiplerinindir.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Said Moses to his people: "Pray for help from Allah, and (wait) in patience and constancy: for the earth is Allah.s, to give as a heritage to such of His servants as He pleaseth; and the end is (best) for the righteous.

### 129. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** İsrâiloğulları Mûsâ’ya: “Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da hep işkence gördük, eziyetlere uğradık” diye sızlandılar. Bunun üzerine Mûsâ: “Ne biliyorsunuz, bakarsınız Rabbiniz düşmanlarınızı helâk eder ve nasıl amel edeceğinizi görmek için onların yerine sizi yeryüzünde hâkim kılar” dedi.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Onlar da, sen bize (peygamber olarak) gelmeden önce de geldikten sonra da bize işkence edildi, dediler. (Musa), «Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helâk eder ve onların yerine sizi yer yüzüne hakim kılar da nasıl hareket edeceğinize bakar» dedi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Milleti: "Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da eziyet çektik" dediler. Musa da: "Rabbinizin düşmanlarınızı yok etmesi ve yeryüzünde sizi onların yerine geçirmesi umulur. O zaman nasıl davranacağınıza bakar" dedi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Dediler ki: “Sen bize gelmeden önce de bize işkence edildi, geldikten sonra da.” Mûsâ, “Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helâk edecek ve sizi bu yerde (Mısır’da) egemen kılıp, nasıl davranacağınıza bakacaktır” dedi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Kavmi de dediler ki: "Sen bize gelmeden önce de eziyet gördük, sen geldikten sonra da." Musa dedi ki: "Umulur ki, Rabbiniz düşmanlarınızı helak edip de sizi yeryüzünde halife kılacaktır ve sizin nasıl işler yaptığınıza bakacaktır."
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Biz, dediler: sen bize gelmezden evvel de eza edildik sen bize geldikten sonra da, umulur ki, dedi: Rabbınız hasmınızı helâk edib de sizi yer yüzünde halife kılacak, sizin de nasıl işler yapacağınıza bakacaktır
- **Hasan Basri Çantay Meali:** (İsrâîl oğulları): «Biz, dediler, sen bize (peygamber olarak) gelmezden evvel de, bize geldiğinden sonra da işkenceye dûçâr edildik». (Musa şöyle) dedi: «Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak edecek, sizi bu yerde hükümdar yapacak da sizin nasıl hareket edeceğinize bakacakdır».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (Onlar) dediler ki: “(Ey Mûsâ! Sen) bize gelmeden önce de, geldikten sonra da bize eziyet edildi.” (Mûsâ şöyle) dedi: “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helâk eder ve sizi yeryüzünde (onların yerine) hâkim kılar da, nasıl amel edeceğinize bakar.”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Mûsa'ya iman edenler de: “- Sen bize Peygamber gelmeden önce de, bize Peygamber geldikten sonra da eziyet gördük.” dediler. Mûsa şöyle dedi: “-Umulur ki Rabbiniz, düşmanlarınızı helâk edecek ve sizi onlar yerine sahip kılacaktır da sizin nasıl hareket edeceğinize bakacaktır.”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Dediler ki: «Biz senin bize gelmenden evvel de ve bize geldiğinden sonra da eza edildik». «Umulur ki,» Dedi, «Rabbiniz düşmanlarınızı helâk eder de sizi yerde onların halefi kılacak olur. Tâ ki nasıl amel edeceğinize nazar buyursun.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Onlar “Sen gelmeden önce de biz eziyete uğruyorduk, sen geldikten sonra da” dediler. Musa “Bakarsınız,” dedi, “Rabbiniz düşmanlarınızı helâk eder de, ne tür işler yapacağınıza bakmak için ülkede onların yerine sizi egemen kılar.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** They said: "We have had (nothing but) trouble, both before and after thou camest to us." He said: "It may be that your Lord will destroy your enemy and make you inheritors in the earth; that so He may try you by your deeds."

## Tefsir (128-129. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Mûsâ
(a.s.) onlara Allah’tan yardım dilemelerini ve sabırlı olmalarını tavsiye etti.
Çünkü bütün güç ve kuvvet Allah’ın kudret elinde olup, O dilemeyince hiç
kimsenin bir şey yapması mümkün değildir. O halde O’na güvenmek, acele etmemek,
sabır ve teenniyle hareket etmek ve ümitsizliğe düşmemek gerekir. Bütün yeryüzü
Allah’a ait olduğu gibi Mısır ülkesi de O’nundur. Oraya kullarından dilediğini
vâris kılma yetkisi de O’na aittir. Ancak güzel akıbet, hayırlı netice
Allah’tan korkan, günahlardan sakınan gerçek takvâ sahibi kullar için gerçekleşecektir.
Bu tavsiyesi ile Hz. Mûsâ kavmine, tam olarak Allah’a güvenip dayandıkları,
yardımı sadece O’ndan istedikleri, sabra sarıldıkları ve güzel bir takvâ hayatı
yaşadıkları takdirde istikballerinin parlak olacağı müjdesini vermekteydi.
Ancak onlar yapılan bu tavsiye ve verilen müjdeden pek teselli olmadılar. Hz. Mûsâ’ya
şikayet ve serzenişte bulundular. Onun peygamber olarak gelmesinin durumu
değiştirmediğini; ondan önce de ondan sonra da hep eziyete maruz kaldıklarını
söylediler. Onlar, “öncekiyle” Hz. Mûsâ’nın doğumu sırasında yapılan eziyeti ve
erkek çocuklarının öldürülmesini; “sonrakiyle” de bu defa yapılması söylenen
eziyetleri kastediyorlar, bir an önce bu çileli hayattan kurtulma arzularını
dile getirmek istiyorlardı. Bunun üzerine Hz. Mûsâ, Allah’tan aldığı bilgiye
dayanarak onların sızlanmalarını durdurmak ve istikbale yönelik gönüllerinde
umut çiçekleri yeşertmek düşüncesiyle, Cenâb-ı Hakk’ın, yakın bir zaman içinde
düşmanları olan Firavun ve kavmini helak edeceği ve yerlerine kendilerini hakim
kılacağı müjdesini verir. Fakat bunun da bir imtihan olduğunu; nimetin kıymeti
bilinince mükâfâta, bilinmeyince ise ilâhî kahır ve intikam tecellisine sebep
olacağını hatırlatmadan edemez.




Şimdi
söz, Hz. Mûsâ’nın, Firavun ve İsrâiloğulları hakkında verdiği haberlerin nasıl
ve ne ölçüde tahakkuk ettiğine gelmektedir:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/129-ayeti-tefsiri)
- [129. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/129-ayeti-meali.md)
- [128-129. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/128-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (128)](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/128-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (130)](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/130-ayeti-tefsiri.md)
- [A'râf Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
