---
title: "A'râf Sûresi 104-108. Ayet Tefsiri"
sure: "A'râf"
sure_no: 7
ayet_no: 106
url: https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/106-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# A'râf Sûresi 106. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, A'râf Sûresi (7. sûre), 106. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/106-ayeti-tefsiri)

### 104. Ayet

## Arapça

وَقَالَ مُوسٰى يَا فِرْعَوْنُ اِنّ۪ي رَسُولٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۚ

## Okunuşu

Vekâle mûsâ yâ fir’avnu innî rasûlun min rabbi-l’âlemîn(e)

### 105. Ayet

## Arapça

حَق۪يقٌ عَلٰٓى اَنْ لَٓا اَقُولَ عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّۜ قَدْ جِئْتُكُمْ بِبَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَرْسِلْ مَعِيَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَۜ

## Okunuşu

Hakîkun ‘alâ en lâ ekûle ‘ala(A)llâhi illâ-lhakk(a)(c) kad ci/tukum bibeyyinetin min rabbikum feersil me’iye benî isrâ-îl(e)

### 106. Ayet

## Arapça

قَالَ اِنْ كُنْتَ جِئْتَ بِاٰيَةٍ فَأْتِ بِهَٓا اِنْ كُنْتَ مِنَ الصَّادِق۪ينَ

## Okunuşu

Kâle in kunte ci/te bi-âyetin fe/ti bihâ in kunte mine-ssâdikîn(e)

### 107. Ayet

## Arapça

فَاَلْقٰى عَصَاهُ فَاِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُب۪ينٌۚ

## Okunuşu

Feelkâ ‘asâhu fe-iżâ hiye śu’bânun mubîn(un)

### 108. Ayet

## Arapça

وَنَزَعَ يَدَهُ فَاِذَا هِيَ بَيْضَٓاءُ لِلنَّاظِر۪ينَ۟

## Okunuşu

Veneze’a yedehu fe-iżâ hiye beydâu linnâzirîn(e)

## Mealler

### 104. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Mûsâ şöyle dedi: “Ey Firavun! Ben, gerçekten Âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.”
- **Diyanet Vakfı Meali:** Musa dedi ki: «Ey Firavun! Ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Musa, "Ey Firavun! Ben alemlerin Rabbinin peygamberiyim.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Mûsâ dedi ki: “Ey Firavun! Şüphesiz ki ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Musa: "Ey Firavun! Bil ki ben âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim." dedi.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Musâ, ey Fir'avn! dedi: Bil ki ben rabbül'âlemîn tarafından bir Resulüm
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Musa: «Ey Fir'avn, dedi, ben hiç şübhesiz ki âlemlerin Rabbi katından gönderilmiş bir peygamberim».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** İşte Mûsâ dedi ki: “Ey Fir'avun! Şübhesiz ki ben, âlemlerin Rabbi tarafından(gönderilmiş) bir peygamberim!”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Mûsa, şöyle dedi: “- Ey Firavun! Ben, âlemlerin Rabbi tarafından (sana) gönderilen bir Peygamberim.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve Mûsa dedi ki: «Ey Fir'avun! Şüphesiz ki ben Âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir peygamberim.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Musa “Ey Firavun,” dedi, “ben Âlemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş bir elçiyim.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Moses said: "O Pharaoh! I am a messenger from the Lord of the worlds,-

### 105. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** “Bana düşen Allah hakkında ancak doğru ne ise onu söylemektir. Bakın size Rabbinizden apaçık bir delil getirdim. Artık İsrâiloğulları’nı sal da, benimle beraber gelsinler.”
- **Diyanet Vakfı Meali:** Allah hakkında gerçekten başkasını söylememek benim üzerime borçtur. Size Rabbinizden açık bir delil getirdim; artık İsrailoğullarını benimle bırak!»
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Bana Allah'a karşı ancak gerçeği söylemek yaraşır. Size Rabbinizden bir mucize getirdim, İsrailoğullarını benimle beraber gönder" dedi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Bana, Allah’a karşı sadece gerçeği söylemem yaraşır. Ben size Rabbinizden açık bir delil (mucize) getirdim. Artık İsrailoğullarını benimle gönder.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Allah'a karşı ilk görevim, hak olandan başka bir şey söylemememdir. Gerçekten ben size Rabbinizden bir mucize getirdim, artık İsrailoğullarını benimle gönder.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Birinci vazifem Allaha karşı haktan başka bir şey söylememekliğimdir, hakikat ben size rabbınızdan bir beyyine ile geldim, artık Beni İsraîli benimle beraber gönder
- **Hasan Basri Çantay Meali:** «Allaha karşı hakdan başkasını söylememekliğim (üzerime) borcdur. Size Rabbinizden açık bir alâmetle gelmişimdir. Artık İsrâîl oğullarını benimle beraber gönder».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** “Bana düşen, Allah'a karşı haktan başka bir şey söylemememdir! Şübhesiz ki size Rabbinizden apaçık bir delil (bir mu'cize) getirdim; artık İsrâiloğullarını benimle berâber gönder!”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Bana gereken, Allah'a karşı hakdan başka bir şey söylememekliğimdir. Gerçekten ben size, rabbinizden bir mûcize ile geldim. Artık (köle edindiğin) İsraîloğullarını benimle beraber (vatanları olan Şam'a) gönder.”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** «Ben Allah Teâlâ'ya karşı haktan başkasını söylememekte aleddevam sâbitim. Şüphesiz ki, ben size Rabbinizden bir mûcize ile geldim. Artık İsrailoğullarını benimle beraber gönder.»
- **Ümit Şimşek Meali:** “Bana düşen, Allah hakkında gerçek dışı hiçbir şey söylememektir. Size Rabbinizden apaçık bir delil getirdim. İsrailoğullarını benimle gönder.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** One for whom it is right to say nothing but truth about Allah. Now have I come unto you (people), from your Lord, with a clear (Sign): So let the Children of Israel depart along with me."

### 106. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Firavun dedi ki: “Eğer bir mûcize getirdiysen ve gerçekten doğru söylüyorsan, haydi onu göster bakalım!”
- **Diyanet Vakfı Meali:** (Firavun) dedi ki: Eğer bir mucize getirdiysen ve gerçekten doğru söylüyorsan onu göster bakalım.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Firavun: "Bir mucize getirdiysen ortaya koy bakalım, doğru sözlülerden isen bunu yaparsın" dedi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Firavun, “Eğer açık bir delil getirdiysen haydi göster onu bakalım, şayet doğru söyleyenlerden isen” dedi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Firavun: "Eğer bir mucize getirdiysen ve eğer doğru söyleyenlerden isen onu göster" dedi.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Eğer, dedi: Bir âyet ile geldinse getir onu bakalım sadıklardan isen
- **Hasan Basri Çantay Meali:** (Fir'avn şöyle) dedi: «Eğer sen bir âyet (mu'cize) getirdiysen göster onu, eğer sadıklardan isen».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (Fir'avun) dedi ki: “Eğer bir delil getirdiysen (ve) doğru söyleyenlerden isen haydi onu getir!”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** (Firavun, Mûsa'ya şöyle) dedi: “- Eğer sen mû'cize getirdiysen ve sadık kimselerden isen onu (getir) göster.”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Dedi ki: «Eğer sen bir mûcize ile gelmiş isen onu getir, sen sâdıklardan isen.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Firavun “Delil getirdiysen göster, eğer doğru söylüyorsan” dedi.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** (Pharaoh) said: "If indeed thou hast come with a Sign, show it forth,- if thou tellest the truth."

### 107. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Bunun üzerine Mûsâ asasını yere attı; o birdenbire apaçık, kocaman bir yılan kesiliverdi.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Bunun üzerine Musa asasını yere attı. O hemen apaçık bir ejderha oluverdi!
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 107,108. Musa, asasını yere atar atmaz apaçık bir yılan (ejderha) oluverdi; elini çıkardı, bakanlar bembeyaz olduğunu gördüler.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere attı. Bir de ne görsünler, apaçık bir ejderha.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Bunun üzerine Musa, asâsını yere bırakıverdi, o da birdenbire kocaman bir ejderha kesiliverdi.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Bunun üzerine asasını bırakıverdi, ne baksın o koskoca bir ejderha kesiliverdi
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Bunun üzerine (Musa) asasını bırakdı, bir de ne görsünler: O, apaçık bir ejderhâdır.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Bunun üzerine (Mûsâ) asâsını (yere) bıraktı. Bir de baktılar ki, o, apaçık bir ejderhâ!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Bunun üzerine Mûsa, asâsını yere bıraktı. Hemen o anda asâ, kocaman bir ejderha oluverdi.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Bunun üzerine âsâsını bıraktı. Âsâ hemen apaçık bir ejderha oluverdi.
- **Ümit Şimşek Meali:** Musa asâsını attığında o koca bir yılan kesiliverdi.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Then (Moses) threw his rod, and behold! it was a serpent, plain (for all to see)!

### 108. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Sonra elini koynundan çıkardı; o da, orada bulunan herkesin hayret dolu bakışları arasında bembeyaz oluverdi.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Ve elini (cebinden) çıkardı. Birdenbire o da seyredenlere bembeyaz görünüverdi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** 107,108. Musa, asasını yere atar atmaz apaçık bir yılan (ejderha) oluverdi; elini çıkardı, bakanlar bembeyaz olduğunu gördüler.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Elini (koynundan) çıkardı. Bir de ne görsünler o, bakanlar için, bembeyaz olmuş.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Ve Musa elini koynundan çıkarıverdi, eli bembeyaz olmuş, bakanların gözünü kamaştırıyordu.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** ve elini sıyırdı çıkardı, ne baksın o bakanlara bembeyaz parlıyor
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Elini çıkardı. Ne görsünler: O da temâşâ edenlere (ışıklar saçan) bembeyaz (bir el).
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Ve elini (koynundan) çıkardı, bir de ne görsünler, o da bakanlara bembeyaz (nûr saçan bir el)!
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Bir de elini (koynundan) çıkardı ki, ne görsünler; seyredenlere, eli bembeyaz ışık saçıyor.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve elini (cebinden) çıkardı, o hemen bakanlar için bembeyaz (bir nûr) kesildi.
- **Ümit Şimşek Meali:** Elini çıkardı; o da bakanların gözlerini alan bir beyazlıktı.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** And he drew out his hand, and behold! it was white to all beholders!

## Tefsir (104-108. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Hz.
Mûsâ kardeşi Hârûn’la beraber Firavun’a giderek kendisinin Allah’ın bir
peygamberi olduğunu, O’nun hakkında doğru olandan başkasını söylemeye hakkı
olmadığını, elinde bunu kanıtlayacak sağlam deliller bulunduğunu belirtir.
Dolayısıyla İsrâiloğullarını serbest bırakıp kendisiyle beraber göndermesini
ister. Zira İsrâiloğulları Mısır’da Firavun’un zulüm ve baskısı altında köle
olarak çalışmakta; en adi ve ağır işleri yapmakta idiler. Firavun’nun, sözü
edilen delilleri talep etmesi üzerine önce elindeki asayı yere atar; asa
birdenbire son derece çevik hareket eden koskocaman bir ejderha kesilir. Bunun
peşinden elini cebine sokar çıkarır, esmer olan eli, görenleri hayrete
düşürecek şekilde, âdeta filorasan gibi bembeyaz oluverir.




Bunlar
Hz. Mûsâ’nın gerçekten peygamber olduğunu gösteren ve ancak ilâhî kudretin
tesiriyle olabilecek apaçık delillerdi. Fakat bakalım Firavun ve eşrafının buna
tepkisi nasıl oldu:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/106-ayeti-tefsiri)
- [106. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/106-ayeti-meali.md)
- [104-108. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/104-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (105)](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/105-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (109)](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi/109-ayeti-tefsiri.md)
- [A'râf Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/araf-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
