---
title: "Âl-i İmrân Sûresi 38-40. Ayet Tefsiri"
sure: "Âl-i İmrân"
sure_no: 3
ayet_no: 40
url: https://www.kuranvemeali.com/aliimran-suresi/40-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Âl-i İmrân Sûresi 40. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Âl-i İmrân Sûresi (3. sûre), 40. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/aliimran-suresi/40-ayeti-tefsiri)

### 38. Ayet

## Arapça

هُنَالِكَ دَعَا زَكَرِيَّا رَبَّهُۚ قَالَ رَبِّ هَبْ ل۪ي مِنْ لَدُنْكَ ذُرِّيَّةً طَيِّبَةًۚ اِنَّكَ سَم۪يعُ الدُّعَٓاءِ

## Okunuşu

Hunâlike de’â zekeriyyâ rabbeh(u)(s) kâle rabbi heb lî min ledunke żurriyyeten tayyibe(ten)(s) inneke semî’u-ddu’â/-(i)

### 39. Ayet

## Arapça

فَنَادَتْهُ الْمَلٰٓئِكَةُ وَهُوَ قَٓائِمٌ يُصَلّ۪ي فِي الْمِحْرَابِۙ اَنَّ اللّٰهَ يُبَشِّرُكَ بِيَحْيٰى مُصَدِّقًا بِكَلِمَةٍ مِنَ اللّٰهِ وَسَيِّدًا وَحَصُورًا وَنَبِيًّا مِنَ الصَّالِح۪ينَ

## Okunuşu

Fenâdet-hu-lmelâ-iketu vehuve kâ-imun yusallî fî-lmihrâbi enna(A)llâhe yubeşşiruke biyahyâ musaddikan bikelimetin mina(A)llâhi veseyyiden vehasûran venebiyyen mine-ssâlihîn(e)

### 40. Ayet

## Arapça

قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ ل۪ي غُلَامٌ وَقَدْ بَلَغَنِيَ الْكِبَرُ وَامْرَاَت۪ي عَاقِرٌۜ قَالَ كَذٰلِكَ اللّٰهُ يَفْعَلُ مَا يَشَٓاءُ

## Okunuşu

Kâle rabbi ennâ yekûnu lî ġulâmun vekad belaġaniye-lkiberu vemraetî ‘âkir(un)(s) kâle keżâlika(A)llâhu yef’alu mâ yeşâ/(u)

## Mealler

### 38. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Orada Zekeriya Rabbine şöyle niyazda bulundu: “Rabbim! Bana katından tertemiz bir evlat ihsân eyle. Şüphesiz ki sen, duaları hakkıyla işitensin.”
- **Diyanet Vakfı Meali:** Orada Zekeriyya, Rabbine dua etti: Rabbim! Bana tarafından hayırlı bir nesil bağışla. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin, dedi.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Orada Zekeriya Rabbine dua etti: "Ya Rabbi! Bana kendi katından temiz bir soy bahşet, doğrusu Sen duayı işitirsin".
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Orada Zekeriya Rabbine dua etti: “Rabbim! Bana katından temiz bir nesil bahşet. Şüphesiz sen duayı hakkıyla işitensin” dedi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Orada Zekeriyya, Rabbine dua etti: "Rabbim! Bana katından hayırlı bir nesil ver. Şüphesiz sen, duayı hakkıyle işitensin" dedi.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** O aralık Zekeriyya rabbına dua etti: Yarab! dedi: Bana ledünnünden bir temiz zürriyyet ihsan eyle şüphesiz ki sen duayı işidensin
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Orada Zekeriyyâ Rabbine düâ etdi: «Rabbim, bana senin tarafından çok temiz bir zürriyyet ihsan et. Muhakkak Sen düâyı hakkıyla işidensin».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Orada Zekeriyyâ Rabbine duâ etti. Dedi ki: “Rabbim! Bana, tarafından temiz bir zürriyet ihsân eyle! Şübhesiz ki sen, duâyı hakkıyla işitensin.”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Zekeriyya (Aleyhisselâm) orada yiyecekleri görünce Rabbine şöyle dua etti: “- Ey Rabbim, bana senin katından bir pâk ve mübarek çocuk ihsan et; muhakkak ki sen duâyı hakkıyle kabul edicisin.”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** O vakit Zekeriya Rabbine dua ederek dedi ki: «Yarabbi! Bana kendi tarafından pek temiz bir zürriyet bağışla. Şüp- he yok ki, Sen duayı hakkıyla işiticisin.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Zekeriya da o sırada Rabbine dua ederek, “Yâ Rabbi, bana yüce katından tertemiz bir nesil bağışla. Şüphesiz ki Sen duaları işitensin” demişti.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** There did Zakariya pray to his Lord, saying: "O my Lord! Grant unto me from Thee a progeny that is pure: for Thou art He that heareth prayer!

### 39. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Zekeriya, mâbette durmuş namaz kılarken melekler ona şöyle seslendi: “Allah sana Yahya isminde bir evladın olacağını müjdeliyor. O, Allah’tan bir kelime olan İsa’yı doğrulayacak, hem kavminin efendisi olacak, dünya zevklerinden uzak bir hayat sürecek, hem de sâlih kullar arasından seçilmiş bir peygamber olacaktır.”
- **Diyanet Vakfı Meali:** Zekeriyya mâbedde durmuş namaz kılarken melekler ona şöyle nida ettiler: Allah sana, kendisi tarafından gelen bir Kelime'yi tasdik edici, efendi, iffetli ve sâlihlerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Mabedde namaz kılarken melekler ona seslendiler: "Allah sana Allah'ın emriyle (vücud bulan İsa'yı) tasdik eden, efendi, iffetli, iyilerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler".
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, “Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa’yı) doğrulayıcı, efendi, nefsine hâkim ve salihlerden bir peygamber olarak Yahya’yı müjdeler” diye seslendiler.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Zekeriyya mabedde namaz kılarken melekler ona: "Allah sana, Allah'dan bir kelimeyi doğrulayıcı, efendi, nefsine hakim ve iyilerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdeler." diye ünlediler.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Derken Melâikeler kendisine nida' ettiler, o kalkmış mihrabda namaz kılıyordu: Haberin olsun Allah sana Yahyayı müjdeliyor: Allahdan bir kelimeyi tasdik edecek, hem bir efendi, hem gayez zahid, ve bir Peygamber, salihînden
- **Hasan Basri Çantay Meali:** O, mihrabda durub namaz kılarken melekler ona (şöyle) nida ettir «Gerçek, Allah sana kendisinden bir kelimeyi tasdıyk edici, bir efendi, nefsine haakim ve saalihlerden bir peygamber olmak üzere Yahyâyi müjdeler».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Derken o, ma'bedde namaz kılarken ayakta olduğu bir sırada, melekler ona şöyle nidâ ettiler: “Doğrusu Allah, sana Allah'dan bir kelime (olan Îsâ')yı tasdîk edici, bir efendi, bir iffet sâhibi ve sâlihlerden bir peygamber olarak Yahyâ'yı müjdeliyor!”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Bunun üzerine, Zekeriyya (Aleyhisselâm) mihrab'da namaz kılmağa durduğu sırada, hemen melekler ona şöyle seslendi; “- Haberin olsun, Allah sana Yahya adlı çocuğu müjdeliyor. O, Allah'dan gelen bir kelimeyi (Hz. Îsa'yı) tasdik edecek, kavminin efendisi olacak, nefsine hâkim bulunacak ve sâlihlerden bir peygamber olacaktır.”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Zekeriya mihrapta kâim olarak namaz kılmakta iken ona melekler nidâ etti: «Muhakkak Allah Teâlâ sana Allah tarafından olan bir kelimeyi musaddık ve seyyid ve nefsine hakim ve sâlihlerden bir peygamber olmak üzere Yahya'yı müjde eder.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Zekeriya mihrapta namaz kılmaktayken melekler ona “Allah seni Yahya ile müjdeliyor,” diye seslendiler. “O Allah'tan bir kelimeyi tasdik edici, kavminin efendisi, nefsine hâkim, salihler zümresinden bir peygamber olacak.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** While he was standing in prayer in the chamber, the angels called unto him: "(Allah) doth give thee glad tidings of Yahya, witnessing the truth of a Word from Allah, and (be besides) noble, chaste, and a prophet,- of the (goodly) company of the righteous."

### 40. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Zekeriya: “Rabbim! Bana ihtiyarlık gelip çatmışken ve hanımım da kısırken, benim nasıl oğlum olabilir?” dedi. Rabbi de: “İşte Allah, dilediğini böyle yapar” buyurdu.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Zekeriyya: Rabbim! dedi, bana ihtiyarlık gelip çattığına, üstelik karım da kısır olduğuna göre benim nasıl oğlum olabilir? Allah şöyle buyurdu: İşte böyledir; Allah dilediğini yapar.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** "Ya Rabbi! Ben artık iyice kocamış, karım da kısırken nasıl oğlum olabilir?" dedi. Allah: "Böyledir, Allah dilediğini yapar" dedi.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Zekeriya, “Ey Rabbim! Bana ihtiyarlık gelip çatmış iken ve karım da kısır iken benim nasıl çocuğum olabilir?” dedi. Allah, “Öyledir, ama Allah dilediğini yapar” dedi.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Zekeriyya: "Ey Rabbim, benim nasıl oğlum olabilir? Bana ihtiyarlık gelip çattı, karım ise kısırdır." dedi. Allah: "Öyledir, fakat Allah dilediğini yapar." buyurdu.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Yarab! dedi: benim için bir oğul nasıl olur? kendime ihtiyarlık çatmış haremim de kısırken, buyurdu ki: öyle, Allah ne dilerse yapar
- **Hasan Basri Çantay Meali:** (Zekeriyyâ) dedi: «Rabbim, kendime hakıykaten ihtiyarlık çatmış iken, karım da bir kısır iken benim nasıl bir oğlum olabilir»? (Allah): «öyle, dedi, (fakat) Allah ne dilerse yapar».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** (Zekeriyyâ) şöyle dedi: “Rabbim! Doğrusu bana ihtiyarlık geldiği, hanımım da kısır olduğu hâlde, benim için bir oğul nasıl olur?” (Rabbi de ona:) “Böyledir! Allah, dilediğini yapar!” buyurdu.
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Zekeriyya dedi ki: “- Rabbim, bana ihtiyarlık gelip çatmışken ve karım da kısırken benim bir oğlum nasıl olabilir?” Allah şöyle buyurdu: “- öyledir, (amma) Allah ne dilerse onu yapar.”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Dedi ki: «Yarabbi! Bana bir oğul nasıl olabilir ki, bana hakikaten ihtiyarlık yetişti. Refikam ise kısırdır.» Buyurdu ki, «Öyledir.» (Fakat) Allah Teâlâ dilediğini yapar.
- **Ümit Şimşek Meali:** Zekeriya, “Yâ Rabbi, bana ihtiyarlık gelip çatmış, hanımım da kısırken nasıl oğlum olabilir ki?” dedi. Allah buyurdu ki: “Böyle de olsa Allah dilediğini yapar.”
- **Yusuf Ali (English) Meali:** He said: "O my Lord! How shall I have son, seeing I am very old, and my wife is barren?" "Thus," was the answer, "Doth God accomplish what He willeth."

## Tefsir (38-40. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

Hz.
Zekeriya, Meryem’in yanında gördüğü hârikulâde hallerden etkilenerek, kendisi
ihtiyar ve hanımı da kısır olmasına rağmen Cenâb-ı Hak’tan temiz bir zürriyet,
sâlih bir evlat istedi. Allah Teâlâ da, onun duasını kabul buyurdu ve kendisine
Yahyâ’yı ihsan etti. 39. âyet-i kerîmede Hz. Yahyâ’nın dört mühim hususiyetine
dikkat çekilmektedir:

**›** Allah’tan bir
kelime olan Hz. İsa’yı tasdik edici olması. Hz. İsa, babasız bir şekilde sırf
Allah Teâlâ’nın “Ol!” emriyle dünyaya geldiği için “kelime” olarak
isimlendirilmiştir. Bu tasdik, Yahyâ’nın ana karnına düşmesiyle başlamıştır.
Çünkü hayız ve nifastan kesilmiş, kısır, çok ihtiyar bir kadının hamile kalması
âdetullâha aykırı bir durumdur. Dolayısıyla Yahyâ, Cenab-ı Hakk’ın âdete aykırı
şeyler yaratabileceğine ve dilediğini yapabileceğine fiilen bir şâhittir. Şu
halde burada Meryem’in de, normal şartların dışında hamile olabileceğini bir
tasdik sözkonusudur.

**›** Seyyid
olması. Hz. Yahyâ mü’minlerin efendisi; ilim, hilim, kerem, ibâdet ve takvâ
hususlarında toplumun önderi; bâtıla tenezzül etmeden en güzel şekilde
insanların rızâsını kazanabilen; yaşıtlarına üstün ve liderliğe layık bir
insandı. Çünkü o, hiçbir hatâya bulaşmamış, hiçbir günahla kınanmamış ve hiçbir
mâsiyeti de arzu etmemiştir.

**›** Hasûr olması.
اَلْحَصُورُ (hasûr); nefsine hâkim; kudreti olduğu
halde nefsini bütün şehvetlerden, arzulardan hapseden, muhâfaza eden, bunu
fazlasıyla ve lâyıkıyla yapan demektir.

**›** Sâlihlerden
bir peygamber olması. اَلصَّلَاحُ (salâh), hayrın her
türlüsünü içine alan bir sıfattır. Hz. Yahyâ, peygamberlerin sulbünden gelmiş,
sâlihler içinde yetişmiş ve vakti geldiğinde de ilâhî vahye mazhariyetle
peygamberlik rütbesine erişmiştir.

Zekeriya
(a.s.), melekler tarafından kendisine verilen müjdeye çok sevinmiş, imkânsız
gibi gözüken bir şeyin gerçekleşecek olmasına hayretini gizleyememiş,
hamileliğin gerçekleştiğine dair kendisine bir alametin gösterilmesini
istemiştir. Bu, sadece aciz bir kul olarak merakını gidermek için dile
getirdiği bir talepti. Çünkü hamilelik gizli bir durumdu ve o zamanın tıbbî
imkânlarıyla bugünkü gibi hamileliği hemen tesbit mümkün değildi. Bu talep
üzerine Allah Teâlâ da ona, işaretle anlaşmanın dışında insanlarla üç gün
konuşamama gibi bir alâmet vermiştir. Âyetin devamında ise, **“Bu esnâda
Rabbini çok zikret ve O’nu sabah akşam tesbih et”** (Âl-i İmrân 3/41) buyrulmuş,
özellikle bu üç günlük süre içerisinde Allah’ın fazıl ve kereminin hâsıl olması
için Rabbini çokça zikretmesi istenmiştir. Ancak bir taraftan “konuşmama”,
diğer taraftan ise “zikirle” emredilmesiyle alakalı olarak iki farklı tefsir
yapılabilir:

Birincisi;
bu konuşmama sadece dünya işleriyle alakalı idi. Fakat Allah’ı zikir ve tesbih
konusunda ise dili normal olarak çalışıyordu. Görüldüğü üzere bu da ayrı bir
mûcizedir.

İkincisi;
buradaki çok çok zikirden maksat kalple zikirdir. Zekeriya (a.s.), diliyle
sükût etmekle birlikte, kalbiyle daima zikir hâlinde bulunmak ve Allah’ı asla
unutmamakla emrolunmuştur. (Fahreddin er-Râzî, *Mefâtîhu’l-gayb,* VIII,
37)


















Burada
söz tekrar Hz. Meryem’e gelmektedir:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/aliimran-suresi/40-ayeti-tefsiri)
- [40. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/aliimran-suresi/40-ayeti-meali.md)
- [38-40. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/aliimran-suresi/38-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (39)](https://www.kuranvemeali.com/aliimran-suresi/39-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (41)](https://www.kuranvemeali.com/aliimran-suresi/41-ayeti-tefsiri.md)
- [Âl-i İmrân Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/aliimran-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
