---
title: "Ahkaf Sûresi 7-8. Ayet Tefsiri"
sure: "Ahkaf"
sure_no: 46
ayet_no: 7
url: https://www.kuranvemeali.com/ahkaf-suresi/7-ayeti-tefsiri
language: tr
source: Kuran ve Meali
---

# Ahkaf Sûresi 7. Ayet Tefsiri

> Kur'an-ı Kerim, Ahkaf Sûresi (46. sûre), 7. ayet. Kaynak: [Kuran ve Meali](https://www.kuranvemeali.com/ahkaf-suresi/7-ayeti-tefsiri)

### 7. Ayet

## Arapça

وَاِذَا تُتْلٰى عَلَيْهِمْ اٰيَاتُنَا بَيِّنَاتٍ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَهُمْۙ هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌۜ

## Okunuşu

Ve-iżâ tutlâ ‘aleyhim âyâtunâ beyyinâtin kâle-lleżîne keferû lilhakki lemmâ câehum hâżâ sihrun mubîn(un)

### 8. Ayet

## Arapça

اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُۜ قُلْ اِنِ افْتَرَيْتُهُ فَلَا تَمْلِكُونَ ل۪ي مِنَ اللّٰهِ شَيْـًٔاۜ هُوَ اَعْلَمُ بِمَا تُف۪يضُونَ ف۪يهِۜ كَفٰى بِه۪ شَه۪يدًا بَيْن۪ي وَبَيْنَكُمْۜ وَهُوَ الْغَفُورُ الرَّح۪يمُ

## Okunuşu

Em yekûlûne-fterâh(u)(s) kul ini-fteraytuhu felâ temlikûne lî mina(A)llâhi şey-â(en)(s) huve a’lemu bimâ tufîdûne fîh(i)(s) kefâ bihi şehîden beynî vebeynekum(s) vehuve-lġafûru-rrahîm(u)

## Mealler

### 7. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Onlara âyetlerimiz açık açık okunduğunda içlerinden inkâra saplananlar, kendilerine ulaşan Kur’an hakkında: “Bu düpedüz bir büyü!” dediler.
- **Diyanet Vakfı Meali:** Âyetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman hakikat kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler: «Bu, apaçık bir büyüdür» dediler.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Ayetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman inkar edenler, kendilerine gelen gerçek için: "Bu, apaçık bir büyüdür" derler.
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Âyetlerimiz onlara açıkça okunduğu zaman, o küfredenler kendilerine geldiğinde Hak (kitap Kur’an) için, düşünmeden “Bu, apaçık bir büyüdür” dediler.
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Bizim âyetlerimiz kendilerine apaçık okunduğu zaman inkâr edenler kendilerine gelen hak kitap için: "Bu apaçık bir büyüdür." dediler.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Karşılarında âyetlerimiz açık açık, parlak parlak okunurken de o küfredenler dediler ki hakka, kendilerine geldiği zaman: bu parlak bir sihir
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Karşılarında açık açık âyetlerimiz okunduğu vakit (içlerinde) o küfredenler, kendilerine o hak gelince «Bu, apâşikâr bir büyüdür» dediler.
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Ve âyetlerimiz onlara açıkça okunduğunda inkâr edenler, kendilerine geldiği vakit o hak olan (Allah kelâmın)a dedi ki: “Bu apaçık bir sihirdir!”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Onlara açık ve parlak olarak ayetlerimiz okunduğu zaman, o kâfirler, kendilerine hak olan o ayetler gelince, dediler ki: “- Bu açık bir sihirdir.”
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Ve onlara karşı açık açık âyetlerimiz okunduğu zaman kendilerine geldiği vakit hakkı inkâr edenler dedi ki: «İşte bu bir apaçık sihirdir.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Kendilerine apaçık âyetlerimiz okunduğu zaman, o kâfirler, kendilerine gelmiş olan hak kitap için “Bu düpedüz büyü” dediler.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** When Our Clear Signs are rehearsed to them, the Unbelievers say, of the Truth when it comes to them: "This is evident sorcery!"

### 8. Ayet Mealleri

- **Ömer Çelik Meali:** Yoksa: “Onu kendisi uyduruyor!” mu diyorlar? Rasûlüm! De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, sizin gücünüz beni Allah’ın azabından kurtarmaya asla yetmez. Kaldı ki O, sizin Kur’an hakkında yaptığınız taşkınlıkları, onun etrafında kopardığınız yaygaraları da çok iyi bilmektedir. Benimle sizin aranızda şâhit olarak O yeter. O, çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.”
- **Diyanet Vakfı Meali:** Yoksa «Onu uydurdu» mu diyorlar? De ki: Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. O, sizin Kur'an hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayan, esirgeyendir.
- **Diyanet İşleri (Eski) Meali:** Veya, "onu uydurdu" derler. De ki: "Eğer onu uydurdumsa, beni Allah'a karşı hiçbir şekilde savunamazsınız; O, Kuran için yaptığınız taşkınlıkları daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, bağışlayandır, merhamet edendir."
- **Diyanet İşleri (Yeni) Meali:** Yoksa, “Onu uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah’tan gelecek olana (cezaya) karşı siz benim için hiçbir şey yapamazsınız. O, sizin, hakkında (düşüncesizce) yaygara kopardığınız şeyi daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şâhit olarak O yeter! O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
- **Elmalılı Hamdi Yazır Meali:** Yoksa, "Onu (Muhammed) uydurdu." mu diyorlar? Sen de ki: "Eğer onu ben uydurmuşsam Allah'tan bana gelecek cezayı savmaya sizin gücünüz yetmez. O sizin yaptığınız taşkınlıkları daha iyi bilir. Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter. O çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
- **Elmalılı Meali (Orjinal) Meali:** Yok, iftirâ etti mi diyorlar? De ki: ben onu iftirâ ettimse siz beni Allahdan kurtaracak hiç bir şey'e mâlik olamazsınız ve o sizin neye yaygara edip durduğunuzu pek âlâ bilir, ona benimle aranızda şâhid o yeter, hem de gafûr, rahîm o
- **Hasan Basri Çantay Meali:** Yahud «Onu kendisi uydurdu» diyorlar. De ki: «Eğer onu ben (bilfarz) uydurdumsa o halde siz Allahdan bana (gelecek azâbı savmıya) hiçbir vech ile güc yetiremezsiniz. O, sizin ona dâir ne taşkınlıklar yapıb durduğunuzu çok iyi bilendir. Benimle sizin aranızda şâhid olarak O yeter. O (küfürden rücû' ile îman edenleri) çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir».
- **Hayrat Neşriyat Meali:** Yoksa, “Onu (Muhammed) uydurdu!” mu diyorlar? De ki: “Eğer (ben) onu uydurmuşsam, o takdirde benim için Allah'dan (gelecek) bir şeye (bir azâba karşı, onu benden def' edecek bir güce) mâlik olamazsınız. O, (sizin) onun hakkında (Kur'ân'ın aleyhinde) yapmakta olduğunuz taşkınlıkları en iyi bilendir! Benimle sizin aranızda (buna)şâhid olarak O yeter! Çünki O, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.”
- **Ali Fikri Yavuz Meali:** Yahud: “-Kur'an'ı kendisi uydurdu.” derler. (Ey Rasûlüm), de ki: Eğer ben onu uydurdumsa, siz beni Allah'dan kurtaracak hiç bir şeye sahib olamazsınız; O, sizin içine dalıb durduğunuz (Kur'an'a dair) itirafları çok iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahid olarak O yeter. O, Gafûr'dur = mağfireti boldur, Rahîm'dir = çok merhametlidir.
- **Ömer Nasuhi Bilmen Meali:** Yoksa, «İftira etti,» mi diyorlar? De ki: «Eğer onu ben iftira ettim ise benim için Allah'tan hiçbir şeye mâlik olamazsınız. O sizin neye daldığınızı pek iyi bilendir. O benimle sizin aranızda şâhit olmaya kafidir. Ve O gafûrdur, rahîmdir.»
- **Ümit Şimşek Meali:** Veya “Onu kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: Onu ben uydurmuşsam, sizin gücünüz beni Allah'ın azabından kurtarmaya yetmez. İçine daldığınız şeyi O pek iyi biliyor; sizinle benim aramızda şahit olarak O yeter. Aynı zamanda da O çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
- **Yusuf Ali (English) Meali:** Or do they say, "He has forged it"? Say: "Had I forged it, then can ye obtain no single (blessing) for me from Allah. He knows best of that whereof ye talk (so glibly)! Enough is He for a witness between me and you! And he is Oft-Forgiving, Most Merciful."

## Tefsir (7-8. ayetler)

### Ömer Çelik Tefsiri

İnkârcıların
Kur’ân-ı Kerîm’e sihir, büyü demeleri, bu kitabın sıradan bir kelam ve beşer
sözü olmadığının kendi ağızlarıyla itiraf edilmesidir. Demek ki onlar, Kur’an’ın
hârikulâde bir kitap olduğunu gördüler ve anladılar. Ancak, daha ziyade dünyevi
çıkarları açısından işlerine gelmediği için onu inkâr yolunu tuttular. İkinci
iddia olarak, Resûlullah (s.a.s.)’in Kur’an’ı kendisi uydurduğunu ve kabul
görmesi için Allah’a nispet ettiğini söylüyorlar. Buna da, Allah Teâlâ’nın,
peygamber bile olsa, kendisine yalan yere söz nispet edeni şiddetle
cezalandıracağı ve onu Allah’ın azabından kimsenin kurtaramayacağı şeklinde
cevap verilir. Nitekim bu hususta şöyle buyrulur:



**“Eğer
o Peygamber, bizim adımıza bir takım sözler uydursaydı, elbette onu kıskıvrak
yakalar, sonra da onun can damarını koparırdık! İçinizde hiç kimse de buna mâni
olamazdı.” **(Hakka
69/44-47)



Müşrikler, Allah Teâlâ’nın bir insanı peygamber
yapmayacağını, yapacaksa bunun mutlaka melek olması gerektiğini iddia
ediyorlardı. Bu sebeple Resûlullah (s.a.s.)’in onlara şöyle söylemesi
emredilmektedir:

## Bağlantılar

- [Bu sayfanın HTML sürümü](https://www.kuranvemeali.com/ahkaf-suresi/7-ayeti-tefsiri)
- [7. ayet meali](https://www.kuranvemeali.com/ahkaf-suresi/7-ayeti-meali.md)
- [7-8. ayet tefsiri](https://www.kuranvemeali.com/ahkaf-suresi/7-ayeti-tefsiri.md)
- [Önceki ayet (6)](https://www.kuranvemeali.com/ahkaf-suresi/6-ayeti-tefsiri.md)
- [Sonraki ayet (9)](https://www.kuranvemeali.com/ahkaf-suresi/9-ayeti-tefsiri.md)
- [Ahkaf Sûresi](https://www.kuranvemeali.com/ahkaf-suresi.md)
- [Tüm sûreler](https://www.kuranvemeali.com/llms.txt)
